• BIST 89.695
  • Altın 145,979
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 1 °C

Adana Barosu Termik Santraller İçin İptal Davası Açtı

Adana Barosu Termik Santraller İçin İptal Davası Açtı
Adana Barosu , Adana Tabip Odası , Ziraat Mühendisleri Odası , Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri ve Greenpeace Doğu Akdeniz'deki 5 termik santral lisansının iptali için dava açtı.

Kurumlar adına açıklama yapan, Adana Barosu Çevre Komisyonu Başkanı ve Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri Gönüllü Avukatı İsmail Hakkı Atal, 2002 yılından bu yana Doğu Akdeniz -Çukurova bölgesinde 35 tane termik santral yapılmak istenildiğine dikkat çekerek, "2002 yılından bu yana mücadele ettiğimiz Sugözü termik santrali yanındaki Sugözü köyünde 2011 yılında 29 tane sakat buzağı – 260 tane sakat ve ölü kuzu doğdu. Termik santral bacasından  çıkan içinde ağır metal-radyoaktif madde  barındıran zehirli gazlar hayvanların sakat doğmasına yol açtı. Şu anda Ceyhan”da kanser vakaları  gözle görülür şekilde artmıştır" dedi.

Kırsal alanda kurulan termik santrallere tepki gösterilmemesi için Türk köylüsünün kasten yoksullaştırıldığını dile getiren Av. İsmail Hakkı Atal, "Sugözü'nde, Tufanbeyli'de, Akkuyu'da senaryo hep aynıdı . Yoksullaştırılmış, tarlasındaki domatesi para etmeyen köylümüz,  iş ve aş vaadiyle ikna edilmektedir. AKP hükümeti AB sürecinde 2006 yılında verdiği  taahhüt sonucu kırsal alanda yaşayan ve nüfusun yüzde 35'ini oluşturan 25 milyon  çiftçi-köylü nüfusunu 10 yıl içinde yüzde 5 milyona indirmeyi taahhüt etti. Hızla yoksullaşan  köylü nüfusu şu anda yüzde 35'ten yüzde 25'e indi. AB sürecinde , sıra   AB çevre mevzuatına geldiğinde ise , AB çevre mevzuatı yürürlüğe girerse Türkiye”de termik , nükleer , HES, çimento fabrikası kurulamayacağı için bir anda hem Türkiye , hem de AB süreci bitirme noktasına geldiler" diye konuştu.

Atal açıçlamasında şu gürüşlere yer verdi, "Buradan sesleniyoruz. Hemen şimdi AB Çevre mevzuatını istiyoruz. Ama bunu yapmazlar AB Çevre Mevzuatını Türkiye'ye getirmezlar. Çünkü  AB Çevre   mevzuatı nedeniyle Avrupa'ya termik santral kuramayan, Afrikada'ki –Güney Amerika'daki kömür madenlerinden çıkarttıkları kömürü kendi ülkelerinde paraya çeviremeyen, doğalgazlarını Türkiye'ye satan  küresel enerji kartelleri, cocuklarımızı –etimizi –sütümüzü –bizi zehirleyerek-bizleri öldürerek   kömürlerini-doğalgazlarını  paraya çevirme , AB'nin enerji ihtiyacını Türkiye üzerinden, Türkiye'yi kazan dairesine çevirerek  sağlama derdindeler. 2011 yılında Yumurtalık Sugözü köyünde 29 buzağı-260 kuzu sakat ve ölü doğunca, EPDK”ya başvuran 8 termik santralin lisans aldığını öğrenince dehşete kapıldık. Bu kadar çok termik santralle hepimizin yavaş yavaş zehirleneceğimizi , bildiğimiz için Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri olarak EPDK aleyhine lisans iptal davaları  açtık. Danıştay İdari Dava Daireleri  Kurulu bu termik santrallerin  kümülatif ( toplam etkisi ) göz önünde bulundurulmadığı için itirazımızı 23.01.2013 tarihinde 7”ye karşı 8 oyla  kabul etti ve Doğu Akdeniz”de açtığımız davalar Türkiye”de içtihat oluşturdu. Bunun üzerine AKP hükümeti davalarımızın   önünü kesmek ve Danıştay”ın kararlarını etkisizleştirmek için 30.03.2013  tarihinde Elektrik piyasası kanununda değişiklik yaptı , fakat  Greenpeace”in yaptığı çalışmayla CHP “nin başvurusu üzerine  Anayasa Mahkemesi bu değişikliği iptal etti.  Bugün çok tehlikeli bir eşikteyiz . Daha önce  dava açtığımız  8 adet , şu an dava açtığımız  5 adet ,  başvurusu yapılmış ve lisans bekleyen 21 adet olmak üzere toplam 35 adet termik santral toplumsal bir karşı duruş  olmadığı takdirde kurulmak ve zehir kusmak için fırsat kolluyor. Adına çok uluslu denilen ancak az uluslu küresel sermaye bu termik santralleri kuracak olduğu takdirde , yakın bir gelecekte ülkemize bol miktarda kanser ilacı da satacaklar. Çocuklarımızın geleceğini , milyonlarca insanın geçim kaynaklarını kaybetmesi , 100 binlerce, belki de milyonlarca insanın kanser olması, hayvancılığın –balıkçılığın –tarımın bitmesi pahasına , küresel enerji kartellerinin menfaati doğrultusunda yürütülen bu yıkım süreci bize  yaşam alanı bırakmamaktadır.  Ülkemiz bir felakete doğru  gitmektedir. Açtığımız davalar çevre davası değildir, yaşama hakkı davasıdır."

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim