• BIST 97.717
  • Altın 144,143
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 11 °C

Anayasa Mahkemesi'nden Kritik Karar

Anayasa Mahkemesi'nden Kritik Karar
Anayasa Mahkemesi (AYM) 21 Mart’taki Nevruz ve 7 Haziran’daki seçimler öncesinde son derece kritik bir karara imza attı.

AYM, Demokratik Toplum Partisi (DTP) üyesi olan başvuruculara, İdil’de 21 Mart 2007’deki Nevruz kutlamaları için Kürtçe-Türkçe el ilanı hazırladıkları gerekçesiyle verilen cezayı, “İfade özgürlüğünün ihlali” saydı. AYM, bu nedenle DTP’lilerin yeniden yargılanmasına karar verdi. AYM, ihlal tespitinin yeterli tatmin sağladığı gerekçesiyle manevi tazminatı reddederken, verilen 3600 lira adli para cezasını geri alabilecekleri için maddi tazminat da vermedi. AYM, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere kararın bir örneğini İdil Asliye Ceza Mahkemesi’ne de gönderdi. AYM kararında, özetle şöyle denildi:

Demokratik toplumda gereksiz

“2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun olayların gerçekleştiği tarihte yürürlükteki 117. maddesi ve halen yürürlükte bulunan 81. maddesi, siyasi partilerin Türkçe dışında bir dil kullanmalarına geniş kapsamlı bir yasak getirmekte idi. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından önce sözü edilen hükümlerin ihlalleri halinde 6 aydan az olmamak üzere hapis cezası verilmesi gerekmekteydi. 2820 sayılı Kanun’un 117. maddesi AYM’ce yeterince belirgin bir kural olmadığından bahisle iptal edilmiş olmasına rağmen başvurucuların söz konusu Kanun nedeniyle aldıkları cezalar iptal tarihinden sonra infaz edilmiştir.

Türkçe dışında kalan dillerin siyasi partilerin tüm faaliyetlerinde kullanımının tamamen yasaklanması ve beraberinde cezai yaptırımlar getirilmesi, Anayasa’nın 26. maddesinde teminat altına alınan ifade özgürlüğü gibi demokratik toplumun temel değerleri ile bağdaşmaz.

Cezai yaptırımlar nedeniyle görüş ve fikirlerin gerektiği şekilde iletilmesi için uygun dilin kullanılamaması durumunda kişilerin görüş ve fikirlerini açıklama ve bu görüş ve fikirleri dinleme hakkının varlığından söz edilemez. Başvurucuların Kürtçe el ilanı bastırmalarından dolayı cezalandırılmaları zorunlu bir sosyal ihtiyacı karşılamamaktadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle başvuranların ifade özgürlüklerine yapılan müdahalenin ‘demokratik bir toplumda gerekli’ olmadığı kanaatine varılmıştır.” 

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim