• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 24 °C

“17 Aralık Darbeydi” Diyenler, Zarrab’ın Kuryesinin İtiraflarına Ne Diyorlar?

“17 Aralık Darbeydi” Diyenler, Zarrab’ın Kuryesinin İtiraflarına Ne Diyorlar?
Bugün Gazetesi yazarı Orhan Kemal Cengiz bugünkü yazısında, "17 Aralık Darbeydi" diyenlerin, Reza Sarrab'ın kuryesinin yaptığı itiraflar hakkında ne söyleyeceklerini merak ettiğini ifade etti.

İşte Orhan Kemal Cengiz'in, "17-25 Aralık Darbediyse" başlıklı yazısı;

"Tekrarladıkça daha inanılır, daha sahi, daha temelleri olan bir şeyi söylediklerini zannediyorlar anlaşılan...

Hiç durmadan 17 ve 25 Aralık soruşturmalarının bir darbe girişimi olduğundan söz ediyorlar.

Şimdi haklarını yemeyelim. Bunu savunanlar da iki kategoriye ayrılıyor; bir grup “tamamen darbe” derken diğeri, “bu soruşturmalar bazı gerçekleri içeriyor olabilir ama soruşturmacıların niyetleri darbeydi” diyor...

                                            * * *

Fakat ortada büyük bir sorun var...

Ülkede her şeyin günlük gülistanlık olduğundan bahseden bir spiker konuşurken, hemen ardında birbirlerine silah çekmiş insanların görüntüsünün kameraya takılması gibi, “17 Aralık darbedir” diyenleri yalanlayan, bir ses, bir görüntü, bir belge her gün bir yerlerden gözümüze görünüveriyor işte...

Cumhuriyet Gazetesi günlerce, çarşaf çarşaf Reza Zarrab’ın kuryesinin itiraflarını yayınladı. Adam gayet somut bir şekilde tonlarca altının nasıl yurtdışına ihraç edilmiş gibi gösterildiğini, sonra aynı altınların nasıl geriye ithal edildiğini, bütün altın ve para transferlerinden bakanların nasıl komisyon aldığını tek tek anlatıyor...

                                            * * *

Bu “17 Aralık darbeydi” diyenler, bize Zarrab’ın kuryesinin itirafları konusunda ne yapılması gerektiğini öneriyorlar? Savcılar, hakimler, medya bu adamın anlattıklarını duymazlıktan mı gelmeli? Bütün bu iddiaların görmezlikten gelindiği bir ülkede hukuk devleti var olabilir mi?

                                            * * *

İşin ilginç yanı, “17 Aralık darbeydi”cilerin pek çoğu, askeri vesayete karşı çıkmış kişilerden oluşuyor. Yahu o askeri vesayet dediğiniz şeyin özü, bazı askerlerin hiçbir makam önünde hesap vermeden suç işleme özgürlüğüne sahip olmaları değil miydi?
Bugün de hükümet üyelerinin işlediği iddia edilen suçların soruşturulmasının imkansız hale getirildiğini görmüyor musunuz? Askerlerin yargı bağışıklığından, hükümet üyelerinin yargı bağışıklığı noktasına geçince, ülke sivilleşmiş, demokratikleşmiş mi oldu?

                                           * * *

17 ve 25 Aralık soruşturmaları mahkeme yüzü göremeden kapatıldı. Hükümet tarafından atanan savcılar, “kovuşturmaya” yer olmadığına karar verdiler. Zarrab’ın kuryesinin ortaya attığı cinsten iddialar, ortada bir mahkeme kararı bulunsa, sanıklar beraat etmiş olsa bile soruşturma ve kovuşturmanın yeniden başlamasını sağlayabilir.
Kaldı ki, ortada bir mahkeme kararı yok; sadece “deliller yetersiz” diyen savcı kararları var. Yeni deliller her zaman, “kovuşturmaya yer olmadığı” kararını ortadan kaldırabilir.

                                           * * *

Ortalığa saçılan tüm bu yeni iddialar ve bilgiler ışığında “17 Aralık darbeydi” diyenlerin ne yapılması gerektiğini önerdiklerini gerçekten merak ediyorum. Öte taraftan yeni Meclis’in bütün bu iddiaları soruşturmak için kolları sıvamasını diliyorum. Hukuk sisteminin de içinde bulunduğu koma halinden çıkarak, yeni iddialarla birlikte 17-25 Aralık’ı yeniden soruşturacağını umut ediyorum...

Ya da apaçık gözümüzün önünde duran suçları görmezlikten geldiğimiz bir dünyada yaşamaya devam edeceğiz..."

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim