• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 9 °C

Amasya Barosu'ndan AYM'nin "İmam Nikahı" Kararına Tepki

Amasya Barosu'ndan AYM'nin "İmam Nikahı" Kararına Tepki
Amasya Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu, Anayasa Mahkemesi'nin "imam nikahı" kararına tepki gösterdi.

Yazılı bir açıklama ile kararı değerlendiren Amasya Barosu, bu konunun takipçisi olacaklarını belirtti.

Açıklama şöyle:

"Anayasa Mahkemesi tarafından, Türk Ceza Kanununun 230. Maddesinin 5’nci ve 6’ncı fıkralarında yer alan, resmi nikâh olmadan dini nikâh kıyan imam ile çiftlere, 2 aydan 6 aya kadar hapis cezası veren maddeyle ilgili, 4’e karşı 12 oyla iptal kararı verilmiştir.  Oyçokluğu ile verilen bu kararı benimsemiyor ve toplumsal etki nazara alındığında telafisi imkânsız sonuçlara yol açacağı kati bir nitelik arz edeceğinden karara karşı çıkıyoruz.

Verilmiş olan iptal kararı, Anayasa’nın, İnkılap Kanunlarının Korunması başlığında düzenlenen 174. maddesinin 4. fıkrasında belirlenen, 17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi ile kabul edilen, “evlenme akdinin evlendirme memuru önünde yapılacağına” dair medeni nikâh esası ile aynı Kanunun 110. maddesi hükmüne aykırı olduğu açıktır. Evlenme akdinin “evlendirme memuru” önünde yapılması kadın ve çocuk haklarının, kadın-erkek eşitliğinin temel taşlarındandır.

Anayasa Mahkemesi gerekçesinde söz konusu maddenin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, düzenlemenin din ve vicdan özgürlüğü, özel hayatın korunması ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini savunmuştur.

Oysaki iptal edilen düzenlemenin amacı, dini merasim yapılmasını –din ve vicdan özgürlüğünü- engellemek değil, dini inançların kullanılarak kadın ve çocukların istismarının engellenmesidir. Kadınların tek eşliliğinin, uygun yaş ve koşullarda evlenmelerinin, evlendikten sonra yönetsel ve ekonomik haklara sahip olmalarının, miras haklarının ve boşanırken boşanma hakkı başta olmak üzere nafaka ve tazminat haklarının kullanılmasında önemli hak kayıplarına sebep olacak bir ortam yaratılmıştır. İptal ile birlikte kadın evlilik hayatında ikincil konuma düşürülmüş ve kararda belirtildiğinin aksine eşitlik ilkesini kadın aleyhine ihlal edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı ile resmi nikâh önceliği kalkacak, dini törenle yapılan evlilik ve özellikle küçük yaşta olan evlilikler çoğalacak, çok eşliliğin önü açılacak ve bunların sonucu kadına karşı şiddet daha da artacaktır. Bu durum, kadının toplumsal hayatta desteklenmesi, sosyal konumunun düzenlenmesi ve kadının önündeki engellerin kaldırılması için pozitif ayrımcılık uygulamasının tamamen ihlaline neden olacaktır. 

Kaldı ki bir hukuk normu oluştururken ya da mülgasına karar verilirken ulusal kültür, politik koşullar ve idari şekil gibi şartlar dikkate alınmak suretiyle zıt yararlar arasında denge kurulması, hakların ve menfaatlerin adalete uygun dağıtımı, toplumsal düzen, kamu güvenliği ve sağlığın korunması, temel hakların ve özgürlüklerin güvenceye alınması, adaletin gerçekleşmesi sağlanır biçimde olması temel şart niteliği arz etmektedir.  Türk Ceza Kanununda yer alan bu maddenin yasal zeminden kaldırılması sayılan kriterler çerçevesinde hiçbir başlık altında telaffuz edilemeyeceği gibi istismara uğrayacağı şüphe götürmez bir gerçektir.

Anayasa Mahkemesi’nin oy çokluğu ile almış olduğu bu karar, Anayasa bir bütün olarak değerlendirildiğinde gerek Anayasa’ya gerekse evrensel hukuk, insan hakları ve laiklik ilkelerine açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Bu karar, kadınların temel haklarını ihlal eden, devrim kanunlarını, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş kanunlarını kadınlar açısından teminatsız bırakan vahim bir karardır.

Hal böyle iken hukuksal alanda yer almayan, evlilik birliği oluştuğu kanaatiyle imam nikâhı ile kurulan tüm evlenme akitlerinin yasal zemin sağlanarak engellenmesi adına ivedi bir şekilde yaratılan boşluğun giderilmesi için kanuni düzenlemeler yapılması, iptal edilen maddenin aksine caydırıcı nitelikte bir müeyyide ihtiva etmesini talep ediyoruz.

Amasya Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu olarak konunun takipçisi olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyururuz."

BAROTÜRK

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim