• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 15 °C

6 Mayıs Sabahı Üç Darağacı

6 Mayıs Sabahı Üç Darağacı
Adana Barosu Başkanı Av. Mengücek Gazi Çıtırık, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam edilişlerinin yıldönümünde sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.

"6 MAYIS SABAHI ÜÇ DARAĞACI

3 Mart 1972 Osmaniye doğumluyum...

Ailemin ikinci çocuğu olarak dünyaya gelmişim. Doğumumdan bir yıl önce sosyal uyanışın, ekonomik ilerlemeyi geçtiğini ileri süren, bu hususu dayanak kılan Ordu'nun muhtırası sonrasında, 1969'da sandıktan birinci parti çıkan Adalet Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Süleyman Demirel, şapkasını alıp gitmiş(!). 

Cuntanın güdümünde teknokratlar hükümeti kurulmuş, faşizmin tüm uygulamaları yaşama geçirilmiş, binlerce insan işkence tezgahlarından geçirilmiş, örgütlenme özgürlüğü kısıtlanmış, 15-16 Haziran 1970 direnişinden sonra sendikal örgütlenmeye de büyük darbe vurulmuş, KHK ile yönetim ve DGM'lerin alt yapısı oluşturulmuştur. Sosyal, ekonomik, siyasal olarak çok ağır bir süreçten geçilirken, ülkemin üç genç fidanının 16 Temmuz 1971'de Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 numaralı mahkemede Tuğgenerel Ali Elverdi başkanlığında başlayan yargılama süreci, 9 Ekim 1971'de üç genç insanın, üç fidanın idam cezasına çarptırılmalarıyla sonuçlanır.

Temyiz sürecinin ardından üç fidanın idam cezalarının yerine getirilmesi konusundaki kanun 25.3.1972 gün ve 14139 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanır. 24 Nisan 1972'de TBMM'de yapılan idam oylamasına, 323 milletvekili katılır, 273 kabul-48 red-2 oy çekimserdir. Isparta Mv. Süleyman Demirel kabul, Malatya Mv. İsmet İnönü, Zonguldak Mv. Bülent Ecevit ve İstanbul Mv. Mehmet Ali Aybar red oyu kullanırken, Necmettin Erbakan ise oylamaya katılmamıştır. Böylelikle idam cezaları kesinleşir.

6 Mayıs 1972'de 1947 doğumlu Deniz Gezmiş, 1947 doğumlu Yusuf Arslan ve 1949 doğumlu Hüseyin İnan'ın Ankara Kapalı Cezaevinde idam cezaları infaz edilmiştir. Tam bağımsız ve demokratik bir Türkiye için mücadele vermiş,bu yola canını adamış nitelikli gençlerini, bir kez daha devlet tehlike olarak görmüş, çıkmaz sokaklarda, darağaçlarında, işkence tezgahlarında onlara kıymaktan çekinmemiştir.

Aradan 43 yıllık zaman geçmişse de bu genç fidanların isimleri ve mücadeleleri halen anılmakta, anlatılmakta ve rehber alınmaktadır. İsimlerine yönelik her türlü karalamalar amacına ulaşamamıştır. Onların tek bir isteği, ''Korkmadan öldük ey halkım, unutma bizi...''olmuştur.

Onlar kıraç topraklara verim saçmışlar ve asırlar geçse de unutulmayacak olanlardır. Onlara idam cezası verenleri, bu cezayı onaylayanları, TBMM'de kabul oyu veren başbakan, bakan, milletvekillerinin adını bile hatırlayan kalmamıştır.

Hatta ne garip bir tesadüftür ki kararı veren mahkeme başkanı, yemek yerken boğazına kaçan lokma nedeniyle boğularak ölmüştür..."

BAROTÜRK

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim