• BIST 97.713
  • Altın 145,018
  • Dolar 3,5685
  • Euro 3,9995
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C

"Anayasa Mahkememizle İftihar Ediyorum"

"Anayasa Mahkememizle İftihar Ediyorum"
Hürriyet Gazetesi yazarı Taha Akyol bugünkü yazısında yargıya saygı duyulması gerektiğini belirtti ve Anayasa Mahkememizle iftihar ediyorum dedi.

Taha Akyol'un "Yargıya Saygı" başlıklı yazısı; 

 

ANAYASA Mahkemesi’nin Twitter yasağını kaldırması iktidar yanlısı çevrelerde büyük
tepki çekti.

Zaten Sayın Başbakan’ın “Karara saygı duymuyorum” demesinin ardından
bekliyordum bu tepkileri. Çünkü siyasi kutuplaşma maalesef “siyasete göre
düşünme”yi keskinleştirdi; siyasi yarar dışındaki değerlere gereken önem verilmiyor,
bunlardan biri de maalesef hukuk... Emniyet müdürlerine Ankara’dan telefon açılıp
“Savcıların emrini uygulamayın” diye emir verilmesi kimin aklına gelirdi?!
En tuhafıma giden, AYM kararının “gayri milli” diye suçlanmasıydı. Çok saçma olduğu
görülmüş olmalı ki artık böyle diyen yok. Anayasa Mahkemesi “İç yargı yolu
tüketilmeden karar verdi” diye eleştiriliyor. Yani İdare Mahkemesi’nin, hatta belki de
Danıştay’ın kararı beklenmeli, AYM en sonunda karar vermeliymiş...

NİYE ACİLEN?

Anayasa Mahkemesi, Twitter yasağı konusunda “iç yargı yollarının tüketilmesi”ni
bekleseydi, yasak aylarca sürebilirdi, hatta “iç yargı yolu” belki birkaç yıl zaman
alabilirdi. Bunun anlamı yasak süresini idarenin yani iktidarın takdirine bırakmak değil
midir?

Halbuki Twitter yasağı basit bir “asayiş” tedbiri değildir. AYM kararında “milyonlarca
kullanıcısı olan bir sosyal paylaşım sitesine erişimin engellenmesinin demokratik
toplumun temellerinden olan ifade özgürlüğünü sınırlayıcı etkisi” olduğu belirtiliyor.
Kim böyle olmadığını söyleyebilir? 

Bu tespiti yapan AYM şu sonuca varıyor: “Bu tür sınırlamaların hukuka uygunluğunun
acilen denetlenmesi ve hukuka aykırılık tespiti halinde sınırlamanın hemen
kaldırılması demokratik hukuk devleti ilkesinden kaynaklanan bir zorunluluktur.”
Sayın Başbakan, “şu kadar dava sırada beklerken” AYM’nin bu kararı “hemen”
vermesini eleştiriyordu ya, sebebi budur.

YASAĞIN SÜRESİ?

Bu yazdıklarım AYM’nin bu dava için icat ettiği görüşler değildir. Kararda hem AYM’nin
hem AİHM’nin bu yöndeki içtihatlarından çok sayıda emsal verilmektedir. Twitter
yasağının aslında siyasi bir karar olduğu, Başbakan’ın sözlerinden açıkça bellidir.
Madem hükümetimiz gerek görmüş, yasak birkaç ay daha devam etsin, AYM
karışmasın, denilebilir mi?

AYM kararında bunun da cevabı var: Kararda idari yargı süreci beklenseydi “siteye
erişimin ne zaman sağlanacağının belirsiz” kalacağı belirtiliyor. Gerçekten, AYM kararı
olmasaydı hükümet yasağı ne zaman kaldırırdı? Bunun bilen var mı? Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesi’ne aykırı bir hürriyet kısıtlaması “belirsizliğe” bırakılamayacağı için
AYM davayı kabul ederek yasağı kaldırdı.

DÖRDÜNCÜ KUVVET

Demokrasinin temeli seçimlerdir, yasama ve yürütme erkleri elbette sandıktan çıkar.
Fakat üçüncü erk olan yargının bağımsızlığı da demokrasinin olmazsa olmaz bir
temelidir. Bir de ‘dördüncü erk’ var, AYM kararında şöyle anlatılıyor: “Demokratik bir
sistemde, kamu gücünü elinde bulunduranların yetkilerini hukuki sınırlar içinde kullanmalarını sağlamak açısından basın ve kamuoyu denetimi en az idari ve yargısal denetim kadar etkili bir rol oynamakta ve önem taşımaktadır...”

Peki hiç sınırlanamaz mı? Elbette sınırlanır. AYM kararında şöyle deniliyor: “Sınırlayıcı
tedbir, gereğinden ağır ve katı ise o sınırlama ölçülü olmayacağı gibi demokratik
toplum düzenine de uygun bir sınırlama olmayacaktır.” 

Bazı sayfalar yüzünden tüm erişimi yasaklamanın “ölçülü” bir hareket olduğunu kim
söyleyebilir?! Ben 2010 referandumuyla evrensel hukuka yönelen Anayasa
Mahkememizle iftihar ediyorum.

ELEŞTİRİNİN DİLİ

Son bir not: AKP’li Süleyman Soylu, Adana İl Seçim Kurulu’nda ve YSK’da “paralel
hâkimler” olduğunu söyledi! Bu sözleri merkez sağdan gelen Soylu’ya
yakıştıramıyorum, kınıyorum.
Hâkimlerin, mahkemelerin, yargı kurullarının yanlışları
varsa itiraz edersin, eleştireceksen hukuk diliyle eleştirirsin. Siyasette kariyer yapmanın
yolu “ölçüsüz” söz ve davranışlar olmamalı. Siyasi kutuplaşma, hukuku ve nezaketi
ezmemeli. Ergenekon ve Balyoz davaları sırasında da yazmıştım, yargıyı eleştirelim
fakat “saygılı” ve “hukuki” bir dille...

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim