• BIST 107.244
  • Altın 143,419
  • Dolar 3,5588
  • Euro 4,1591
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 31 °C

“Adliye Savaş Alanı Olursa Vurulan Hukuk Olur”

“Adliye Savaş Alanı Olursa Vurulan Hukuk Olur”
Aydın Barosu Başkanı Av. Gökhan Bozkurt, hakimler hakkında verilen tutuklama kararını BAROTÜRK'e değerlendirdi. Av. Bozkurt, "Sulh Ceza Hâkimlikleri artık özel yetkili mahkemelerin yerine geçmiş ve kapalı devre çalışmaya başlamıştır" dedi.

BAROTÜRK Özel Haber 

Hidayet Karaca ve 62 polisin reddi hakim talebini kabul eden Hakim Metin Özçelik ve bu isimler için tahliye kararı veren Hakim Mustafa Başer hakkında gözaltıkararı verilmesi ve tutuklanma talebiyle Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine sevk edilmelerinin ardından haklarında tutuklama kararı çıkartılmasına hukuk camiasından tepkiler gelmeye devam ediyor.

Yaşananları BAROTÜRK'e değerlendiren Aydın Barosu Başkanı Av. Gökhan Bozkurt, "Barolar olarak yalnızca avukatlar tutuklandığında değil, kim olursa olsun, hangi meslek mensubu olursa olsun, yapılan işlemlerde hukuksuzluk varsa karşısında durduk ve durmaya devam edeceğiz" ifadesini kullandı.

Av. Bozkurt'un açıklamaları şöyle:

"Adliye Sarayları savaş alanına çevrilirse, vurulan hukuk ve hukuk devleti olacak diye çok uyardık. Şimdi yaşananların özeti ve en vahim sonucu budur.

Adaletin terazisini tahterevalliye çevirdiler.  Sonunda bundan hiç kimse ve hiçbir grup fayda görmeyecek, ama devlet çok büyük zarar görecektir. Hukuk devleti katledilmektedir.

Sulh Ceza Hâkimlikleri artık özel yetkili mahkemelerin yerine geçmiş ve kapalı devre çalışmaya başlamıştır. Bu son derece tehlikelidir. Önce avukatlar, şimdi de hâkimler tutuklanmaktadır. Tutuklu yargılamanın istisna olduğunu bin kere söyledik, hala söylüyoruz. Soruşturmalar, kovuşturmalar adil yargılanma hakkı istisnasız herkese tanınarak yapılsın. Suç ve suçlu varsa cezasını çeksin. Ama önüne geleni tutuklamakla bu işler çözülmez. Hele yargı mensupları tutuklanmaya başlanırsa, artık kafalarda “istenmeyen kararlar verdiğimde tutuklanırım” inancı ve korkusu yaratılır.

Hâkimlerin hangi hallerde gözaltına alınıp, tutuklanacakları Anayasa ve 2802 sayılı yasa ile belirlenmiştir. Bir hâkimin verdiği karar nedeniyle tutuklanmasına karşı hukuken söyleyecek bir söz yoktur. Anayasamızın 2. ve 138. maddeleri delik deşik edilmiş, ülkede hukuk güvenliği ve yargı bağımsızlığı kalmamıştır.

Barolar olarak yalnızca avukatlar tutuklandığında değil, kim olursa olsun, hangi meslek mensubu olursa olsun, yapılan işlemlerde hukuksuzluk varsa karşısında durduk ve durmaya devam edeceğiz. Soruşturma dosyasının içeriğini bilmiyoruz. Buna ilişkin bir şey söylememiz de mümkün değildir. Ancak, tekrar ediyorum: Tutuklama istisnadır; çok gerekli olmadıkça, orantısız bir şekilde ve koşulları oluşmadan asla uygulanmaması gereken bir ceza yargılaması tedbiridir. Rastgele, işinize geldiği gibi uygular ve üstelik denetimini de kapalı devre bir sistem içerisinde yapıyormuş gibi görünürseniz hukuk adına söyleyecek bir söz ve vatandaşlarda da adalete inanç kalmaz. Buna da her dilde felaket denir. Hukukun herkese lazım olduğunu, adaletin ekmek gibi, su gibi olduğunu kaç kez daha hatırlatmamız gerekiyor. Her zaman durduğumuz noktada duruyor, hukukun üstünlüğünün, hukuk devletinin savunulduğu bu noktaya ve artık sorumlu davranmaya herkesi davet ediyoruz."

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim