• BIST 106.663
  • Altın 143,662
  • Dolar 3,5540
  • Euro 4,1354
  • İstanbul 33 °C
  • Ankara 29 °C

Adalet Peşinde Bir Ömür... Tahir Elçi Kimdir?

Adalet Peşinde Bir Ömür... Tahir Elçi Kimdir?
Tahir Elçi'nin 49 yıllık hayatı aslında Kürtlerin yaşadığı dramların bir özeti gibi. Hain bir kurşunla son bulan yaşamı, her türlü zulme karşı duran, teslim olmayan, adalet yolunda gerekirse canını veren bir mazlumlar avukatının portresidir aslında.

Ailesine Cizre'de ‘mala Seyyidan' denir. Yani Hazreti Peygamber'in(sas) soyuna mensup olan Seyyidlerin evi… Kim bilir ehl-i beyte musallat olan hangi zalim yüzünden göçüp geldiler Cizre'ye… Merhum Şerafettin Elçi de aynı ailedendir, Şırnak Baro Başkanı Nuşirevan Elçi de…

1966 yılında Şırnak Cizre'de dünyaya gelen Tahir Elçi, devrin bütün meşakkatine rağmen okumaktan yana tavır koyar. 1987'de Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni kazandığında hayallerini gerçekleştirme yolunda en önemli adımı attığına inanır. Adalet peşinde koşmaya çoktan hazırdır. 1991'de mezun olunca hayatını Diyarbakır'da devam ettirmeye karar verir. Zaten bölgenin merkezi burasıdır.

Stajını yapar ve avukatlık mesleğine başlar. Ne miras davalarıyla uğraşır ne ticari ihtilaflarla. Davalarının neredeyse tamamı hak ihlalleriyle ilgilidir. Lice'nin yakılmasından Temizöz davasına, Kuşkonar ve Koçağılı köylerinin bombalanmasından Roboski katliamına, Güçlükonak'ta köylülerin öldürülerek karakol bahçesine gömülmesinden Kulp'ta 11 köylünün infazına kadar onlarca davada hak savunuculuğu yaptı.

Yakınlarını faili meçhule kurban veren onlarca aileler, maddi imkansızlık yüzünden mahkemeye gelemeyince yine o devreye girdi. Hem ulaşım masraflarını karşıladı hem de konaklama…

2012'de Diyarbakır Barosu'na başkan seçilen Tahir Elçi, İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın (TİHV) kurucuları arasında yer aldı. Son dönemlerde bölgede artış gösteren çatışmalardan büyük üzüntü duyan Elçi, Sur, Cizre, Silvan ve Nusaybin'deki sokağa çıkma yasakları sırasında da susmadı. Hem savaşın mahalle aralarına taşınmasına karşı çıktı hem de devlet görevlilerinin kontrolsüz güç kullanmalarına…

Sokaklara kazılan hendeklerden sonra Diyarbakır'ın tarihi ilçesi Sur'da yaşanan tahribata hayatı pahasına karşı çıktı. Kurşunlu Camii ve Dört Ayaklı Minare'ye isabet eden kurşunlar sanki onun yüreğine saplanmıştı. Eşi ve 2 çocuğuyla kahvaltı yaptıktan sonra evden ayrıldı. Avukat arkadaşlarını yanına alarak, Akkoyunlu Sultanı Kasım Bey'in hatırası olan, 500 yıllık Şeyh Mutahhar Camii'ne doğru yola çıktı. Henüz öğle ezanı okunmamıştı. ‘İnsanlığın mirasıyım, mirasına sahip çık' yazılı pankart ve dövizlerle Dört Ayaklı Minare'nin önünde toplandılar. Elçi'nin basın açıklaması aslında vasiyet niteliğinde son sözleriydi: “Biz bu tarihi bölgede birçok medeniyete beşiklik etmiş ev sahipliği yapmış bu kadim bölgede insanlığın bu ortak mekanında silah, çatışma, operasyon istemiyoruz. Savaşlar, çatışmalar, silahlar, operasyonlar bu alandan uzak olsun diyoruz.”

KAYNAK: AZİZ İSTEGÜN / ZAMAN

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim