• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 7 °C

“Adalete Güven Duyulmuyor”

“Adalete Güven Duyulmuyor”
Gaziantep’te son 3 günde 4 kişi cinayete kurban giderken, 1 bilgisayar tasarımcısı ofisinde, bir vatandaş da evinde ölü bulundu. Şüpheli ölüm ihtimalinin yüksek olduğu bu iki şahsın da cinayete kurban gitmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

Türkiye’nin en sık cinayet işlenen illerinin başında gelen Gaziantep’te yaşanan cinayetlerin sebebinin eğitimsizlik ve adalete güven duyulmaması olduğu belirtildi.

Gaziantep, son üç günde ardı ardına gelen cinayet haberleri ile sarsıldı. İslahiye’de dayısının eşine cinsel istismarda bulunan bir şahıs istismara direnen dayısının eşini ve onun 4 yaşındaki çocuğunun boğazını keserek öldürdü. Bir lise öğrencisi, arkadaşı olan başka bir lise öğrencisini 17 yerinden bıçaklayarak öldürdü. Sivas Cezaevi’nde Gaziantep nüfusuna kayıtlı bir mahkum, kendisini ziyarete gelen eşini pembe odada bıçakla boğazını keserek öldürdü. Yine Gaziantep merkezinde bir bilgisayar tasarımcısı ofisinde, bir vatandaş da evinde ölü bulundu. Şüpheli ölüm olarak değerlendirilen bu olaylarla ilgili soruşturma sürüyor.

Yaşanan bu olayların ardından Gaziantep Baro Başkanı Av. Bektaş Şarklı, Gaziantep GÜNEŞ  Gazetetsi'ne değerlendirmelerde bulundu.

bel-(400-x-300).jpg

Av. Şarklı, Gaziantep’te güvenlik zafiyeti yaşandığını ve belli saatlerde kent merkezinde vatandaşların güven içinde yürüyemediklerini dile getirdi.

ŞİDDET OLAĞANLAŞTI

İnsanların hukuka güveninin kalmadığı noktada sorunlarını kendisi çözme noktasına gittiğini dile getiren Gaziantep Baro Başkanı Av. Bektaş Şarklı, “Biz öyle bir toplum haline geldik ki, insanlar maalesef, haklarını elde etmek için kendilerince cezalar kesmeye başladı. Şiddetin en önemli sebebi eğitimsizliktir.  İnsanlar birbirine karşı sorunlarını şiddet kullanarak çözemeye çalışıyor. Toplumda şiddet olağan hale gelmiş durumda. Kışlalarda insanlar öldürülüyor, üniversite öğrencileri okullarında ve otobüslerde öldürülüyor, vatandaş evinde, ofisinde öldürülüyor. Bu hiç normal bir şey değil. Adalete güven duyulmuyor” ifadelerinde bulundu.

GÜVENLİ BİR KENT DEĞİLİZ

Gaziantep’in güvenli bir kent olmadığına vurgu yapan Av. Şarklı, “İnsanların cezalandırmayı kendileri değil, adli mercilerin vermesi gerektiğine inanması lazım. Bunun için de eğitim gerekiyor. İşlenen cinayetlerde ekonomik sebepler çok büyük rol oynuyor. Toplum bir gerginlik içinde ilerliyor ve bir gerginlik birikimi yaşanıyor. Bu birikimi her yerde görüyoruz. Trafikte ilerlerken bile insanlar şiddete maruz kalıyor. Özellikle Gaziantep’te belli saatler dışında belli yerlerde dolaşamıyorsunuz. Ciddi anlamda güvenlik zafiyeti var bu şehirde. Bu şehirde istediğimiz gibi kendimizi güvende hissedip gezemiyoruz. Diyarbakır’da saat kaç olursa olsun sokakta insanlar görüyorsunuz. Ama Gaziantep’te bu yok. Güvensiz bir kent olduk” dedi.

HUKUKSAL SÜREÇLER ÇOK UZUN

Uzun zaman alan hukuksal süreçlerin de cinayetlerin artışında etkili olduğunu kaydeden Av. Şarklı, “Bu cinayetlerin önüne geçmek için insanların hakkına kısa sürede erişim sağlanmalı. Yıllarca süren takipler, davalar insanları geriyor. İnsanlar davalarıyla yaşıyor. Bu davalar hukuksal boyutta sonuç bulmazsa insanlar çözümü kendileri üretmeye çalışıyor. Herkes kendi adaletini yaratmaya çalışıyor. İnsanlar gidiyor birinden alacağını tahsil edemeyince hukuksal bir süreç izliyor. Hukuksal süreçle bir sonuç alamayınca gidip kendileri silah ve bıçakla işi çözmeye çalışıyor. Hukuk bu tür durumlarda gereken cevabı zamanında verebilse bu cinayet olaylarının hiçbiri yaşanmaz” şeklinde konuştu.

ADALETE GÜVEN DUYULMUYOR

İşlenen cinayetlerin en büyük sebebinin ekonomik problemler ve eğitimsizlik olduğuna değinen Av. Şarklı, “Şiddet gören bir kadın 155’i aradığında ekiplerin kendilerine ulaşmasının süresi ne kadar? Bu gibi olaylar çok önemli. Daha olaylar yaşanmadan olayların önüne geçmeye yönelik çalışmalar yapılması gerekiyor. İşlenen cinayetlerin en büyük sebepleri, eğitimsizlik, ekonomik yetersizlik ve adalete güven duyulmaması. Türkiye’de asgari ücreti yükseltseler bu kadar yoğun suçlu olmaz. Çünkü cinayetlerin birçoğunu incelediğinizde temelde yatan sebebin ekonomik sebepler olduğunu görüyorsunuz” diye konuştu.

GELECEK UMUDU OLMAYAN SUÇ İŞLİYOR

İnsanların gelecek beklentisinin kalmamasının suça meyilli hale gelmesine sebep olduğunu belirten Av. Şarklı, “Cinayet işleyen insanlara baktığınızda, gelecekle ilgili ciddi anlamda beklenti ve umutları olmayan insanlar olduğunu görüyorsunuz. Kendinden umudu kesen, hayattan bir gelecek kaygısı gütmeyen insanlar bu tür cinayetleri işliyor. Kendine bir gelecek kurma kaygısı güden biri cinayet işlemeye o kadar meyilli olmuyor. Cezai yaptırımlardan korkulsa bu cinayetler azalır. İşlenen cinayet sayısının her geçen gün arttığını biliyoruz ve görüyoruz. Bu sistem ve mantaliteyle devam edildiği sürece de cinayetler işlenmeye ve artmaya devam edecek. Gaziantep’teki siyasetçilerden hiçbirinin kentte yaşanan cinayet olaylarının önüne geçmeye yönelik bir proje ya da çalışması yok. Üniversite sınavına girememiş, bir beklentisi olmayan genç Gaziantep’te mafyaya özeniyor. Dizilerde izlediği mafya tipini kendine uyarlıyor ve onun gibi davranıp insan öldürmeyi marifet sayıyor. Bu mantaliteyi ne ile değiştirebilirsek o konuda çözümler üretmemiz gerekiyor” açıklamalarında bulundu.

PEMBE ODADA GÜVENLİK ZAFİYETİ

Sivas’taki cezaevinde işlenen cinayette güvenlik zafiyeti olduğunu aktaran Av. Şarklı, “Ben bir avukat olarak cezaevine girerken telefonumun bataryasını dahi alıyorlar. Hal böyleyken orada işlenen cinayette o şahıs bıçağı nereden aldı buna bakmak lazım. Pembe oda konusunda güvenlik tedbirleri arttırılmalı. Toplumdaki genel şiddet algısı maalesef her yerde var. Cezaevinde de böyle şeylerin yaşanmaması için zafiyetler giderilmeli ve güvenlik önlemleri arttırılmalı” ifadelerinde bulundu.

NEFRET SÖYLEMİNDEN ARINMALILAR

“Ülkemizde siyasetçiler sürekli bir hakaret ve şiddet üslubuyla konuşuyorlar. Nefret, hakaret ve şiddet söylemleri toplumu olumsuz yönde etkiliyor” diyen Av. Şarklı, siyasetçilerin de şiddet söyleminden arınması gerektiğinin altını çizerek, şu ifadelere yer verdi; “Tabi bu söylemlerden en yoğun olarak etkilenen illerden biri Gaziantep. Bunun sebebi de ne diye bakacak olursak; Gaziantep’te eğitimin durumu ortada. Eğitim diye bir şey yok. Güvenlik konusuna gelince 2 yıl içinde 3 emniyet müdürü değişti. Bu şehri daha tanımaya çalışan emniyet müdürü görevden alınıyor. Birçok kurumda siyasetin elini görüyoruz. Bu böyle devam ettiği sürece ülke genelinde yaşanan olaylardan olumsuz olarak etkilenen illerin başında gitmeye devam ederiz. Siyasetçiler nefret, şiddet ve hakaret söylemlerinden vazgeçmeli ve kurumlardan elini çekmeli. Yoksa daha bu şehirde bilinçsizlik gittikçe artar ve herkes görecek ki cinayetler de artar.” 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim