• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 15 °C

"Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’nın Açıklamaları, Yaşananların Üzerini Kapatmaya Yönelik"

"Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’nın Açıklamaları, Yaşananların Üzerini Kapatmaya Yönelik"
İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi, Karaman'da Ensar Vakfı'na ait evlerde kalan öğrencilerin tecavüze uğradığı iddiasıyla açılan soruşturmanın, mağduriyetleri gidereceğinden endişeli.

Yazılı bir açıklama ile tecavüz iddialarını ve yetkili kurumların olaya yaklaşımını değerlendiren Baro, basında çıkan haberlerin olayın vahametinin bilinenin ötesinde olduğunun göstergesi olduğunu belirtti.

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi'nce yapılan açıklama şöyle:

ÇOCUK İSTİSMARINA GÖZ YUMULAMAZ

Karaman’da bir vakıf gönüllüsü öğretmen tarafından istismara maruz kalan çocuklarla ilgili açılan dava ve basında çıkan haberler, olayın vahametinin bilinenin ötesinde, uzun sürelere ve onlarca çocuğun mağduriyetine neden olacak biçimde sürdüğünü göstermektedir.

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Anayasa’da bulunan hükümler bu konuda devlete azami sorumluluk vermiştir. Kabul etmek gerekir ki, çocukların eğitim, barınma ve gelişimine dönük her türlü kurum ve kuruluş Bakanlıkların denetimi altındadır.

Karaman’da yaşanan çocuk istismar vakasında da, öncelikle devlet kurumlarının üzerine düşen görevi tam anlamıyla yerine getirmediğini kabul etmek gerekir.

Bu kurumların açılışı, denetimi ve sorumlulukları tek elde toplanmalıdır. İzin ve denetim süreçlerinin farklı bakanlıklar tarafından gerçekleştirilmesi, sorumluluk mekanizmasını kolaylıkla bir başkasına yönlendirmeye neden olmaktadır.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, koordinasyon Bakanlığı olması sebebiyle yaşananların tümünden birinci derecede sorumludur. Özellikle bakıma muhtaç çocukların okul öncesi ve okul sonrası bakım, korunma ve gelişmelerine yönelik denetimler, hem kurum özellikleri, hem kurum işletenleri, hem de kurum görevlilerinin denetiminde oldukça hassas olmayı gerektirmektedir.

Çocuklarla ilgili kurumların meslek örgütlerinin oluşturduğu bağımsız izleme heyetleriyle denetlenmesi desteklenmelidir. Kurum çalışanlarının ve gönüllülerinin hem mesleki eğitim hem de çocuklarla çalışma konusunda yeterliliklere sahip olduğunun denetlenmesi gerekmektedir. Bilinmelidir ki, çocuk istismarı ile mücadelede önleme politikaları asıl çalışma alanı olmalıdır.

Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü Ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi’ne göre; çocukların ilkokuldan başlayarak istismar risklerine ve kendilerini koruma yollarına ilişkin bilgi edinmeleri sağlanmalı, bilgi servisleri oluşturarak çocukların ulaşabilecekleri yardım hatları hayata geçirilmeli, çocuklara dönük suç işleyen kişilerin takibinin yapılarak yeniden çocuklara zarar vermelerinin engellenmesi sağlanmalıdır.

Sorumlu Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’nın kurumun başarılarını öne çıkararak yaptığı açıklamalar, çocukları korumaya hizmet etmeyeceği gibi yaşananların üzerinin kapatılmasının da önünü açacak niteliktedir.  Bu konularda, kişi ve kurumları koruma refleksinden uzak, soruşturma ve inceleme yöntemlerinin gerçekleşmesi sağlanmalıdır.  Bu olayda da, hem kurumun tamamı hem de bu kurumun denetiminden sorumlu olan kişilerin soruşturmaya tabii tutulması gerekir. Başta devlet yetkilileri olmak üzere, herkesin öncelikle koruması gereken, düşünce ve inançlarından bağımsız olarak herhangi bir ayrım yapmaksızın; çocuklardır.

İSTANBUL BAROSU ÇOCUK HAKLARI MERKEZİ 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim