• BIST 96.400
  • Altın 144,414
  • Dolar 3,5647
  • Euro 4,0036
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 15 °C

Adana Barosu'ndan Çevre ve Şehircilik Bakanı'nın Açıklamalarına Tepki: "Kabul Edilemez”

Adana Barosu'ndan Çevre ve Şehircilik Bakanı'nın Açıklamalarına Tepki: "Kabul Edilemez”
Adana Barosu Çevre ve Kentleşme Komisyonu Başkanı Av. Ümit Arif Özsoy, Çevre ve Şehircilik Bakanı Sarı’nın, ÇED Raporları hakkında dava açılmasının, bir çevre mücadelesinden çok 'yatırım düşmanlığı' olduğu yönündeki açıklamasına tepki gösterdi.

Adana Barosu Çevre ve Kentleşme Komisyonu Başkanı Av. Ümit Arif Özsoy, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, ÇED Raporları hakkında dava açılmasının, bir çevre mücadelesinden çok 'yatırım düşmanlığı' olduğunu ve bu konuda yeni yasal düzenleme üzerinde çalıştıkları açıklamasına tepki gösterdi.

Av. Özsoy, "..Bakan'ın sözleri, hukuk devleti ve anayasa ile teminat altına alınan sağlıklı çevrede yaşama hakkı açısından kabul edilemez.." dedi.

Çevre ve Kentleşme Komisyonu Başkanı Av. Özsoy, yazılı açıklamasında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının web sitesinden alınan  kendi verilerine göre; projelerin büyük bir çoğunluğu ÇED sürecinden  muaf tutulmakta olduğuna dikkat çekti..

“ÇED RAPORU FORMALİTEYE İNDİRGENMİŞTİR”

Av. Özsoy, “Bakanlık verilerine göre: Toplam 51 bin 721 projenin, 47 bin 314'üne "ÇED gerekli değildir", 3 bin 736 sına "ÇED olumlu", sadece 638' ine "ÇED gereklidir", ve 33 adetine ÇED olumsuz kararı verilmiştir. Bir başka anlatımla 51 bin 721 projenin büyük bir kısmı ÇED sürecinden muaf tutulmuştur. ÇED olumsuz kararı verilen ise sadece 33 tane olduğu bildirilmektedir. Bakanlığın bu verileri ÇED sürecinin neredeyse bir formaliteye indirgendiği , bakanlığın hemen hemen her projeye “ÇED gerekli değildir kararı” ve “olumludur kararı” verdiği gözlemlenmektedir”

“HUKUKUN İHLALİ ANLAMINA GELMEKTEDİR”

Hukuk Devleti ilkesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin en temel ve değiştirilemeyecek nitelikteki ilkelerinden olduğunu söyleyen Av. Özsoy, şöyle devam etti:

“Hak arama Hürriyetini   düzenleyen Anayasanın 36.maddesi "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." düzenlemesini içermektedir.

Bu ilkenin  tarafından yok sayılması, Anayasa ile kurulmuş hukuk sistemini temelinden sarsarak, tüm yurttaşlarda hukuk güvenliği duygusunu ortadan kaldıracaktır. Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

Hukukun ve adaletin en somut yansıması olan mahkeme kararlarının uygulanması, hukuk devleti ilkesi ve onun vazgeçilmez koşullarından biri olan hukuka bağlı yönetim anlayışının gereğidir. ÇED kararlarının yargıdan muaf tutulması   Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin, adil yargılama ilkesini düzenleyen 6'ıncı, yaşama hakkını düzenleyen 2'inci, sağlıklı çevrenin bozulması, bireysel ve aile yararlarına müdahalesini düzenleyen 8'inci, etkili başvuru hakkı düzenleyen 13'üncü maddesini ihlali anlamına gelmektedir”

“ENERJİ YATIRIMLARI BİLİMSEL OLARAK GÖZDEN GEÇİRİLMELİ”

Av. Özsoy, açıklamasına şöyle tamamladı:

“Çevre sorunu, yaşam sorunu olduğu kadar  aynı zamanda bir hukuk devleti olup olmama sorunu halini almıştır. Hukukun temel ilkelerinin çiğnendiği hukuk güvenliğinin kalmadığı, yargı bağımsızlığının tartışmalı hale geldiği  bir ülkede çevreye ilişkin mahkeme kararları da bundan pay almaktadır. Anayasa ile teminat altına alınan en temel haklardan biri sağlıklı temiz bir çevrede yaşama hakkıdır. Enerji yatırımlarında çevresel faktörlerin ciddi, bilimsel olarak göz önüne alınması, etkili bir hukuk denetiminden geçirilmesi, yargı kararlarının uygulanması,yargının bağımsız olması, Enerji politikasının  kamu/insan/doğa yararının da gözetilmesi ,orada yaşayan vatandaşların sivil toplum örgütlerinin de görüşlerinin de göz önüne alınarak şekillendirilmesi gerekmektedir. “

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim