• BIST 107.115
  • Altın 143,813
  • Dolar 3,5581
  • Euro 4,1457
  • İstanbul 32 °C
  • Ankara 27 °C

15 Yıl ve 3600 Günle Tazminat İsteme Hakkı Fesihten Sonra Kullanılabilir mi?

15 Yıl ve 3600 Günle Tazminat İsteme Hakkı Fesihten Sonra Kullanılabilir mi?
MEMURHABER'den Şevket Tezel yazdı; 15 yıl ve 3600 günle tazminat isteme hakkı fesihten sonra kullanılabilir mi?

Şevket TEZEL / MEMURHABER

1475 sayılı mülga İş Kanununun 14 üncü maddesine göre;

İşçinin işveren tarafından haklı olmayan nedenlerle işten çıkartılmış olması,
İşçi tarafından haklı nedenle sözleşmenin feshi, 
İşçinin iş sözleşmesini muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla feshi,                                  
İşçinin iş akdini bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malûllük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla feshi;                  
15 yıl ve 3600 günü tamamlayarak yaşı çalışmadan bekleme iddiasıyla feshi,
Kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi,
İşçinin ölümü sebebiyle sözleşmenin son bulması,
hallerinde işçinin kıdem tazminatı hakkı doğuyor.

Bu kıdem tazminatı alarak işten ayrılma hallerinden son yıllarda en çok kullanılan fesih gerekçesi 15 yıl ve 3600 günü sağlayanlarca yapılan fesihlerden oluşuyor.

İhbar süresi var mı?

SGK’dan yaştan emeklilik için gerekli en asgari şartlar olan 15 yıl sigortalılık süresi ve 3 bin 600 gün koşullarını sağlayıp sadece yaş şartının dolmasını bekleyen işçilerin bu durumlarını SGK’dan belgeleyip işverene usulünce ibraz ederek bu haklarını kullanmaları mümkün bulunuyor. Bu fesih yönteminde ihbar süresi tanıma zorunluluğunun bulunmaması da çalışanın önemli bir avantajını oluşturuyor.

Fesih gerekçesi

Sigortalılığa 08.09.1999 tarihinden önce başlayanlar tarafından kullanılabilen bu hakkın ilke olarak fesih aşamasında dile getirilmesi gerekiyor. Zira feshin kim tarafından ve ne gerekçeyle yapıldığına göre feshin haklı mı haksız mı geçerli mi geçersiz mi olduğunun sorgulanması gerekiyor.

15 yıl ve 3600 gün gerekçesi sonradan bildirilebilir mi?

Peki işçi SGK’dan emeklilik için asgari sigortalılık süresi olan 15 yılı ve asgari gün sayısı olan 3 bin 600 günü doldurduğuna ilişkin gerekli yazıyı almaksızın ve böyle bir gerekçe kullanmaksızın sözleşmeyi feshetmiş olsun. Yani fesih tarihinde böyle bir gerekçe sunmaksızın ve fesihten bir müddet sonra işverene başvurarak 15 yıl ve 3 bin 600 günü tamamladığını, yaşı çalışmadan beklemeye başladığını, fesih gerekçesinin aslında bu olduğunu bildirirse ne olacak?

İşveren kıdem tazminatı ödeyecek mi? Bunun cevabını kendisine intikal eden bu minvaldeki  davalarda Yargıtay 2014 yılındaki bir kararında ortaya koymuş bulunuyor. Güncel içtihatlarına göre Yüksek Mahkeme burada irade teorisi yerine menfaat teorisine öncelik tanıyarak dava açan işçinin, akdi feshettiği tarihte yaş dışındaki diğer emeklilik şartlarını sağlamış olduğunu ve bu tarih itibarıyla kıdem tazminatına hak kazanmış olduğuna karar vermiş bulunuyor.

Yüksek Mahkeme işçinin bu yönde iradesini fesih esnasında açıklamamış olması ve SGK’dan aldığı belgeyi fesihten daha sonra ibraz etmiş olmasının kıdem tazminatına hak kazanma durumunu ortadan kaldırmadığını, bu durumun ancak muaccel olma ve temerrüt olgusunu etkileyeceğini vurguluyor.

15 yıl ve 3600 günle tazminat alan işçi daha sonra yeniden çalışabilir mi?

İşçinin 15 yıl ve 3600 günle emeklilik hakkını yaş hariç tamamlayarak tazminatlı olarak ayrılmasından sonra üç gün sonra bile başka işyerinde çalışmaya başlaması halinin “Emeklilik yaşının beklenmesi değil de başka bir işyerinde çalışmak üzere işyerinden ayrıldığına” karine  olmayacağı da Yüksek Mahkemenin konuyla ilgili olarak gene 2013 yılında verdiği birkaç kararıyla da diğer bir görüşünü oluşturuyor.

Yüksek Mahkeme kıdem tazminatının emeklilik sebebiyle yapılan fesihlerde işçiye ödenmesi gerektiğinin yasal bir hak olarak işçiye verildiği, yasada işyerinden bu şekilde ayrılan işçinin başka yerde çalışmama koşulu öngörülmediğinden yasal hakkın kullanılmasının hakkın suiistimal edilmesi olarak değerlendirilemeyeceğinin de altını çiziyor.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim