• BIST 83.124
  • Altın 147,600
  • Dolar 3,7839
  • Euro 4,0578
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara -1 °C

Adana Barosu'ndan Cinsel İstismar İle İlgili Acil Eylem Planı Önerisi

Adana Barosu'ndan Cinsel İstismar İle İlgili Acil Eylem Planı Önerisi
Adana Barosu Çocuk Hakları Komisyonu, çocuğun cinsel istismardan korunmasıyla ilgili acil eylem planı çağrısı yaptı.

Barodan yapılan açıklama ve çağrıda şu ifadelere yer verildi;

ÇOCUĞUN CİNSEL İSTİSMARA KARŞI KORUNMASI İÇİN ADALET SİSTEMİ İÇERİSİNDE ACİL BİR EYLEM PLANININ HAYATA GEÇİRİLMESİ ZORUNLU HÂLE GELMİŞTİR

"Bilindiği üzere, Anayasa Mahkemesi, Bafra Ağır Ceza Mahkemesi’nin itiraz başvurusu üzerine, Türk Ceza Kanunu’nun çocuklara yönelik cinsel istismar suçunu düzenleyen 103. maddesinin 1. fıkrasının a bendinde yer alan “15 yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış” tanımındaki“tamamlamamış” ibaresini Anayasa’ya aykırı bularak 26.05.2016 tarihli kararı ile iptal etmiştir.

Bu iptal kararı neticesinde ortaya çıkabilecek en temel hukukî sakıncaları ve Adana Barosu olarak kaygılarımızı, kamuoyuyla paylaşmak istemekteyiz:

1) Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına göre 15 yaşını doldurmamış çocuklara karşı işlenen cinsel istismar suçlarında mağdur çocuğun rızasının olup olmadığı aranacaktır. Oysa 15 yaşından küçük çocukların cinsel istismar suçunda rızalarının olup olmadığından söz edilebilmesi OLANAKSIZDIR!

2) Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı neticesinde,bundan böyle 15 yaşından küçük çocuklara yönelik cinsel istismar suçu işleyen çocuk faillere daha az cezalar verilmesinin önü açılmakla birlikte, 10 – 12 yaşında bir çocuğu istismar eden büyüklerin de işledikleri suçtan daha az cezalarla kurtulmalarına imkan yaratılmış ve toplumda büyük infiallere yol açacak bir duruma sebebiyet verilmiştir.

3) Anayasa Mahkemesinin, gerekçesinin aksine; suçla yaptırım arasında adil bir denge bulunduğu gibi, çocuk istismarı fiilinin ağırlığı, çocuk ve aile üzerinde yarattığı tahribat ve etki ile toplumda yarattığı infial, cezalandırmada güdülen amaç dikkate alındığında ağır ve ölçüsüz olarak değerlendirilemez. Türk Ceza Kanunu'nda suçlar genellikle iki sınır arasında belirlenmektedir. Hakimin alt ve üst sınır arasında cezayı nasıl belirleyeceğinin ölçütleri ise TCK'nun 61.maddesinde açıkça gösterilmektedir

4) Mahkemenin; gerekçede suç ve ceza arasındaki denge açısından haklı olarak bir yandan "suçun toplumda yarattığı etkiye", "kültürel yapı ile ahlaki değerlere", "çocuğun etkin şekilde korunmasına" vurgu yaparken, diğer yandan çocuk istismarı gibi gelecek nesillerin cinsel ve ruhsal bütünlüğünü ağır şekilde zedeleyen, ciddi bir ahlaki düşkünlüğü ortaya koyan, toplumda haklı bir infial yaratan bu suçta cezayı "ölçüsüz" görmesi anlaşılır ve kabul edilir olmaktan uzaktır.

5) Kaldı ki, İptale konu fıkrada 6545 sayılı kanunla yapılan değişikliğin gerekçesinde açık bir biçimde cezaların "çocukların cinsel istismarı suçuyla daha etkin mücadele edilebilmesinin" amaçlandığı açıkça belirtilmektedir. Bu açıdan da cezanın ölçüsüz ve amaca uygun olmadığı söylenemez. Nitekim yukarıda belirtildiği üzere, cezanın TCK 61.madde kapsamında iki had (sınır) arasında, bu şekilde bir derecelendirme içinde somut olayın özelliğine göre belirlenmesi de mümkün, hatta gerekli olmakla, adil olmayan ve ölçüsüz bir durum da söz konusu olmamaktadır.

6) Kararda, "..fiili birlikteliğin resmi evliliğe dönüşmesi gibi her bir somut olayın özelliği dikkate alınarak ceza tayin edilmesi veya onarıcı adalete kurumunun uygulanmasını ortadan kaldırdığı..." şeklindeki gerekçe; cinsel istismar suçu failinin mağdur çocukla evlenmesi halinde farlı bir değerlendirme yapılması gerekliliğini çağrıştırabilen, bunu teşvik edebilecek, bu nedenle kamuoyunda "çocuk gelinler" olarak anılan uygulamaları, toplumsal yapı dikkate alındığında mağdur çocuğu fail ile evlenmeye zorlamayı gündeme getirebilecek yapısı ile son derece vahim ve kaygı vericidir.

7) Adana Barosu olarak bir kez daha, T.C. Anayasası’nın 41/4.maddesinde yer alan "Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirler alır" amir hükmünü tüm yetkililere hatırlatıyoruz.

Kamuoyuna kaygı ile duyurulur."

BAROTÜRK

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim