• BIST 90.383
  • Altın 145,017
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 17 °C

Adalet Hangi Mülkün Temelidir?

Adalet Hangi Mülkün Temelidir?
Av. Hayrettin Açıkgöz yazdı; Güçlü bir demokrasi için kuvvetler ayrılığı, gerçek bir kuvvetler ayrılığı için ise yargı bağımsızlığının tesisi tüm hukuk teorisyenleri tarafından tereddütsüz kabul edilen bir olgudur.

Peki ülkemizde durum ne ?

Siyasetçilerimiz tarafından sürekli olarak, ülkemizde güçlü bir demokrasi olduğu ve yargının bağımsız olduğu iddiası, ne kadar gerçeği yansıtıyor ?

Bu sorunun cevabı bazılarına göre ne yazık ki göreceli, nerden baktığınıza bağlı, fakat ortada somut bir gerçek var ve bu görecelik somut gerçeği değiştirmiyor.

J.J. Rousseau’cu bir anlayışla çoğunlukçu demokrasiyi yani %51’lik millet iradesini kutsallaştıran bir yaklaşımın arkasına sığınan ve toplumun diğer kesimlerini, hatta devleti oluşturan diğer erkleri yok sayan bir siyasi anlayışla, geniş kitleleri ikna eden siyaset mekanizması geldiğimiz noktada kuvvetler ayrılığını ve özellikle yargı bağımsızlığını yerle bir ettiğini artık gizleyemez durumdadır.  

Ülkemizde yargı bağımsızlığının daha doğrusu yargı bağımlılığının kötü sonuçlarını toplum, travmalar şeklinde yaşamış, bu kötü deneyimlerin ardından, her defasında bundan sonra bağımsız yargının önemi anlaşılır ve sonraki dönemlerde muktedirler artık bu alana müdahale etmekten kaçınırlar beklentileri boşa çıkmış, İstiklal Mahkemelerinden, Sıkıyönetim Mahkemelerine, DGM’lerden, ÖYM'lere ve şimdi Sulh Ceza Mahkemelerine uzanan bir tablo ile karşı karşıya kalınmıştır.

Fakat kuvvetler ayrılığı prensibinin hayat bulması özellikle yargı bağımsızlığının tam tesis edilmesi, ekmek kadar su kadar önemlidir. Gerçek toplumsal uzlaşı, tam demokrasi, özgür fikir dünyası ve itibarlı bir devlet olmanın ilk şartıdır yargı bağımsızlığı.

Yargı bağımsızlığı gelişmiş demokrasilerde o kadar önemsenmiştir ki,  uluslararası metinlerde yargıcın nitelikleri olarak değil, sanığın hakları olarak düzenlenmiştir. İnsan hakları Evrensel Beyannamesinin 10. Maddesinde düzenlenen yargı bağımsızlığı “ Herkes haklarının ve borçlarının veya kendisine karşı cezai mahiyetteki herhangi bir isnadın tespitinde davanın tarafsız ve bağımsız bir mahkeme tarafından görülmesi hakkına sahiptir “  denilmektedir.

Bağımsız yargı, devleti oluşturan erklerden birinin yadahakimin  vasfı  değil  bireye sunulması gereken bir temel haktır.

Delik deşik olan Anayasamızın da 138. Maddesi yargı bağımsızlığını düzenlemekte fakat bu düzenleme Kuzey Kore Anayasasındaki basın özgürlüğü düzenlemesi raddesine düşmüş durumda.

Dünyadaki bir çok güçlü devlete bakıldığında, yargının çok sağlam ve bağımsız olduğu görülecektir, yine aynı nispette halkın yargıya güveninin de çok üst seviylerde olduğu müşahede edilecektir, İngiltere’de yargıya güven %75 iken ülkemizde bu rakam %20 ler seviyesindedir.

Ülkemizde yargının ne kadar bağımsız olduğuna bir göz atalım isterseniz;

Ülkemizde soruşturma açan savcılar, görevden alınıp haklarında soruşturma açıldı,

Ülkemizde zülfü yâre dokunan hakimler sürüldü,

Ülkemizde devam eden davalarda heyetler değiştirildi,

Ülkemizde akşamdan sabah kanunlar değiştirildi,

Ülkemizde sen yapacağını yap sonra biz kanun yaparız diyenleri gördük,

Ülkemizde siyasetçileri twitterdan eleştirdikleri için onlarca kişinin evleri basıldı, göz altına alındı, tutuklandı,

Ülkemizde siyasileri eleştirdikleri için onlarca gazeteci cezaevlerine atıldı,

En son Ankara’da hukuksuz operasyonda hukuku uygulayan hakimler 3 gün sonra görevden alındı,

Karnemiz hiç parlak değil öyle değil mi ? Buna rağmen ülkede ileri demokrasi ve güçlü Türkiye nutukları atanların sesleri o kadar gür çıkıyor ki bu gürültüde yargı bağımsızlığı  meselesi arada kaynıyor

Oysa tüm adliyelerimizde kocaman harflerle Adalet Mülkün Temelidir yazıyor fakat hangi mülkün, kimin mülkünün temeli sorusunu sormadan edemiyorum.

Osmanlıyı ağzından düşürmeyenlere, çok iyi bildikleri bir örnekle yazıma son vermek istiyorum

Kadı tarafından, Ermeni bir vatandaşa karşı padişaha, hakkında verilen hükme boyun eğdiren adalet  Osmanlıyı 600 yıl hükümran kılmıştır.  

Sözde değil özde özgürlükler için, sözde değil özde ileri demokrasi için, sözde değil özde büyük Türkiye için,  yargı bağımsızlığı ön şarttır.

Çünkü adalet mülkün yani devletin temelidir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim