• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 8 °C

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ: "Kadına Şiddette Niyet Ve Neticelerin Orantısına Bakalım"

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ: "Kadına Şiddette Niyet Ve Neticelerin Orantısına Bakalım"
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ 24 Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel'e açıklamalarda bulundu.

AVRUPA'DA ABD'DE DEAŞ'I DESTEKLEYEN AKADEMİSYEN VAR MI?

Almanya'da veya Fransa'da veya İngiltere'de, Hollanda'da, Avusturya'da herhangi bir akademisyen grubu kalksa DAEŞ, El Kaide terör örgütünün görüşlerini bir metin olarak yansıtsalar onlar bunu düşünce özgürlüğü olarak mı kabul ederler? Bu çok net bir şekilde PKK örgütünün planlamaları çerçevesinde organize edilmiş bir metindir. PKK metninin akademisyenler tarafından dile getirilmesidir. Türkiye'de bu açıklamaya karşı tavır konulması elbette normal bir şeydir. Kanun bunu suç kabul ediyorsa, terör örgütlerinin propagandasını yapmak suç olarak kabul edilmiştir. ABD'de Avrupa'da DEAŞ'ı destekleyen bir tane akedemisyen var mı, varsa başına ne geliyor?

SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN ÇAĞRISI TARİHİ BİR ÇAĞRIDIR

Şu anki coğrafyada en büyük problemlerin yer Müslümanların yaşadığı yer. Kimisi dini istismar ediyor, kimisi mezhebi, kimisi etnisiteyi istismar ederek terör estiriyor. Bu olaylar karşısında İslam ülkelerin bunlara karşı ortak tavır geliştirmesi son derece önemli. Bence sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı tarihi bir çağrıdır. Aktif tavırlar konsa terör örgütleri kendilerine yer bulamaz. Tüm bunlara karşı İslam ülkelerinin beraber hareket etmesi lazım. Diğer başkaca da terör örgütlerine karşı birlikte olması, adi suçlarla mücadele konusunda da İslam ülkelerinin kendi içerisinde bir işbirliğine çok ciddi bir ihtiyaç vardır. Bunların en büyük düşmanlığı İslama, Kuran'a ve sünnetedir. Terör örgütlerinin arasında ayırım yapmaya gerek yok. Birlikte durulursa hiçbir terör örgütünün İslam coğrafyasında barınma şansı yoktur. İslam ülkelerinde bu güç vardır. 

CHP VE MHP'NİN SAMİMİYETİNİ MECLİS'TE GÖRECEĞİZ

CHP'nin samimiyetini genel kurulda göreceğiz. Şimdiden beyanlara bakıp ona göre karar vermemek daha kolay olur. CHP ve MHP'li yetkililer destek vereceklerini söylediler. Daha önce MHP ve CHP şartlar öne sürmüştü. Şimdi 'biz buna varız' dediler. Bu olumlu bir gelişmedir. Partiler bu kararlarında samimi olur ve gruplar bu samimiyetin yerine getirirse Meclis'ten geçer. AK Parti'nin 316 milletvekili var muhalefetin de milletvekillerini koyduğunuzda yaklaşık 500 milletvekili var. Liderlerin, parti yetkililerin yaptığı açıklamalarını samimi bir destek açıklaması olarak gördüğüm için söylüyorum. Ama bu destek bir algı yönetimi ve taktikse o zaman bunun neticesi sandıkta ortaya çıkacaktır. 

CHP, SÖZCÜ GAZETESİ VE PARALEL'E BAKIP SİYASET YAPMASIN

Terörle mücadele konusunda CHP'nin tavrı bu partinin seçmenleri dahi kahir bir ekseriyette reddediyor. CHP Sözcü Gazetesi'nin haberlerine bakarak siyaset yapma yerine tabanın sesine bakarak siyaset yaparsa gerçekten olumlu bir yaklaşım olur. Ayrıca paralel kaynaklara bakıp siyaset yürütüyorlar. CHP'nin tabanı bu siyasete okey vermiyor. Terörle mücadele konusunda ben adım gibi eminim neredeyse CHP tabanının yüzde sekseni partileri gibi düşünmüyor. Şimdiden olumsuz bir senaryo üzerine konuşmayı doğru görmüyorum. Anayasa'ya ek madde ilave edilmesine dair teklif komisyona sunulacak genel kurula gelecek. Partilerin açıkladıkları görüşlerin arkasında durup durmadıkları genel kuruldaki tavır ortaya koyacaktır. Olumsuz bir durum ortaya çıkarsa o zaman oturup konuşuruz.

KİŞİSEL VERİ BİLGİLERİNİN TEK TEK TOPLANMASI İMKANSIZ

Sayın Kılıçdaroğlu telaşla bu konunun CHP üzerinde kalmaması için her zaman yaptığı gibi itham siyaseti yapıyor. Bu kişisel verilere baktığınızda 1991 ve önceki doğum tarihli olanları görüyoruz. Bunların 2008-2009 yıllardaki mahalli idarelerdeki seçimlerdeki önceki seçmen listesini gösteriyor. İçinde 18 yaşından küçük kimse yok. Bunları YSK siyasi partilere veriyor. Yasa da buna amir. Bunun bir partiden veya YSK'dan alınma ihtimali yüksek. Partiler bunu ilçelere, illere dağıtıyor. Bütün Türkiye'nin illerin ilçeleri hepsi bunların listesinde var. Birilerinin bu listeyi ilçelerden, illerden toplayarak tek tek elde etmesi mümkün değil. O zaman ya YSK'dan ya da partilere verilen bilgilerden bunun ortaya çıkması, birinin eline geçerek yayınlanmış olmasını gösteriyor. Başka bir ihtimal yok. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bir soruşturma başlattı. Bunla ilgili gerçekler elbette ortaya çıkacaktır. Bu yargılama süreci sonrası ortaya çıkacak. Biz kişisel verileri koruma konusunda tarihi adımlar attık. 

SEÇMEN KAYITLARIYLA İLGİLİ EKİM'DE DÜZENLEME OLACAK

Eskiden bu listeler direk partilere verilmiyordu. Her seçim kurulu kendi alanlarına dağıtılıyordu. Sonra değişiklik yapıldı parti genel merkezinde elektronik ortamda verildi. Partiler de bunu teşkilatlarına verebilirler. Ama ortaya çıkan bu olumsuz tablo karşısında bunu bizim yeniden ele almamız gerekiyor. Şu anki yürüyen çalışmaları içerisine bunu koyma kararı aldık. Kişisel verileri partilerden saklamayacağız, ama nasıl vereceğiz. Anonimleştirerek vereceğiz. Sadece sandık numarası ve orada oy kullanacak kişilerin isimleri. Vatandaşa gidecek seçmene yönelik kağıtlarda ise orada vatandaşı tanımlayan yeni bilgiler olacak. Partilere verilecek listede sadece vatandaşın ismi ve sandık numarası olacak. Kimliğe dair diğer verilere yer verilmeyecek. Şu anda çalışmalarımız sürüyor. Ekim ayı gibi TBMM gündemine gelebilir. 

SEÇİM KANUNU TASLAĞINI PARTİLERE BİZZAT BEN GÖTÜRECEĞİM

Hem siyasi partiler kanunu, milletvekili seçimi kanunu, mahalli idareler seçimi kanunu başta olmak üzere bütün kanunları yenileme kararı aldık. Biz Adalet Bakanlığı olarak bu konuda iki ayrı komisyon kurduk. Türkiye'de bugüne kadar yapılmış bütün seçim kanunu incelenecek. TBMM'ye verilmiş teklifler, tasarılar inceleniyor. Konuyla ilgili içtihatlara ve mukayeseli hukuka bakılıyor. Dünyada gelişen demokrasiyi yeni anlayışları ele alıyor ve bir taslık metin ortaya çıkaracaklar. O metinden sonra biz siyasi partilere vereceğiz. Bizzat ben kendim götüreceğim. Biz taslak metin ortaya çıkardık. O metin içerideki her madde tartışalabilir, değiştirilebilir. Partilerin daha iyisine dair görüşleri varsa ona göre şekillendirebiliriz. Bu görüşler ortaya çıktıktan sonra taslağı tekrar görüşler doğrultusunda ele alacağız. Gelen görüşler değerlendirilecek taslaklara yansıtılıp Bakanlar Kurulu'na gelecek. Son şeklini aldıktan sonra TBMM'ye sevkedilecek. 

MAHKEMELERİN SİYASET YAPAMAYACAĞI BİR ALANA DÖNÜŞMELİ

Mahkeme eliyle partilerle ilgili birtakım tasarruflar yapılmasının demokrasiyle bağdaşmadığına inanırım. Parti içi rakebet, kendi işleyişleri, tüzükleri, programları var. Bizim yasamız partilerin iç işlerini özgürce programlama imkanı veriyor. Partinin tüzüğünü benimseyen katılıyor. Partinin tüzükleri, programları konusunda Anayasa'nın koyduğu yasaklar dışında, yasayla yasaklar koymak son derece yanlıştır. Ben partilerle ilgili kararların partiler tarafından alınması, uygulanması, partilerle ilgili bir yasal denetim yapılacaksa bu konunun uzmanlığı olan yer tarafından yapılması gerektiğini düşünüyorum. Siyasi Partiler Kanunu'nun 104. maddesi partilerin denetim konusunda Anayasa Mahkemesi'ne yetki veriyor. Bizim adli yargıda bu konuda geçmişten beri pekçok kararları var. Onun için belirsiz var. YSK nerede denetim yetkisini başlatıyor, ilçe seçim kurumu nerede başlatıyor, bu ayrı bir tartışma. Kanunda bu konuda berraklık yok. Bunların hepsini netleştirmek, siyaseti sadece siyasetçilerin yapacağı, mahkemelerin siyaset yapamayacağı bir alana dönüştürmek lazım.

FETHULLAH GÜLEN'İ ABD'DEN RESMEN İSTEYECEĞİZ 

Fethullah Gülen'le ilgili 6 ayrı soruşturma ve dava çerçevesinde gelmiş kararlar var. Dosyaların tercümeleri var, bayağı bir zaman alıyor. Şu anda bakanlık bunların tercümelerini yaptırıp, ABD'ye gönderecek hale getirecek çalışmaları sürdürüyor. Çalışmalarda son noktalara gelindi.  Gülen'in deport edilmesi siyasi bir tavırdır, bunu ABD yapabilir. Bu konuda sayın Cumhurbaşkanımızın bizzat talebi oldu. Kırmızı bültenle iade birbirinden farklıdır. Kırmızı bülten adresi, yeri belli olmayan kişiyle ilgili bir şeydir. İade ise yeri yurdu belli olan kişilerle ilgilidir. Biz ülke olarak iadesini isteyeceğiz. Tercümeler bittikten sonra ABD'ye göndereceğiz. ABD ile Türkiye iki dost, müttefik ülke. Pekçok alanda ciddi işbirliklerimiz var. Kendilerine bizim ileteceğimiz dosyalarda ortaya konan verileri elbette değerlendireceklerdir. Ben inanıyorum ki gerekli bilgiler ortaya konduğunda ABD bunları gözden geçirecektir. Onlar bizden talep ediyor, biz onlardan talep ediyoruz. İyi işleyen bir adli yardımlaşma mekanizmamız var. ABD yetkililerin Türkiye'ye olumlu bir cevap vereceğini umuyorum.  

KADINA ŞİDDETTE NİYET VE NETİCELERİN ORANTISINA BAKALIM

Kadına karşı şiddeti önlemek için Türkiye çok ciddi tedbirler aldı. Kadına karşı şiddeti azaltıcı, ortadan kaldırmak için tedbirler alan hükümet AK Parti olmuştur. Bu konuda bizi eleştirenler ve onların oy verdiği partiler parmaklarını dahi oynatmamıştır. Kadına karşı şiddeti önlemle ilişkin alınan o kadar tedbire, kanuna, uygulamaya rağmen ortada olumsuz bir tablo var. Uygulamadaki sonuçları görelim. Çıkardığımız kural şiddeti önlemiş mi, önlememiş mi bunun sonuçlarını inceleyelim. Niyetlerimizle netice örtüşüyor mu onları görelim dememin eleştirilebilir bir yanı var mı? Bir kişi kadın veya erkeği uzaklaştırma kararı verildi. Şimdi bu kararın sonuçlarını görelim. Bu karardan sonra kaç kadın veya erkek şiddetten vazgeçmiş ve evlilik birliği korunmuş. Cinayetlerde artma mı var, başka işlerde çoğalma mı var. Bunu bakalım inceleyelim demenin neresi kötü? Bizim derdimiz şiddeti azaltmakken bu adımlar şiddeti katlamışsa, biz onu düzeltmeye, farklı yöntemler ortaya koymak lazımdır. Dikkat edin, bazı çevreler bunu tartışmak dahi istemiyor. Çünkü bunu yapanların aile diye bir derdi yok. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim