• BIST 104.123
  • Altın 145,814
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 15 °C

Anayasa Mahkemesi'nin Aşı Kararı WHO'nun Eğilimiyle Çelişiyor

Anayasa Mahkemesi'nin Aşı Kararı WHO'nun Eğilimiyle Çelişiyor
Anayasa Mahkemesi anne-baba rızası olmadan çocuğa zorunlu aşı yaptırılmasının Anayasa’nın 17’nci ve 13’üncü maddesine aykırı bularak ihlal kararı verdi. Fakat Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bu konuda farklı düşünüyor.

Ayşe Nur Dil / Ankara Strateji Enstitüsü

Anayasa Mahkemesi anne-baba rızası olmadan çocuğa zorunlu aşı yaptırılmasının Anayasa’nın ‘kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı’nı düzenleyen 17’nci ve “temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanabileceğine” ilişkin 13’üncü maddesine aykırı bularak ihlal kararı verdi. 

AYM, çocuğa aile rızası olmadan aşı konusunda bir kanuni düzenleme bulunmadığı, temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceği gerekçesiyle ihlal kararı verdiğini belirtti(1) . Karar  AYM Genel Kurulu’nca verildiği için ilke kararı niteliği taşıdığından, benzer bireysel başvurularda da ihlal kararı verilebilecek.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin Kararı

AYM’nin bu kararı iki konuda eleştirileri üzerine çekmektedir. İlk olarak Yargıtay 2. Hukuk Daire’sinin “aşılarda domuz kanı var” ya da “çocuğuma zararlı” gibi gerekçelerle karşısına gelen davalarda Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Medeni Kanunu’na dayanarak, “çocuğun üstün yararı” gerekçesiyle “devlet, geçerli bir delil gösterilmedikçe, anne-baba rızası aramaksızın çocuğa zorunlu aşı yaptırabilir” şeklindeki zorunlu aşıya izin veren bir kararı bulunmaktadır. Diğer bir deyişle AYM “zorunlu olduğu kanunla bildirilmiş olanlar dışındaki aşılar için ana baba rızası ararken, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi çocuğun üstün yararı ilkesi gereği “ana-baba rızası aramaksızın aşı yapılmasını” hükme bağlamıştır.

Bu durumda çocuğuna aşı yaptırmak istemeyen ebeveynler, mahkemeye başvurduklarında, kararının temyiz incelemesinde bozulmasını istemeyen mahkeme “zorunlu aşı” kararı mı yoksa bağlayıcı olmadığı halde emsal kabul edilen AYM’nin bu konudaki bireysel başvuru kararına uygun olarak mı karar verecektir? Bu ikilem AYM’nin gerekçesinde işaret ettiği üzere Sağlık Bakanlığı’nca çağın şartlarına uygun şekilde zorunlu aşıların listelendiği yeni bir kanun çıkarılması yoluyla çözülebilir.

WHO’nun Eğilimi ve ABD Yüksek Mahkemesi Kararı: Zorunlu Aşı Şart

Bir diğer eleştiri ise Dünya Sağlık Örgütü’nün(WHO) bu konudaki eğilimi ve ABD Yüksek Mahkemesi’nin 1905 tarihli kararı ile AYM’nin kararının çelişmesi konusundadır. WHO’nun verilerine göre basit bir hastalık olarak tanımlanan grip için bile toplum sağlığı açısından aşı zorunludur(2).

ABD Yüksek Mahkemesi’nin bu konudaki Jacobson v. Massachusetts kararı(3) 1902 senesindeki çiçek salgını sırasında aşı olmayı reddeden ve hastalanarak hastalığını oğluna ve etrafındakilere bulaştıran Henning Jacobson’ın kendisine verilen cezayı mahkemeye taşımasıyla verilmiştir. Jacobson zorunlu aşının vahşice ve insanlık dışı olduğu savunmasında bulunmuştur. Mahkeme ise zorunlu aşının çocuğun yararından çok toplumun yararına olması üzerinde durmuş ve kararı bu yönde vermiştir. Kişisel özgürlüklerin toplumsal gerekler karşısında sınırlandırılabileceğinin altını çizen mahkeme her insanın ortak yararlar karşısında sınırlanacağı bir alanın da olabileceğine hükmetmiştir.

Jacobson kararı üzerinden temel sağlık kitabı “Law in Public Health and Practice”de  yapılan bir tartışmada(4) ise “çocuklara okullarda hukuki zorlamayla yapılan aşının büyük kapsamlı genel bir trajedinin önleyicisi olduğu” sonucuna varılmıştır.

Konuyu Hukukçular Değil Tıpçılar Tartışmalı

Buraya kadar birey-toplum hakları bağlamında hukuki açıdan ele aldığımız konu, tıbbi olarak toplum sağlığı açısından hayati önem taşımaktadır. Uzmanlar bir hastalığa bağışıklık kazanmanın ve yenmenin aşılanma süreçleri sayesinde olduğunu belirtmektedir(5).

Yine geçmişte toplu ölümlere neden olan hastalıkların günümüzde problem olarak görülmemesi de aşıya bağlanmaktadır(6). Çiçek hastalığının bir dönemin onulmaz derdi olup, günmüzde esamesinin okunmamasının sebebi, hastalığın aşılanma yoluyla yenilmesi ve bu aşı zinciri sayesinde nesillerin bağışıklık kazanmış olmasıdır. Bir zamanların ölümcül hastalıklarının da aşı zinciriyle yoğunluğu ve gücü azaltılmış, yok olma seviyesine getirilmiştir. Ancak hastalıkların bittiği ya da aşılanmanın gereksiz olduğu fikriyle aşılanma zincirinin kırılması bu tür hastalıkların yeniden güçlenmesine, hatta yenilerinin oluşmasına neden olabilecektir. Bu tehlike karşısında herşeyden önce tıbbi uzmanlık gerektiren konu “özgürlükçü yaklaşımların biricik adresi” olma hevesiyle ele alınmamalı, eni konu tartışılmalıdır. Zira yetersiz bilgiler ve çağdaş eğilimler çerçevesinde hayati bir konuda verilecek yanlış kararlar geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilir.

http://www.hurriyet.com.tr/zorla-asi-olmaz-40013389
http://www.who.int/influenza/surveillance_monitoring/updates/2012_10_26_update_GIP_peer_reviewed/en/
Kararın tamamına buradan ulaşabilirsiniz: https://supreme.justia.com/cases/federal/us/197/11/case.html
Law in Public Health and Practice, Richard A. Goodman, sf.355, Oxford Publishing
http://www.cdc.gov/vaccines/pubs/parents-guide/parents-guide-part4.html
http://www.radikal.com.tr/hayat/dunyanin-tartisigi-konu-cocuga-asi-yaptirmali-mi-yaptirmamali-mi-1394971/

Kaynak: Ankara Strateji Enstitüsü

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim