• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 20 °C

3. Kayıp Nesil; Çocuklar Okul Bahçeleri Yerine Sokaklarda Mermi Kovanları İle Oynuyor

3. Kayıp Nesil; Çocuklar Okul Bahçeleri Yerine Sokaklarda Mermi Kovanları İle Oynuyor
Bölge yine kan ve gözyaşıyla yoğrulurken bir nesil daha giderek derinleşen şiddet sarmalının kucağına itiliyor.

Çocuklar okul bahçeleri yerine sokaklarda mermi kovanları ile oynuyor. 1980'li ve 90'lı yılları yaşayanlar üçüncü bir neslin daha kaybedilmemesi uyarısında bulunuyor.

Özgür Düşünce Gazetesi'nin haberine göre, Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu'su son dönemde bir kezdaha şiddet ve acının adresi oldu. 7 Haziran seçimlerin sonra başlayan ve son bir ayda daha da artan çatışmalar giderek derinleşiyor. Sokağa çıkma yasakları bölgeyi âdeta savaş alanına çevirdi. Onlarca sivil, çatışma ortamında hayatını kaybetti.

Evler, havan topları ve kurşunlardan dolayı kullanılamayacak hâle geldi. Onbinlerce kişi çaresizce evlerini terk edip göç etmek zorunda kaldı. Eğitim öğretim faaliyetleri tamamen durdu. çocuklar okuyamor. Okul ve hastaneler güvenlik güçlerinin mevzilendiği üs bölgelerine dönüşmüş durumda.

ŞİDDET ÇOCUKLARI

Bebeklerin uykusu kurşun sesleri ile bölünüyor, çocuklar okul bahçesinde oynayacakları çağda sokaklardan mermi topluyor. Halkı perişan eden bu süreç 1980'li ve 1990'lı yılları hatırlatıyor. Her iki dönem bölge halkı için telafisi imkânsız yaralar oluştururken bu şiddet dönemlerinde doğup büyüyen nesillerin de kaybolmasına yol açtı. Bölge yeniden benzer bir şiddet sarmalı içerisinde. Eskinin tanıkları yaşayıp gördüklerini ÖZGÜR DÜŞÜNCE'ye anlatıp çok çarpıcı uyarılarda bulundu.

BİR HAFTADA 55 KİŞİ DAĞA ÇIKTI

1993 yılında Diyarbakır'ın Lice ilçesinde çıkan olaylarda dönemin Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın'ın da aralarında bulunduğu 16 kişi hayatını kaybetti. Resmi açıklamalar PKK'nın ilçeyi kuşattığı yönündeydi. Lice olaylarının tamamen bir kurgu olduğu 20 yıl sonra açılan dava ile ortaya çıktı. Bir albay ve bir üsteğmenin müebbetle yargılandığı dava dosyasına göre, bir tuğgeneralin de şehit olduğu bu olayda, PKK saldırısı iddiası doğru değildi. Bu olayın tanıklarından Lice'de ilkokul öğretmeni olarak görev yapan Manisalı Mahmut Cantekin o günleri gözyaşlarıyla anlattı. 90'larda yaşanan şiddet ve terör olaylarının bir çözüm olmadığına vurgu yapan Cantekin, şiddetin sadece nefreti arttırdığını belirtti. Lice'nin yakılması olayından sonra bölgedeki çocukların birkaç gün içinde dağa çıktığını aktaran Cantekin şunları anlattı:

“Lice yakıldığında 55 kişi, bir hafta içinde dağa çıktı. Ben Lice'den döndükten sonra Milli Eğitim Müdürlüğü yaptım. Patlayan her mantar silahı bile bana Lice'yi hatırlatıyor. Mangal yaparken et kokusu Lice'de diri diri yananların kokusunu hatırlatıyor etkilenmemek imkânsız. Kimi intikamla dolar radikalleşir. Kimi korkarak ürkekleşir. Ama bu süreçler gösteriyor ki insanların yüzde 90'ı zulme karşı intikamla doluyor.”

90'LARDA SADECE NEFRETİ ARTTIRDI

Bugün Doğu ve Güneydoğu'da yaşanan sokağa çıkma yasaklarının gelecekte kayıp bir neslin temelini atmak olduğunu ifade eden Cantekin bu dönemi yaşayan çocukların nefretlerinin yüz kat artacağına vurgu yapıyor. Cantekin o günlerde yaşadıklarını şöyle aktardı:

“Bu baskı ve zulüm o dönemlerde hiçbir şekilde işe yaramadı. Bir eğitimci olarak ileriyi çok kötü görüyorum. Bu çocuklar büyüdükçe devlete olan nefretleri yüz kat artacak. Zaten doğduklarında baskı gördüler şimdiki amansız baskı bu çocukları nefretle doldurup radikalleştirecek. Dikkat edin bugün sokağa çıkma yasağının olduğu bölgelerde 4-5 yaşındaki çocuklar ‘Burası Cizre buradan çıkış yok' diyerek zafer işareti yapıyor. Bugün bu operasyonlarla bunun temeli atılıyor. Bir nesil adeta nefretle dolu olacak. Benim korkum bu gençlerin mantıktan uzak eylemlere girmesi. Hem kendine hem bize zarar verecek.”

İMAM BİLE DAĞA ÇIKTI

Cantekin, “Lice 3 defa yakıldı. Ben kendim öğretmen olmama rağmen tam 10 defa ölümden döndüm. Mahallemi sordular söyleyince o mahalle teröristtir diye benim yüreğime silah dayayıp öldürmek istediler. Böyle zamanlar yaşadık biz. Köyümüzün bir imamı vardı. İmam olduğu için dağdakilere karşı çıkıyordu. Daha sonra olaylar esnasında dayısının oğlu öldürüldü. Bu ölümden sonra o imam tam karşıt olduğu insanların düşüncesine katıldı ve dağa çıktı” dedi.

'12 YAŞINDAKİ ÖĞRENCİMİ TANIYAMADIM'

“Biz insanoğlu geçmişten ders çıkarması lazım. Lice'de 1993'te yüzlerce ev ve işyeri yakıldı. Lice yıllar geçtikçe devlete kin ve nefretle doldu. O insanların yakınları öldü. Kiminin bacısı, kiminin abisi. Kiminin ahırlardaki hayvanları yandı. O dönemlerde benim bir öğrencim vardı. 3 kardeşini kaybetti. 12 yaşındaydı. Daha sonra bu olaylardan sonra onu gördüm gözlerime inanamadım. Adeta gözlerinden nefret fışkırıyordu tanıyamadım onu. Öğüt vermeye çalıştım beni dinlemedi. Bana kardeşlerinin gözünün önünde öldürüldüğünü anlattı.”

HALKTA BÜYÜK BİR KIRILMA VAR

Cizre, Silopi, Nusaybin ve Sur ilçelerinden sokağa çıkma yasaklarında evde 20 gün boyunca mahsur kalan Cizre Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Hafzullah Memduhoğlu bugün yaşanan dramın 90'lardan ağır olduğunu anlattı.

Memduhoğlu, "Bugün yaşadıklarımız 90'lı yıllarda yaşanan zulümden daha ağır. Bu çok vahim bir durum. Bugün insanlar cenazelerini günlerce sokaktan alamıyor. İnsanlar sebze meyve taşıdığı pikaplarla cenazelerini taşıyor. Ben 90'lı yılları yaşadım. Geçmişte yaşanan esaretlerde hükümet ile halk arasındaki sorun belliydi. Artı faili meçhul adı altında bu işler yürüyordu. Yani gizli yapılıyor, kimse sahiplenmiyordu. Ama artık halkta çok büyük bir kırılma var. Çünkü halk, 'güvenlik görevlim, polisim, askerim' bana bunu yapıyorsa o zaman ben neyim. Bu işin faili belli kimse kendini gizlemiyor. Burası bir savaş alanı değil. Burada yaşayan bir halk var" şeklinde konuştu.

BİLANÇO ÇOK AĞIR

Cizre, Silopi, Sur, Nusaybin ve Dargeçit'te ilan edilen sokağa çıkma yasakları sırasında yaşanan sivil ölümlerine ilişkin HDP'nin yaptığı araştırmaya göre Cizre'de 56, Silopi'de 29, Nusaybin'de 23, Sur'da 17, Dargeçit'te 5 sivil çatışmalar sırasında hayatını kaybetti.

"90'LARDA BEYAZ TOROS'LAR ALIYORDU ŞiMDi iSE MAHALLELER TOPA TUTULUYOR"

78'liler Vakfı Sözcüsü Celalettin Can 90'larda infazların bireysel yaşandığını bugün ise toplu şekilde mahallelerin topa tutulduğunu söyledi. 1990'lı yıllara ilişkin beyaz Toros hatırlatması yapan Can sözlerine şöyle devam etti: "Bu toroslar devrimcileri, yurtseverleri kısaca rahatsız olduklarını alıp götürüyorlardı.

Yargısız infaz ediyorlardı. Ama işin can alıcı noktası bunu açıktan yapamıyorlardı. Gizli kapaklı yapılıyordu ve kimse üstlenmiyordu. Tekil bir şekilde bir ayrımcılık vardı. Ama bugün ise bunu artık şehirlerde açıktan yapabiliyorlar. Cizre'de, Silvan'da, Sur'da halk işin içinde. Durum böyle olunca tek tek alma imkanları zayıf. O yüzden toplu şekilde yükleniyor. Binlerce kişiyi gözaltına alamayacağı için o mahalleyi topa tutuyor. Evlere rastgele operasyon yapıyor. Eskiden tek tek insanlar alınırken, bugün halka dönük irade kırmaya çalışıyorlar.”

SOKAKTAKİLER 90'LARIN ÖKSÜZ VE YETİM ÇOCUKLARI

Can, “Bugün yaşananlar 90'lardan 1930'lu yıllara daha çok benziyor. Önümüzde bir Dersin katliamı örneği var. Şu anda Dersim bitti mi? Kürt meselesini bitirdin mi orada? Bugün aynı zulmü yaşayan Cizre'de Silopi'de aynısı olacak. Şiddet ve yok etme asla çözüm değil. Bu çocuklar 90'ların göç çocuklarıdır. Bunlar 90'ların yargısız infazlarına maruz kalan öksüz ve yetim çocuklarıdır. Bugün çatışmaların yaşandığı bölgeleri inceleyin hepsi göçe maruz kalan ailelerin yaşadığı yerler. 90'lar için biz son konuşacağınız nesil diyorduk. Yeni bir kuşak geleceğini söylemiştik. Evleri yakılan, ailesi katledilen insanlar bugün direniyor. Bugün bu insanların da çocukları var. Bu nesil ne olacak? Türkiye'nin hali ne olacak? Yok edilme ve ölme duygusunu yitiren insanlar. Yıllardır ölüm içinde büyüyen çocukların yarınları ne olacak” diye sordu.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim