• BIST 89.879
  • Altın 145,062
  • Dolar 3,6242
  • Euro 3,9031
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 2 °C

"Anayasa Mahkemesi'nden Sonuç Alamayanlar, Direk AİHM'e Gidebilir"

"Anayasa Mahkemesi'nden Sonuç Alamayanlar, Direk AİHM'e Gidebilir"
Yargıtay Onursal Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk, her an cezai soruşturma riski altında bulunan gazetecilerin düşünceyi açıklama özgürlüklerinin ihlal edildiğini belirtti.

Duayen hukukçu,  salt gazetecilik faaliyetleri nedeniyle hakkında dava açılan kişilerin  hak ihlalerinin Anayasa Mahkemesi tarafından giderilememesi durumunda doğrudan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) gidilebileceğine dikkat çekti.  Sistemli bir şekilde Türkiye'de ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini ve bu durumun Avrupa Konseyi tarafından bilindiğini vurgulayan Selçuk, “AİHM önünde Sözleşme'nin 7 ve 10'nuncu maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmek, sonuç alınacağı kuşkulu olsa bile, kanımca yerindedir. Bu açıdan yargılamaların sonucunu beklemeye gerek yoktur.” şeklinde konuştu.

Davaların sonuçları beklenmeksizin AYM'ye başvurularak tedbir kararı istenebilir

12 Eylül 2010 referandumunda tanınan bireysel başvurunun konusunu, Anayasa ve AİHS tarafından güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerin oluşturduğunu söyleyen Selçuk, “Açılan davaların sonuçları beklenmeksizin düşünceyi açıklama özgürlüğünün ihlaline dayanılarak AYM'ye başvurulmasının ve tedbir kararı istemenin yerinde olacağı kanısındayım.” dedi.

AYM gerekli kararı vermiyorsa AİHM'e başvurulabilir

Hak ihlalleri konusunda ilk önce iç hukuk yollarının tüketilmesi gerektiğinin altını çizen Prof.Dr. Sami Selçuk, “AYM, gerekli kararı vermediği takdirde iç hukuk yollarının tüketildiği gerekçesiyle AİHM'ye başvurmakta yarar görmekteyim. Hiç kuşkusuz Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, ikincil nitelikte ayrıksı bir yasa yoludur. Temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle genel ve iç yargı mercilerinde olağan yasa yollarıyla çözülmesi ve olağan yargı mercilerine hak ihlali iddialarını değerlendirme ve gerektiğinde ihlalin sonuçlarını giderme olanağı tanınması; dolayısıyla bireysel başvuru yoluna, iddia edilen hak ihlallerinin bu olağan denetim mekanizması içinde giderilememesi durumunda başvurulması gerekir.” ifadelerini kullandı.

Olası soruşturma ve cezai risk AİHM'e göre ifade özgürlüğünü donduran nitelikte

AİHM'e göre görüşleri nedeniyle cezai soruşturma riski altında olan kişilerin ‘ifade özgürlüklerinin' donmuş sayıldığı belirten Selçuk, Mahkeme'nin 2011 tarihli Prof.Taner Akçam/Türkiye kararını emsal gösterdi. Selçuk, ifade özgürlüğünü donduran durumları ise şu şekilde özetledi: “Sergilediği görüşleri konusunda cezai kovuşturma riskine maruz kalma tehdidinin kişinin davranışlarını değiştirmesine yol açacak boyutta olması, yazılı hukukun doğrudan etkileme riskine maruz bir grubunun üyesi olduğu için cumhuriyet savcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilse bile kişiyi gelecekte benzer görüşlerini sergilemede bulunmaktan vazgeçirebilecek bir korku olasılığı ve olası tacizlere maruz kalan kişi hakkında yeni soruşturmalara yol açma potansiyelini taşıması, kovuşturma riskine girmemek için bilimsel çalışmalarında kendi kendini sınırlamaya ve davranışlarını değiştirmeye zorlaması, kişiyi sürekli gerilim, korku içinde yaşatacağı için, bütün bu olgular Mahkemece ifade özgürlüğünün kullanımını dondurucu nitelikte görülmüş. Sonuçta Akçam'ın başvurusunu yerinde bulunmuş ve Türkiye'nin Sözleşmenin düşünceyi açıklama özgürlüğüyle ilgili 10'uncu maddesini çiğnediği sonucuna ulaşılmıştır.” 

Salt gazetecilik faaliyetleri açılan davalarla özgürlükler ihlal ediliyor

Salt gazetecilik nedeniyle kamu davasına maruz kalan gazetecilerin özgürlüklerinin ihlal edildiğini söyleyen Selçuk, “Bu ve bu kararda yollama yapılan dayanak kararlar karşısında salt gazetecilik etkinlikleri ve dolayısıyla düşünceyi açıklama özgürlüğü çerçevesinde kalan, bir başka deyişle olaylara/olgulara (facta) dayalı bilgilendirme (statement of facts) yüzünden haklarında kamu davası açılmış ya da açılma tehdidi yaşayan kişilerin bu özgürlüklerinin çiğnendiği (ihlali) görüşündeyim.” açıklamasını yaptı.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim