• BIST 108.277
  • Altın 151,616
  • Dolar 3,6780
  • Euro 4,3348
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 22 °C

18 Gazeteciye 7'şer Buçuk Yıl Hapis Talebi

18 Gazeteciye 7'şer Buçuk Yıl Hapis Talebi
18 gazeteci hakkında 'Terör örgütü propagandası yapma" suçlamasıyla iddianame düzenledi. Şüphelilerin 7'şer buçuk yıla kadar hapsi isteniyor.

Çağlayan Adliyesi'nde şehit edilen Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın odasındaki fotoğrafların yayınlanmasıyla ilgili soruşturmada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 9 gazeteden, aralarında Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ın da bulunduğu 18 gazeteci hakkında 'Terör örgütü propagandası yapma" suçlamasıyla iddianame düzenledi. Şüphelilerin 7'şer buçuk yıla kadar hapsi isteniyor.

Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda teröristlerce öldürülmeden önce çekilip sosyal medyada paylaşılan fotoğrafını yayımladıkları gerekçesiyle haklarında soruşturma başlatılan 9 gazetenin sorumlu müdür ve yetkilisi hakkında iddianame düzenlendi.  Aralarında Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ın da bulunduğu Şok, Millet, Posta, Yurt, Bugün, Özgür Gündem, Aydınlık ve Birgün gazetelerinin sorumlu müdür ve yetkilisi 18 şüpheli hakkında “Terör örgütü propagandası yapmak" suçundan 7,5 yıla kadar hapisleri istendi. İddianame kabul edilirse şüpheliler, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkacaklar.

SORUŞTURMA RE'SEN BAŞLATILDI

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nca hazırlanan iddianamede, 29 Mart 2015'te Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın DHKP/C'li teröristler tarafından odasında rehin alındığı, akabinde hunharca şehit edildiği, şehit edilmeden önceki fotoğrafların sosyal paylaşım sitelerinde propaganda amaçlı paylaşıldığı belirtildi. İddianamede, bu fotoğrafların söz konusu gazetelerin 1 Nisan 2015 tarihli nüshalarında yayımlandığı, bu nedenle gazete sorumlu müdür ve bağlı olduğu yetkililer hakkında re'sen soruşturma başlatıldığı anlatıldı.

18 KİŞİ ŞÜPHELİ SIFATIYLA İDDİANAMEDE YER ALDI

Soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianamede, Şok Gazetesi Sorumlu Müdürü Kaan Özbek ile bağlı olduğu yetkili Orhan Duman, Millet Gazetesi Sorumlu Müdürü Sedat Gülmez ile yetkili Cuma Ulus, Posta Gazetesi Sorumlu Müdürü Seçil Şengelir ile yetkilisi Mehmet Emin Öztürk, Yurt Gazetesi Sorumlu Müdürü Başak Günsever ile yetkilisi Orhan Şahin, Bugün Gazetesi Sorumlu Müdürü Gökhan Çorbacı ile yetkilisi Temel Tanadalan, Cumhuriyet Gazetesi Sorumlu Müdürü Abbas Yalçın ile yetkilisi Can Dündar, Özgür Gündem Gazetesi Sorumlu Müdürü Reyhan Çapan ile yetkilisi Emire Eren Keskin, Aydınlık Gazetesi Sorumlu Müdürü Murat Şimşek ile yetkilisi Mehmet Sabuncu ve Birgün Gazetesi Sorumlu Müdürü Berkant Gültekin ile yetkilisi İbrahim Aydın “şüpheli" sıfatıyla yer aldı.

SUÇLAMALARI REDDETTİLER

Şüphelilerin soruşturma kapsamında alınan ifadelerine de yer verilen iddianamede, Terör örgütü propagandası yapmadıklarını belirterek suçlamayı reddettikleri ifade edildi. 

CAN DÜNDAR: FOTOĞRAF TERÖRÜN KARANLIK VE ÇİRKİN YÜZÜNÜ GÖSTERMEK İÇİN VERİLDİ

“Karanlığa Girdiğimiz Gün" başlığıyla haberi yayımlayan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ın ifadesinde, kendilerinin terör mağduru bir gazete olduklarını, her türlü illegal örgüte karşı tutumlarının net olduğunu, fotoğrafın kullanılmasının terör örgütünün eylemini meşrulaştırmak değil, tam aksine terörün karanlık ve çirkin yüzünü göstermek niyetiyle verildiğini söylediği kaydedildi.

“ŞÜPHELİLERİN BASIN YOLUYLA PROPAGANDA YAPMIŞ OLDUKLARI ANLAŞILDIĞINDAN..'

İddianamede, şüphelilerin şehit Cumhuriyet Savcısının, teröristin ve terör örgütüne ait flamaların bulunduğu fotoğrafları herhangi bir mozaikleme ve karartma yapmadan olduğu gibi tüm çıplaklığıyla yayımladıkları belirtildi. İddianamede şöyle denildi: “Devletin bütünlüğüne, milletin birlik, beraberliğine kasteden terör örgütünün nihai amacının toplumun huzur ve refahını bozmak, ülke içerisinde kaos ortamı oluşturmak olduğu, devletin acziyet içerisinde olduğu, terör örgütünün her türlü eylemi yapabileceği ve güçlü olduğu mesajını vermek için öldürülen teröristlerin çekmiş olduğu söz konusu fotoğrafları sosyal paylaşım sitelerinde yayımladıkları, haklarında soruşturma açılan gazetelerin de terör örgütünün belirtilen amaçlarına hizmet edecek şekilde bu fotoğrafları yayımladıkları, bu gerekçeler doğrultusunda şüphelilerin DHKP/C terör örgütünün basın yoluyla propagandasını yapmış oldukları anlaşıldığından 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2 maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi mütalaa olunur."

İDDİANAME KABUL EDİLİRSE AĞIR CEZADA YARGILANACAKLAR

Gazeteci Can Dündar'ın da aralarında bulunduğu 18 şüpheli hakkında “Terör örgütü propagandası yapmak" suçundan  1,5 yıldan 7,5 yıla kadar hapisleri talep edildi. İddianame kabul edilirse şüpheliler, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkacaklar.

CAN DÜNDAR: GAZETECİLİĞİN FITRATINDA VAR

Büyükçekmece Belediyesi’nin düzenlediği 16. Uluslararası Kültür ve sanat festivalinde Şebnem Ferah unutulmaz bir konser verdi. Konserden önce Ömür Boyu Başarı ödülü verilen Can Dündar, sahneye gelirken mahkeme tarafından 7 buçuk yıl hapsi istendiği şoku ile karşılaştı.

Şebnem Ferah Konseri öncesi sahneye çıkan ekipler ülkelerinin ulusal danslarını oynadı. Artvin yöresinin müziği çaldığı sırada ayağa kalkan Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, vatandaşlarla birlikte eğlendi. Konserden önce Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, Ömür Boyu Başarı Ödülü almak için sahneye gelirken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7 buçuk yıl hapsi istendiği şokunu öğrendi.

“ÖDÜL ALMAYA GELİRKEN, HAKKIMDAKİ 7 BUÇUK YIL HAPİS İSTENDİĞİNİ ÖĞRENDİM”

Ömür Boyu Başarı Ödülü almak için sahneye çıkan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, “Barışa bu kadar muhtaç olduğumuz ve barış diye çırpındığımız bu günlerde sizlerden bir barış ödülüne layık görülmek benim için onurların en büyüğüdür. Tam ödül almaya geliyordum bir haber geldi. Biraz önce savcılık 7 buçuk yıl hapsimi isteyen yeni bir iddianame hazırlamış. Türkiye’de gazetecilik yapıyoruz böyle şeyler normal olur. Fakat ödül almaya gelirken böyle bir şeyin gelmesi hakikaten ilginç oldu. Bu cezalar bizim mesleğin fıtratında var hiç önemli değil. Eğer Türkiye’de gerçeklerin yanında duruyorsanız ödüllerin olduğu kadar cezalarında olacağını bilmeliyiz” şeklinde konuştu.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim