• BIST 109.050
  • Altın 153,876
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 1 °C

Ali Babacan Hukuksuz Uygulamalara İsyan Etti!

Ali Babacan Hukuksuz Uygulamalara İsyan Etti!
Capital ve ekonomist dergileri tarafından düzenlenen 'Uludağ Ekonomi Zirvesi' Grand Yazıcı Otel'de başladı. Programın açılışında konuşan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Hukuktan vazgeçilmesinin mümkün olmadığını vurguladı.

Hukuktan vazgeçilmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Boşluklardan, hukuksuzluklardan istifade eden milyarderler çıkabilir." dedi.

"HUKUK YOKSA, HUKUKSUZLUKLARDAN İSTİFADE EDEN MİLYARDERLER ÇIKABİLİR"

"İstikrar, bir ülke için çok önemli. Ama nasıl bir istikrar? Çünkü istikrarı elde etmenin farklı yolları var. Çok baskıcı rejimlerle bazı ülkeler de istikrarın sağlandığını görüyoruz. Ama biz demokratikleşme ile istikrardan söz ediyoruz. Çevremizde pek çok ülke istikrarsızlık içinde. Gücünü demokrasiden alan bir istikrar önümüzdeki dönem için Türkiye'nin olmazsa olmazı. Çünkü istikrarın sürdürülebilirliği çok önemli. İstikrarın, özgürlüklerin doyasıya yaşandığı bir ortamda sağlanması, temel hak ve özgürlüklerin tam bir güvence altına alındığı bir ortamda istikrarın sağlanması. Hukukun üstünlüğünün tavizsiz şekilde uygulandığı bir ortamda istikrarın sağlanması. Bunlar önümüzdeki dönem çok önemli. Hukuk, hukukun üstünlüğü, hukuk güvenliği. Anayasa'nın ama aynı zamanda bütün yasaların ve ikinci düzenlemelerin evrensel hukuk düzenine sırtını dayayan bir perspektifle hazırlanıyor alması son derece önemli. Gri alanların olmadığı, sadece anayasa değil yasalarda da açık açık her şeyin yazıldığı, kazanılmış hakların sonuna kadar korunduğu, yargının hızlı, adil ve tarafsız çalıştığı bir düzen. İşte ancak bunları sağlarsak Türkiye'de gerçek anlamda bir hukuk devleti olabiliriz.

Birinci sınıf demokrasi olmak için bir hukuk devleti olmak şart. Eğer bir ülkede hukuk yoksa demokrasi kendi başına yeterli değil. Hukuk yoksa, demokrasi o ülkeyi kaosa götürebilir. Hukuk yoksa, halkın iradesi anlamsız hale gelebilir. Hukuk yoksa bir ülkede zenginler olabilir. Ama o ülke topyekün zenginleşemez. Boşluklardan, hukuksuzluklardan istifade eden milyarderler çıkabilir. Ama ülkenin geneline yayılmış bir refahtan, topyekün bir zenginlikten söz edemezsiniz. Hukukun olmadığı bir ülkede kalkınma olmaz. Bunun için önümüzdeki dönemin en önemli reform alanlarından birisi yargı olacak. Adalet bakanlığımız yeni bir yargı reformu taslağını bizlerle paylaştı. Seçimlerden önce anayasa gereği ayrılmak zorunda kaldı. İyi bir çalışma, güzel tespitler var. Seçimden önce belki tartışmak olmayacak ama seçimlerden sonra en önemli konu Türkiye'nin şiddetle ihtiyaç duyduğu yargı reformunu gerçekleştirmek. Yargının iyi bir şekilde güven sağlayamadığı bir ülkede genel anlamda bir hukuktan bahsetmek mümkün değil."

"17-25 ARALIK SÜRECİNDE YARGIYA GÜVEN SARSILDI"

"17-25 Aralık süreci şöyle tartışılır, böyle tartışılır, farklı perspektiflerden ele alınır, eleştirilir ama Türkiye'yi belki de en çok yaraladığı nokta yargıya olan güvenin büyük bir tahribat alması. Bir yapılanmanın, bir paralel yapılanmanın, yargı sistemini kullanarak kendi amacına ulaşmaya çalışması ve böylesine Türkiye'yi sıkıntıya sürüklemesi kabul edilebilir değil, affedilebilir değil. Dolayısıyla yargının mutlaka, anayasa, yasa ve vicdanıyla çalışıyor olması lazım. Hiçbir etki altında kalmadan çalışıyor olması lazım. İşte insan kaynağı yapısından tutun da eğitime kadar, denetim yapılarına kadar pek çok konu son derece önemli olacak önümüzdeki dönemde."

"GÜVENİN OLMADIĞI BİR ÜLKEDE NE YAPARSANIZ YAPIN İSTİKRAR MÜMKÜN DEĞİL"

"Ekonomi politikalarımızı hep güven üzerine inşa ettik. Hep güven dedik. Güven varsa işler kolaylaşıyor. Güvenin olmadığı bir ülkede ne yaparsanız yapın büyüme de istikrar da mümkün değil. Güven nasıl oluşuyor. Burada iş dünyamızın kıymetli insanları var. Onlar çok iyi bilirler, şirket için güven itibar neyse devlet içinde aynısı. Söz vereceksiniz ve yapacaksınız. Yapamayacağınız sözünü vermeyeceksiniz. Taahhütlerinizi gününde yerine getireceksiniz. Ekonomi açısından program açıklayacaksınız ve onu gerçekten uygulayacaksınız, hedef vereceksiniz ve canla başla çalışacaksınız, öngörülebilir ve şeffaf olmaya çalışacaksınız. Şeffaflık varsa orada kolay kolay yanlış işler olmaz. Ne kadar açık şeffaf süreç varsa orada yanlışlıklar, yolsuzluklar o kadar az olur. Hesap verilebilir olmak çok önemlidir."

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın bu çıkışı, son dönemlerde yargıda yaşanan gelişmeleri akla getirdi. Bilindiği üzere birçok hakim, polis ve savcı görevden uzaklaştırılmış ve bazıları hakkında soruşturma başlatılmıştı.

Özellikle 17-25 Aralık operasyonlarında görev alan savcıların açığa alınması ve HSYK tarafından hakklarında soruşturma açılmasına izin verilmesi birçok hukukçu tarafından eleştiirilmiş ve yargının siyasallaşması olarak yorumlanmıştı.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim