• BIST 107.206
  • Altın 143,417
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 27 °C

Anayasa Komisyonu Niye Dağıldı?

Anayasa Komisyonu Niye Dağıldı?
Bundan önceki ve son komisyonu başarısız kılan, kararların oy birliğiyle alınması kuralıdır.

Dün akşam saatlerinde, Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun “dağıldığı” ilan edildi.

“Dağılma”, Meclis Başkanı'nın “durum tespiti” idi.

Meclis Başkanı'nın bu tespitinden sonra, ana muhalefet ve iktidar partisi sözcüleri (Bülent Tezcan ve Ömer Çelik) durumun nedenleri hakkında görüşlerini açıkladılar.

2011 sonrasında kurulan Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun kuruluşundaki temel hata, komisyonun karar alma kuralından çıkıyordu. Partilerin eşit sayıda üyeleriyle oluşturulan komisyonun kararlarını da oy birliğiyle alınabilecekti.

“Komisyon oy birliğiyle karar alır” kuralı, bir partinin değil, o partiden bir üyenin bile kabul etmeyeceği bir önerinin karara dönüşemeyeceği anlamına geliyordu. Açıkçası, bu kural komisyonun bir karar vermesini çok, ama çok zorlaştırıyordu; kural “komisyon karar almayacak” demekle eşdeğerdi. Nitekim 2011 komisyonu bir metinde anlaşamadan bitti.  

1 Kasım sonrasında da partilerin eşit üye sayısıyla Anayasa Mutabakat Komisyonu oluşturuldu.

Usul tartışmasında, henüz karar noktasına gelmeden “Komisyon dağıldı”!

Anladığım, usul tartışmasının esasla karıştırılmasından bu kadar çabuk sorun çıktı. CHP, usul meselesi tartışılırken, meşhur “kırmızı çizgilerini” söyledi, esas ile usul birbirinin içine girince sonuç doğal olarak alınamadı.

Bundan önceki ve son komisyonu başarısız kılan, kararların oy birliğiyle alınması kuralıdır. Komisyonu bu kural bulunduğu için dağılmıştır.  

Komisyonun kurulurken, “karar yeter sayısını” belirlenmeliydi. Doğal çoğunluk (7) idi. Üçte iki dense (8), dörtte üç dense (9) olurdu. Yani komisyonun sayısı için iki veya üç parti aranabilirdi.

Bu kural konulsaydı, hem partilerin hem üyelerin etkinliği yükselecek ve üyelerin de kişiliği korunacaktı.

İlk komisyon için benim önerim karar için gerekli ve yeter sayının (7) olmasıydı. Bu en çok (8)’e çıkarılabilirdi.  

Temel yanlışlık buydu.

Karar alınmasında tam çoğunluk, 4 partinin her maddede uzlaşmasının aranması, daha başta yeni anayasa taslağının kurulan komisyonda yazılmayacağının, bu komisyondan siyasi bir sonuç beklenmediğinin ilanı demekti.

Buradaki tuhaflık, kuralı muhalefet partilerinin istemesi ve desteklemesidir.

Komisyon çalışmaları için belli bir süre koyan iktidarın “demokratik görünen” önerisini, ana muhalefet partisi de, diğer partiler de kabul etti.

Kuralın demokrasiyle, insan haklarıyla, komisyon çalışmaları için konulmuş evrensel kurallarla ilgisi ve tutarlılığı yoktur.

Komisyonu başarısız kılacak oy birliği kuralının sonucu, beklendiği gibi daha üçüncü toplantıda açıklandı.

Şimdi partilerin uzun basın toplantılarıyla birbirini suçlamaları öncelikle kendilerine haksızlıktır.

TARHAN ERDEM / Radikal

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim