• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 23 °C

Adalet Bakanı Bozdağ'dan Çok Önemli Açıklamalar

Adalet Bakanı Bozdağ'dan Çok Önemli Açıklamalar
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Anadolu Ajansı Editör Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Dün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Beyazıt Öztürk için "Niye özür diliyosun, çocuk katillerini sevindiriyosun. Cesaretin yok mu senin" sözlerine Hükümetten ilk tepki geldi.

Bozdağ "Kılıçdaroğlu'na soruyorum çocuk katili kim?" dedi.

Bozdağ'ın açıklamalarından satır başları:

"Terör sadece AK Parti'nin değil, tüm partilerin, 78 milyon insanımızın sorunudur. Hükümetin zarar görmesi için fırsat kollayan bir anlayışla karşı karşıyayız. Buna çözüm üretmek istiyorsak, ortak mücadele şarttır. İktidardaki partinin yanında durmak hepimizin boynunun borcudur. Böyle olursa başarılı oluruz.

Sayın Kılıçdaroğlu dün özür dileyen Beyazıt Öztürk'ü kınadı. Ben şimdi Kılıçdaroğlu'na soruyorum, çocuğun katili kim? Sur'da, Cizre'de, Silopi'de sokağa çıkma yasağını keyfine ilan edildi? Bu hendekleri, barikatları, mayınları kim koydu? Lütfen bunları ifade edin. CHP'ye oy verenlere söylüyorum, CHP'ye karşı sesinizi yükseltin, tepkinizi gösterin. CHP devletin yanında mı, terör örgütünün yanında mı? CHP'liler kimin yanında olduklarına karar vermeli. Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye'nin ana muhalefet partisi mi yoksa başka ülkelerin ana muhalefet partisi mi?

Bu hafta bazı akademisyenler de açıklamalar yaptı. Onların doğru dürüst o bölgelere ziyaret yaptıklarını da düşünmüyorum. Gitsinler, baksınlar, değerlendirsinler. 

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Dokunulmazlık dosyalarında, AK Parti ile ilgili 44, CHP ile ilgili 134, MHP'li milletvekilleriyle ilgili 15, Halkların Demokratik Partisi milletvekilleriyle ilgili de 293 dosya Parlamentoya gönderilmiş durumda" dedi.

Bekir Bozdağ, AİHM'in sokağa çıkma yasaklarıyla ilgili başvuruyu neden acil olarak görüştüğünün sorulması üzerine, tedbir taleplerinin bütün hukuk sistemlerinde acele görüşülmesi gereken talepler olduğunu söyledi.

Acil bir durumun olması halinde tedbir talebinin yapıldığını belirten Bozdağ, şu bilgileri verdi:

"O yüzden de Türkiye'de de bir dava açıldığında eğer tedbir talebi varsa acele görüşülür ve bu karara bağlanır. Hatta bazı konularda tedbir taleplerinin karara bağlanması yasalarla çok kısa sürelerle sınırlandırılmış, çünkü vatandaş 'acil bir durum var' diyor. Siz o acil duruma uygun acele karar vereceksiniz. AİHM açılan dava geçici tedbir talebiyle olduğu için bu 'acil bir durum var' demektir. Onun için ne yaptı, hemen bir kabul edilebilirlik değerlendirmesi dahi yapmadan AİHM doğrudan bu geçici tedbir talebini öncelikle ele aldı. Oradan karar verdi. Şimdi geçici tedbir kararını reddetti ama geçici talepli bir dava olduğu için bu davanın içindeki konuların önemi nedeniyle bu tür davaları da öncelikle ele alıp karara bağlıyor. Sadece bu olaya mahsus değil. Türkiye'de veya dünyanın herhangi bir yerinde AİHM yetkisini tanıyan ülke vatandaşlarının açtığı her davada tedbir talebi varsa o iş öncelikle görüşülür ve karara bağlanır. Bu AİHM'in rutin prosedürüdür. Şu anda öncelikli demesi geçici tedbir talebinden kaynaklanmaktadır."

"Mutlak kürsü masuniyeti var"

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının Selahattin Demirtaş ve bazı HDP'li milletvekilleri hakkında başlattığı soruşturma kapsamına hazırlanan fezlekelerin Adalet Bakanlığına ulaşıp ulaşmadığının sorulması üzerine Bozdağ, dokunulmazlığın milletvekillerinin yargı veya başka türlü baskılar olmadan milletvekilliği görevini özgür bir biçimde yapılması için öngörülmüş bir müessese olduğunu vurguladı. Dokunulmazlık sayesinde milletvekillerinin Mecliste istediğini özgürce söyleyebileceğini, tartışabileceğini ve eleştirebileceğini belirten Bozdağ, "Onun için mutlak kürsü masuniyeti var. Siz Meclis kürsüsünde bir görüş ifade ederseniz bu görüş suç olsa dahi bunun soruşturulması mümkün değil. Bundan dolayı ceza verilmesi mümkün değil. Bunun anlamı şu; Meclisin kürsüsünde her konu konuşulur, tartışılır. Bu konuda herhangi bir sınır olmayan tek kişi milletvekilidir. Milletvekili için bu her yerle mi sınırsızdır? Hayır, sadece Türkiye Büyük Millet Meclisi faaliyetleriyle sınırlıdır. Meclisin çatısı altında, genel kurul, komisyon çalışmaları ve grup çalışmalarıyla sınırlıdır. Bu üç yerde milletvekili Ceza Kanununun suç saydığı şeyler dahi her şeyi konuşabilir" dedi.

"Ben nasıl uyuyorsam, Demirtaş da uyacak" Bozdağ, dokunulmazlıkların milletvekillerine yasama ve denetim faaliyetini en etkin bir şekilde yapması için sağlanan bir özgürlük olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:

"Vekil güçlü olsun, iktidarın veya yargının baskısını üzerinde hissetmesin. 'Yarın bu sözümden dolayı başıma bir şey gelir' endişesi olmasın diye. Kuralın özü, konuluş amacı esasında budur. Ama milletvekillerinin yasama ve denetim faaliyetleri dışında kalan faaliyetlerinde bu hakka sahip oldukları anlamına gelmez. Parlamento içindeki yasama ve denetimin dışında kalan eylem ve söylemlerin tamamı hukuka uygun şekilde olmak zorunda. Esasında kürsüde de öyle olması doğru olandır ama kürsüde bir mutlak hürriyet var, onu kullanabilir ama dışarıda kurallara uyacak. Ben nasıl uyuyorsam, Demirtaş da uyacak, başka bir milletvekili de uyacak. Herhangi bir vatandaşımız nasıl riayet ediyorsa, onlar da uyacak. Çünkü milletvekili dokunulmazlığı suç işleme hakkı milletvekiline vermez."

"Yemine sadakatle hareket etmeleri birinci vazifeleri"

Milletvekili dokunulmazlığının milletvekilleri için suç işleme özgürlüğü anlamına asla gelmeyeceğine dikkati çeken Bozdağ, "Onun için milletvekilleri de kanunlara ve anayasaya uygun hareket etmek durumundadır. Anayasada yer alan ve kürsüde göreve başlarken yaptıkları yemine sadakatle hareket etmeleri onların birinci vazifeleridir. O yüzden HDP'den bazı milletvekillerinin Türk Ceza Kanunu ve diğer özel ceza kanunlarının suç olarak tanımladığı eylem ve söylemlerde bulunmasını asla tasvip edemeyiz. Bir milletvekiline de yakışmaz, milleti temsil eden birinin yapacağı işler de değil" ifadesini kullandı.

Milletvekillerinin her şeyden önce anayasa ve yasalara uymak zorunda olduğunu vurgulayan Bozdağ, şunları kaydetti:

"Şu ana kadar dokunulmazlık dosyalarında, AK Parti ile ilgili 44, CHP ile ilgili 134, MHP'li milletvekilleriyle ilgili 15, Halkların Demokratik Partisi milletvekilleriyle ilgili de 293 dosya Parlamento'ya gönderilmiş durumda. Dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda Meclis İçtüzüğü bir prosedür öngörüyor. Bu da Anayasa ve Adalet komisyonlarından oluşan bir karma komisyon kuruluyor, gelen dosyaları inceliyor ve daha sonra karara bağlıyor. Eğer dokunulmazlığın kaldırılması ya da aksi yönde aldığı karar Genel Kurula geliyor. Genel kurul, dokunulmazlığın kaldırılmasına karar verirse ondan sonra dokunulmazlığı o dosyadaki suç isnadına ilişkin ve sınırlı olarak kaldırıyor ve yargılama ve soruşturma işlemleri ona göre devam ediyor. Bu anlamda Parlamentoda başlatılmış herhangi bir süreç bulunmamaktadır. Dokunulmazlıkların kaldırılması Parlamento'nun takdirindedir. Selahattin Demirtaş ile ilgili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığından, yaptığı son konuşmayla ilgili herhangi bir fezleke şu ana kadar Bakanlığa gelmedi. Geldiği zaman yasal gereklilikler neyse ona bakacağız, onu Başbakanlık'a göndereceğiz, Başbakanlık da Meclise gönderecektir." (Sürecek)

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim