• BIST 83.243
  • Altın 149,216
  • Dolar 3,8261
  • Euro 4,1052
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -4 °C

“1982’de Reddettiğim Anayasayı Savunacağım Aklımın Ucundan Geçmezdi”

“1982’de Reddettiğim Anayasayı Savunacağım Aklımın Ucundan Geçmezdi”
Atılım Üniversitesi Öğretim Üyesi ve İdare Hukuku Profesörü Metin Günday, AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu’nun, “Yasama bizde, yargı bizde, yürütme bizde. Her şey bizde!” açıklamasına sert tepki gösterdi.

Atılım Üniversitesi Öğretim Üyesi ve İdare Hukuku Profesörü Metin Günday, AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu’nun, “Yasama bizde, yargı bizde, yürütme bizde. Her şey bizde!” açıklamasına sert tepki gösterdi. Ensarioğlu’nun sözlerini ‘malumun ilamı’ olarak değerlendiren Günday, yasamanın yürütme tarafından vesayet altına alındığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanlığını yapan ve Anayasa Hukuku Profesörü olan Burhan Kuzu’nun “Oğlan bizim, kız bizim. (AK Parti’yi) Niye denetleyelim ya?” sözlerini de eleştiren Günday, “Yasama işlemez halde. Parlamenter demokrasinin temeli olan denetim yapılamıyor.” dedi.

Yeni anayasa çalışmalarında, yargının ‘egemenliği kullanan erk’ olmaktan çıkarılmak istendiğine dikkat çeken Günday, “Getirilmek istenen anayasa çalışmalarından dışa sızan haberlere göre; yargı, egemenliği kullanan bir yetki olmaktan çıkarılıyor. ‘Milli egemenlik, seçilmiş organlar aracılığıyla ve halk oylamasıyla kullanılır’ deniyor.” dedi.

Yarına Bakış’a konuşan Prof. Dr. Metin Günday’ın görüşleri özetle şöyle:

CUMHURBAŞKANI AKP GÖMLEĞİNİ ÇIKARMAMIŞ

Malumu ilan ediyorlar. Fiilen olan şeyi söylüyorlar. Sayın Cumhurbaşkanı da Anayasa gereği tarafsız olmasına rağmen taraflı. AKP gömleğini çıkarmamış. Dolayısıyla yürütmenin iki tarafı da AKP’de. Yasamaya gelince ağırlıklı olarak AKP’li milletvekili var. Yasama organı, iktidar milletvekilleri dışında muhalefet partilerinin de birlikte oluşturdukları bir organ. Fakat bizde yasama organı o denli vesayet altında tutuluyorlar ki yürütmeden bağımsız hareket edebilmeleri mümkün değil.

MECLİS DENETİM  GÖREVİNİ YAPAMIYOR

Bir bakan hakkında, hükümeti denetleme araçlarından biri olan gensoru veriliyor. Ancak yasama organında çoğunluk olan iktidar partisinin blok halinde oylarıyla gensoru reddediliyor. Meclis bu vaziyette denetim görevini yapamıyor. Ensarioğlu’nun ‘Yasama bizde, yürütme bizde, yargı bizde’ sözünün demek istediği şudur: ‘Yasama, yürütmenin vesayeti altındadır, boyunduruğu altındadır.’ Kanun çıkacak, torba yasa çıkacak; eller kaldırılıyor, yasa çıkıyor. Bir muhalefet milletvekilinin verdiği bir kanun teklifinin yasama şansı hükümet istemezse mümkün değil. Nitekim Meclis araştırma komisyonlarının açılması isteniyor. Mesela cinsel istismarla ilgili MHP bir öneri vermişti. Reddediliyor. Hem yasama işlemez halde hem de parlamenter demokrasinin temeli olan ‘denetim’ yapılamıyor.

GETİRMEK İSTEDİKLERİ SİSTEM, TEK ADAM YÖNETİMİ

Demek istedikleri şeyin anlamı şu: ‘Parlamenter sistem o kadar kötü bir sistem ki; yasama, yürütme ve yargı tek elde toplanıyor. Bu sistemi terk edelim, başkanlık sistemine getirelim.’ Ancak getirilmek istenen başkanlık sistemi bundan daha beter. Hiçbir denetim olmayacak. Alabildiğine geniş yetkili bir devlet başkanı, yargıya da tamamen başkan hakim olacak. Çok açık söylüyorum getirilmek istenen ve Türk tipi başkanlık sistemi denilen şey tek adam yönetimidir.

YARGI, EGEMENLİĞİ KULLANAN YETKİ OLMAKTAN ÇIKARILIYOR

Getirilmek istenen anayasa çalışmalarıyla ilgili sızan haberlere göre; yargı, egemenliği kullanan bir yetki olmaktan çıkarılıyor. ‘Milli egemenlik seçilmiş organlar aracılığıyla ve halk oylamasıyla kullanılır’ deniyor. Yani yargıyı Türk ulusu adına egemenliği kullanan bir yetki olmaktan çıkarmak istiyorlar. Türkiye’nin gerçek anlamda bir hukuk devleti olması gerekir. Hukuk devleti ilkesinin hayata geçirilmesi gerekir. Gerek yasama gerek yürütmenin yaptığı işlemler yargı denetimine tabi olması gerekiyor. Ancak bu istenmiyor.

2014 HSYK SEÇİMLERİ ADETA SİYASİ PARTİ KONGRE HAVASINDA YAPILDI

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanı, yürütme üyesinin bir üyesi olan Adalet Bakanı. Bakanın en yakın çalışma arkadaşı HSYK üyesi. 2014’teki HSYK seçimlerinde özgürce bir seçim yapıldığına inanmıyorum. HSYK seçimleri, adeta Altındağ ilçesindeki siyasi parti kongre havasında yapıldı. Listeler uçuştu, koalisyonlar kuruldu, karma listeler hazırlandı. Dolayısıyla ‘Yargı da bizdendir’ deniyor.

BURHAN BEY’İN ÜNİVERSİTEYE DÖNMEMESİ KANAATİNDEYİM

Öteden beri Burhan (Kuzu) Bey’in üniversiteye dönmemesinde yarar olduğu düşüncesindeyim. Üniversiteye dönüp, gençlere yanlış şeyler öğreteceğine siyaset adamı olarak konuşması bana daha hayırlı geliyor. ‘Oğlan bizim, kız bizim’ demek, bir üniversitenin anayasa hukuku profesörüne yakışır mı?

1982’de reddettiğim anayasayı savunacağım aklımın ucundan geçmezdi

Ben 1982 Anayasası’na halk oylamasında ‘ret’ oyu veren yüzde 7’nin içindeydim. Çünkü bu anayasanın demokratik bir anayasa olmadığını, askerî yönetim anayasası olduğuna inanıyordum. Onun için oyumu ‘ret’ olarak kullandım. ‘Ret’ oyu verdiğim ve antidemokratik bulduğum, askerî yönetim anayasası olarak gördüğüm bir anayasanın bazı hükümlerini savunacağım aklımın ucundan geçmezdi. Bu başarı AKP’ye aittir. Asla ülkeme yakıştırmadığım bir anayasanın bazı hükümlerini hala tasvip etmesem bile, hâlâ kabul etmesem bile tek adam yönetimi kurma zihniyetine karşı, bu anayasayı savunmak zorunda bırakıldım. Sadece ben değil, benim gibi birçok insan da aynı şeyleri düşünüyor.

YARINA BAKIŞ / FARUK ALAN

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim