• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 2 °C

2015 Yılında Türkiye'de Siyaset Karıştı, Hukuk Sıfırlandı

2015 Yılında Türkiye'de Siyaset Karıştı, Hukuk Sıfırlandı
Türkiye 2015'i geride bırakırken, hukuk adına kara bir yıl oldu. ‘Makul şüphe' ve sulh ceza hâkimlikleri eliyle muhalif görünen bütün kesimleri susturmaya çalışan iktidar, bu cadı avını hukuk adı altında gerçekleştirdi.

YARGIDA ‘SİYASİ MAHKEME' DÖNEMİ

Tayyip Erdoğan'ın ‘proje' olarak nitelendirdiği sulh ceza hâkimlikleri, 2015 yılında adeta hükümetin sopası gibi hareket etti. Hükümetin güdümüne girmeyi reddeden gazeteciler, yazarlar, akademisyenler, kamu çalışanları, Siyasetçiler ve sivil vatandaşlar bu hâkimlikler eliyle tutuklandı. Sulh ceza hâkimlikleri, özgürlükler ve insan hakları noktasında da sınıfta kaldı. Ankara ve Suruç katliamı gibi olaylara sulh ceza hâkiminin kararı ile yayın yasağı getirildi. Sulh ceza hâkimlikleri, özgür medyayı da çok kez ‘erişime engelleme' kararları ile durdurmaya çalıştı. Cumhuriyet, Nokta, DİHA, sendika.org, Özgür Gündem gibi medya kuruluşları birçok kez erişimin engellenmesi kararı ile karşı karşıya kaldı. Erişime engelleme kararlarının sayısı 340'ı aştı.

20 KİŞİ ‘ERDOĞAN'A HAKARET, İDDİASIYLA HAPSE ATILDI

Sulh ceza hâkimliklerinin en tartışmalı kararlarından biri ‘Cumhurbaşkanına hakaret' iddiasına verdikleri hapis cezaları oldu. TCK'nın 299. maddesinde düzenlenen söz konusu suçlamayla son bir yıl içinde şehit yakınlarından gazetecilere, avukatlardan parti başkanlarına, karikatüristlerden 13 yaşındaki bir çocuğa kadar 1000'i aşkın kişi hakkında soruşturma başlatıldı. Yargılamalar sonucunda 20 kişi tutuklandı.

HSYK, HÜKÜMETİN ARKA BAHÇESİ OLDU

İktidara yakın Yargıda Birlik Platformu'nun çoğunluğu ele geçirdiği HSYK, yıl içinde skandal kararlara imza attı. Dizi senaryosu bahane edilip hapse atılan Hidayet Karaca ve 62 polisin tahliyesine karar veren hakimler Metin Özçelik ve Mustafa Başer, HSYK tarafından hazırlanan raporlar sonucu tutuklandı. Adana'da MİT TIR'larının durdurulmasına ilişkin olarak da savcılar Aziz Takçı, Özcan Şişman, Süleyman Bağrıyanık ve Ahmet Karaca da HSYK'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında cezaevine gönderildi. Mahkemeler üzerinde adeta bir cezalandırma aracı olarak çalışan HSYK, iktidarı rahatsız eden karar veren hâkimleri de sürdü. Yine 17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk soruşturmalarını yürüten hâkim ve savcılara da savaş açıldı. Savcılar Zekeriya Öz, Celal Kara, Muammer Akkaş, Mehmet Yüzgeç ile hâkim Süleyman Karaçöl'ün meslekten ihracına karar verdi.

AYM ÇELİŞKİLİ BİR YIL GEÇİRDİ

Verdiği bazı kararlarla özgürlükçü yaklaşım sergileyen Anayasa Mahkemesi, hukuksuz gözaltı, arama ve el koymaların gerekçesi olan ‘makul şüphe'yi ise hukuka uygun bularak hukukçuların tepkisini çekti. AYM daha önce hükümetin baskısı ile uygulanan Twitter yasağını kaldırmış, dershanelerin faaliyetine devam etmesini sağlamış ve HSYK kanunu ile adalet bakanına verilen yetkileri iptal ederek yargının siyasallaşmasına karşı durmuştu.

AİHM KARARLARI, TÜRKİYE'Yİ BEKLEYEN ZOR GÜNLERİN HABERCİSİ

Fazla tutukluluk süreleri, adil yargılanma hakkına riayet edilmemesi, delilsiz yargılama, dosyayı avukattan gizleme gibi insan hakları ihlalleri ile dolu bir yıl geçiren Türkiye'yi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) zor günler bekliyor. Nitekim 2009'daki YouTube yasağından dolayı Türkiye'yi mahkum eden AİHM'nin bu kararı, akıllara 2015 yılında uygulanan Twitter yasağını getirdi. Diğer yandan hükümetin adeta çöktüğü Bank Asya ile ilgili de AİHM'den bir emsal karar geldi. TMSF'nin 2000'de Demirbank'a el koymasıyla ilgili davada Türkiye haksız bulundu.

Yolsuzluk ve terörle mücadele eden polislere kıyım

2015 yılı Türkiye'de, emniyet teşkilatındaki cadı avıyla da hatırlanacak. Yolsuzluk ve terörle mücadele eden on binlerce polis görevden alınırken, yüzlerce emniyet mensubu da meslekten ihraç edildi. Emniyet hafızası adeta silinirken, Ankara ve Suruç katliamı gibi saldırılar, teşkilatın düştüğü hali gözler önüne serdi. İşte, yıl içinde yaşananlar:

1776 EMNİYET MÜDÜRÜ RE'SEN EMEKLİ EDİLDİ

Hükümet, bir yandan on binlerce emniyet mensubunu sürerken, diğer yandan İç Güvenlik Yasası'yla teşkilatın hafızası silindi. Alanında uzmanlaşmış 1776 emniyet müdürü, bir gecede resen emekli edildi. Bu emeklilik sürecinde herhangi bir kıstas veya liyakat gözetilmedi. Başarı puanı olarak 100 üzerinden 100 alan, adli ve idari hiçbir soruşturma geçirmeyen başarılı polisler de bu kapsamda kıyıma uğradı.

 

‘Makul şüphe' düzenlemesiyle birlikte en masum talepler bile çok görüldü. Birçok eylem, polisin aşırı müdahalesiyle bastırılırken, öğrencilere yönelik şiddet tepkiyle karşılanmıştı.

POLİS KOLEJİ VE AKADEMİSİ KAPATILDI

İç Güvenlik Yasası'yla emniyet teşkilatına profesyonel düzeyde amir kadrosu yetiştiren Polis Koleji ve Akademisi kapatıldı. Öğrencilere tasdikname verilerek okuldan ilişikleri kesildi. Kapatılan Polis Akademisi öğrencileri, YÖK tarafından belirlenen üniversitelerin iktisadi ve idari bilimler fakültelerine tercihlerine göre yerleştirildi. Ancak öğrenciler arasında bile çifte standart yapıldı. 1400 öğrenciden AK Parti'ye yakın olan 150 öğrencinin tamamı Ankara'daki Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'ne yerleştirildi.

AK PARTİ, KENDİ POLİS TEŞKİLATINI KURDU

AK Parti hükümeti, kendi polis teşkilatını kurmak için Emniyet Genel Müdürlüğü'ne yaklaşık bin kişinin alımı için kontenjan açtı. Komiser adaylarından 200'ü kadın, geri kalan bin 800'ü de erkekler arasından seçildi. Polis adaylarının önce KPSS puanları dikkate alındı. Ardından da adaylar mülakata tabi tutuldu. Burada da iktidara yakın olan polis adayları, komiser olmaya hak kazandı.

 

Diyarbakır'da katledilen Baro Başkanı Tahir Elçi de linç kampanyasına maruz kalmıştı. CNN Türk'teki sözleri yüzünden hakkında soruşturma açılan Elçi'nin, 7 yıl hapsi istenmişti.

2015'TE FAİLİ MEÇHUL PATLAMASI YAŞANDI

Türkiye'de geride bıraktığımız yılda 1990'ları hatırlatan karanlık olaylar yaşandı. 7 Ocak 2015'te Sultanahmet Turizm Şube Müdürlüğü önünde nöbet tutan polislere yönelik intihar saldırısı düzenlendi, polis memuru Kenan Kumaş şehit oldu. İlk önce emniyet kanalıyla saldırıyı DHKP-C üstlendi bilgisi yayıldı. Hatta saldırganın DHKP-C'li terörist Elif Sultan Kalsen olduğu duyuruldu. Ancak daha sonra IŞİD bağlantılı Diana Ramazova'nın saldırgan olduğu ortaya çıktı. Olayın hangi örgüt tarafından nasıl işlendiği hâlâ meçhul.

26 Mart 2015 tarihinde İBDA-C'ye yakınlığı olduğu ileri sürülen Adımlar Dergisi binasına bombalı saldırı düzenlendi. Saldırıda 1 kişi hayatını kaybederken 3 kişi de yaralandı. Kanlı olayın DHKP-C tarafından gerçekleştirildiği iddia edildi. Failleri yakalanamadı.

Berkin Elvan'ın ölümünde polislerin ihmali soruşturmasını yürüten Savcı Selim Kiraz odasında 30 Mart 2015 günü DHKPC militanlarınca rehin alındı. Adliye baskınından 8 saat sonra başlatılan kurtarma operasyonunda ağır yaralanan savcı şehit düştü. Sonrasında yapılan operasyonlarla onlarca isim gözaltına alındı, gerçek azmettiricilere ulaşılamadı.

4 Nisan 2015'te Çaykur Rizespor ile oynanan maçtan dönen Fenerbahçe kafilesine, Karadeniz Sahil Yolu'nda, Trabzon'un Sürmene ilçe girişinde silahlı saldırı düzenlendi.  Olayla ilgili gözaltına alınan 2 kişinin parmak izi, olay yerinde bulunan av tüfeğindeki parmak iziyle örtüşmediği için zanlılar serbest bırakıldı.

Diyarbakır'da 28 Kasım'da Baro Başkanı Tahir Elçi 4 ayaklı minare önünde bir grup avukat ile birlikte açıklama yaptığı sırada öldürüldü. Çıkan olaylarda iki polis memuru da şehit oldu. Kameralar önünde gerçekleştirilen suikastta failler hâlâ kayıp.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim