• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 1 °C

Adana Barosu'ndan Basın Açıklması

Adana Barosu'ndan Basın Açıklması
Adana Barosu Başkanı Av. Çıtırık tarafından, Uludere'de 34 kişinin öldürülmesinin 3'ncü yıldönümü nedeniyle basın açıklaması yapıldı.

Av. Çıtırık : '' Hukuk devletinde faili meçhul cinayet olmaz. Uludere katliamı güncelliğini korumakta, acılar tazelenmekte ve yara kanamaya devam etmektedir” dedi

Av. Çıtırık'ın açıklamalarının tamamı şu şekilde:

''28 Aralık 2011'de Şırnak İli, Uludere İlçesi, Gülyazı ve Ortasu Köyü (Roboski) yakınlarında Türkiye-Irak sınırında 34 yurttaşımızın katledilmesinin üzerinden 3 yıl geçmiş olmasına karşın,olayın failleri ve sorumlularının bulunamamış olması,yargı önünde hesap verilmemesi nedeniyle Roboski Katliamı güncelliğini korumakta,acılar tazelenmekte ve yara kanamaya devam etmektedir.

Olayın ardından gerek siyasi iktidar gerekse TSK'dan kamuoyu vicdanını tatmin edecek bir açıklama gelmemiş, daha çok geçiştirici beyanlarla yetinilmiştir.
Açık arazide bulunan, silahlı olmadıkları insansız hava araçlarıyla çok rahat tespit edilecek durumda bulunan bu insanların üzerine bomba atılma emrini kim vermiştir? , Bu insanların üzerine bomba niçin atılmıştır ? Üzerinden geçen 3 yıllık süreye rağmen bu sorulara yanıt bulunamamıştır.

Olaydan sonra TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu tarafından yapılan inceleme ve yayımlanan raporda '' Olayda kasten hareket edildiğine dair bir delil elde edilememiştir.'' şeklinde belirtilmiştir. TSK rutin dışına (!) çıkılmadığından bahsederken, siyasi iktidar üç maymunu oynamıştır.

Hukuk devletinde faili meçhul cinayet olmaz. Hukuk devleti ; açıklık, hesap verilebilirlik ve denetlenebilirliğin hakim olduğu rejimin adıdır. Üzerinden 3 yıl geçmiş olmasına karşın, faillerin belirlenmesinde etkili bir soruşturma yürütülmemiştir.

Soruşturmayı yürüten Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının görevsizlik kararı vermesi üzerine dosya, Askeri Savcılığa gönderilmiştir. Sonuçta ; TSK personelinin kendilerine verilen görevi yerine getirdiklerini, görevi yerine getirirken kaçınılmaz hataya düştüklerinden bahisle kamu davası açılmasını gerektiren bir sebep bulunmadığı belirtilerek, takipsizlik kararı verilmiştir.

Siyasi iktidar, olayın vahametini tazminat ödemeye indirgemiş, bazı medya organları da sessizliğe bürünmeyi tercih etmişlerdir.

Faillerin bulunup, yargılanmaları bu tür olayların yaşanmaması ve yapanın yanına kar kalmaması açısından büyük önem taşımaktadır. Ülkemizde 1 Mayıs 1977 Taksim Mitingi, Kahramanmaraş, Çorum, Sivas Olaylarında etkili soruşturma yürütülmemiş, faillerin belirlenmesi yerine, faillerin korunduğu, mağdurların daha da mağdur edildiği bir anlayış içerisinde olunmuştur.

İdarenin her türlü eylem ve işlemi yargı denetimindeyse ve yönetenler de kendilerini hukukla bağlı sayıyorlarsa kamuoyu vicdanını tatmin edecek şekilde işlemler yürütülmeliydi.
Gelinen nokta ve verilen karar hukuk devleti için kara bir lekedir.
Kamuoyuna saygıyla sunarım.''

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim