• BIST 82.270
  • Altın 147,180
  • Dolar 3,7763
  • Euro 4,0329
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

Adana Barosu'ndan Çevre Günü Açıklaması

Adana Barosu'ndan Çevre Günü Açıklaması
Adana Barosu Çevre ve Kentleşme Komisyonu tarafından, 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle bir basın açıklaması yapıldı.

Kamuoyunca bilindiği üzere, 1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde gerçekleşen BM Çevre Konferansı’nda 5 Haziran “Dünya Çevre Günü’’ olarak kabul edilmiştir. Dünyada 5 Haziran günü Çevre Günü olarak kutlanmaktadır.
 
Ülkemizde; insanı, çevreyi, sağlıklı yaşamı yok sayan, salt inşaat, rant,kar odaklı kalkınma anlayışı, çarpık kentleşme çevreye ilişkin bir çok yaşamsal sorunu  beraberinde getirmiştir.Ülkemizde çevre günü kutlaması değil , çevreye ilişkin yargı kararlarının yok sayıldığı , uygulanmadığı, insan hayatının , insanın sağlıklı çevrede yaşam hakkının en temel kriterlerinin bile tanınmadığı bir gün olarak anımsanması gerekir. Çevreyi, yaşam hakkını öncelemeyen bu anlayışta kısa zamanda çok kar sağlama hırsı uğruna kimi zaman yüzlerce madenci göçük altında kalabilmekte kimi zamanda Atatürk Orman Çiftliği hakkındaki mahkeme kararına verilen tepkide görüldüğü üzere yargı kararlarının tanınmadığı açıkça ilan edilmektedir.
 
Hukuk tanımazlık, salt inşaat, Alışveriş Merkezi odaklı şehircilik; baskıcı dayatmacı yönetim anlayışı; bundan 1 sene önce, insanı, yaşamı doğayı demokrasiyi savunan yurttaşlarımızın Taksim Gezi parkında demokratik başkaldırıyla sonuçlanmıştır.   Ülkemizde çevre sorunları yeşil, çiçek, böcek, hava sorunu olmasını çoktan aşmıştır. Ülkemizde çevre sorunu aynı zamanda yaşama sorunu, hukuk devleti sorunudur.  Doğal kaynaklarımız hesapsızca hızla tüketilmekte, mevzuatlar değiştirilmekte  bir yandan sadece ekonomik rant elde etme kaygısıyla hareket edilerek su kaynaklarımız ticarileştirilmekte doğa, geri dönülemez şekilde  tahrip edilmekte, mahkeme kararları hiçe sayılmaktadır.     
 
Çevre sorunlarının çözümüne yönelik yapılan yasal düzenlemelerin yetersizliği bir yana mevcut düzenlemeler dahi kaldırılmakta, verilen yargı kararlarının uygulanmaması yoluna gidilmektedir. Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan Avukatlık yasa taslağında Baroların temel bir insan hakkı olan bireylerin sağlıklı çevrede yaşama hakkı, adına dava açma, davalara müdahil olma ehliyeti kaldırılmaktadır. Bu anlayış sivil toplumu, farklı sesi, hukuk kurumlarını, Baroları ayak bağı olarak gören anlayışın yansımasıdır. Anayasada teminat altına alındığı üzere; Herkes sağlıklı ve dengeli bir yaşam hakkına sahiptir. Gelecek kuşaklara da aynı koşullarda bir çevrede yaşamasını güvence altına almak sosyal devletin ve bireylerin temel görevidir. Ekonomik ve sosyal büyüme ile ekosistemin bütünlüğünün sağlanması,doğal kaynakların etkin kullanımı gibi çevresel hedefler arasındaki dengenin korunması, gelecek nesillerin de talep ve ihtiyaçlarının karşılanmasını gerektirir.  Buna paralel olarak çevre politikalarının oluşması, karar alma sürecinde demokratik işleyişin etkinleştirilmesi ve bireyin katılımın sağlanması zorunludur. Mevcut yönetim anlayışı ; katılımcı demokrasi yerine  “sadece ben bilirim” , “ben ne yaparsam doğrudur”, “milli iradeyi temsil ediyorum” “çevrecinin de daniskası biziz” gibi argümanları çevre hakkı konusunda da fazlasıyla kullanmaktadır.
 
Sağlıklı çevrede yaşama hakkı , insan hakları, demokrasi kavramları ile bir bütündür.Demokratik kurumları işletilmeyen, temel hak ve özgürlüklerin baskı altında olduğu, en temel demokrasi taleplerinin dahi polis şiddetiyle, TOMA ile bastırıldığı, gençlerin uluorta öldürülebildiği  bir ülkede çevre hakkının dikkate alınmayacağı bir gerçektir. Nitekim günümüzde  çevre ve insanca yaşam, su hakkına ilişkin en sıradan en temel taleplerin bile  kolluk gücüyle şiddetle  bastırılması, bunun sistemli bir politika haline getirilmesi bunun bir örneğidir.
                                    
 
Egemen anlayış  tüm insan odaklı, çevre ve doğa  düşüncesini  inatla yok sayarak sivil toplumun, meslek odalarının, görüş ve iradesini dikkate almamaktadır. Temel hak ve özgürlükleri tehdit altında olan ülkemizde çevreye ilişkin taleplerde baskı altındadır. Yukarıdaki manzara ışığında 5 Haziran Çevre Günü ülkemiz için çevre sorunlarıyla ve hukuksuzlukla  mücadele günü haline gelmiştir.  

Kamuoyuna saygıyla sunarız.
 
ADANA BAROSU                                                         
ÇEVRE VE KENTLEŞME KOMİSYONU ÜYESİ AV. ÜMİT ARİF ÖZSOY

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim