• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 12 °C

ANAYASA MAHKEMESI'NIN İPTAL KARARI

Prof. Dr. Ersan ŞEN

Kişi hak ve hürriyetlerinin koruyucusu olan, istisnai olarak da siyasi parti davalarına bakan ve "Yüce Divan" sıfatıyla ceza yargılaması da yapan Yüksek Mahkeme, dershanelerin kapatılmasına dair kanunla ilgili verdiği iptal kararı ile gündemde yer aldı. Peki nedir bu iptal kararı ve sonuçları ne olacak? Elbette kararın gerekçesi yazılıp Resmi Gazete'de yayımlanmadan bu konuda bağlayıcı bir açıklamada bulunmak mümkün değildir. Ancak bir doğru vardır ki, o da ilgili kanunun dershane ile ilgili olan kısmı iptal edildi. Her ne kadar Anayasa Mahkemesi kanunlarla ilgili incelemesine dair kararlarını gerekçesi yazılmadan açıklanmayacağı Anayasa m.153/1'de söylense de, uygulmada bu kurqalın hereğinin yerine getirilemediği görülmektedir.

Ana Muhalefet Partisi olarak Cumhuriyetçi Halk Partisi dershaneleri kapatan kanunu, Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla Yüksek Mahkemeye götürmüş ve Anayasa m.2, 13, 42 ve 48'e aykırı olduğundan bahisle kanunun iptalini talep etmiştir. İptali talep edilen kanunun yürürlüğünü durdurmayan Yüksek Mahkeme, kanunun esastan görüşülmesi amacıyla inceleme sırasına almıştır. Kamuoyuna yansıdığı kadarı ile Yüksek Mahkeme; dershanelerin okula dönüşmesini, 1 Eylül 2015 tarihi itibariyle kapanmasını ve dersanelerde çalışan öğretmenlerin geleceği ile ilgili hükümler içeren kanunu iptal etmiştir.

İptali talep edilen kanun, hangi değişikliğe neden olmuşsa iptal kararı yürürlüğe girinceye kadar uygulanır ve o ana kadar yürürlüğüne son verdiği bir kanun veya kanun hükmünde kararname varsa, Yüksek Mahkeme tarafından kanunun iptal edilmesi ile tekrar yürürlüğe giremez.       

İptal edilen kanunla ilgili gerekçeli karar yayımlanıncaya kadar, iptal edilen kanunla kazanılan haklar ve meydana gelen değişiklikler korunur, kayıplar varsa yeni bir kanun çıkarılmadıkça eski hale dönmez ve iptal edilen kanun veya kanun hükmünde kararname de tekrar yürürlük kazanmaz. Çünkü Anayasa m.153/2'ye göre, Yüksek Mahkeme kanun koyucu gibi hareket etmek suretiyle yeni bir uygulamaya yol açacak şekilde karar veremez.     

Esasında müktesep/kazanılmış hak tartışması dershanelerle ilgili kanun değişiliği yapılırken de gündeme geldi ve biz de bu konuda uyarılarda bulunduk. Müktesep hakkın uluslararası kabul gördüğü, "hukuk devleti" ilkesinin ve hukuk güvenliği hakkının bir gereği olarak, yapılan yasal değişikliklerde müktesep haklara saygı gösterilmesi gereğine işaret ettik, ancak Türk Hukuku'nda bu müessesenin korunmasında bir istikrar olmadığını ve keyfi hareket edildiğini ifade etmek isteriz. 

Anayasa Mahkemesi, ortaya çıkabilecek hukuki boşluğun veya karışıklığın önüne geçebilmek amacıyla verdiği iptal kararının yürürlüğe giriş tarihini ayrıca kararlaştırabilir. Bu süre, iptal hükmünün Resmi Gazete'de yayımı tarihinden itibaren bir yılı geçemez.  

Anayasa Mahkemesi, iptali talep edilen kanunla ilgili yerindelik, yani bir hiyerarşik üst gibi kanunun çıkarılmasının isabetli olup olmadığı incelemesi yapamaz. Yüksek Mahkeme, "kuvvetler ayrılığı" ilkesi çerçevesinde hukukilik denetimi yapar.          

Yüksek Mahkeme; Anayasaya, bağlı olduğumuz uluslararası sözleşmeler ile hukukun evrensel ilke ve esaslarına aykırı olduğunu tespit ettiği kanunu iptal eder ve bu karar kesin olup herkesi bağlar. Ancak bu iptal kararı geriye yürümez, yani iptal edilen kanunun uygulandığı dönemde gerçekleşen tasarruf ve sonuçları hukuka aykırı duruma getirmez. Bu kural, Anayasa m.153'ün emridir.

Yüksek Mahkeme, iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlandığında derhal yürürlüğe girmesiyle ortaya çıkabilecek hukuki boşluğu dikkate alıp, yürürlük tarihini en geç bir yıla kadar erteleyebilir. Esasında iptal kararı yayımla yürürlüğe girmelidir, fakat doğabilecek yasal boşluk veya mağduriyetler sebebiyle kanun koyucunun yeni kanun çıkarması için bu tür yol öngörülmüştür. Çünkü Anayasa Mahkemesi, kanun koyucu gibi davranamaz. Yasama ve yürütme organları, iptal kararının yayımlanıp yürürlüğe girmesi ile ortaya çıkabilecek sorunları ve mağduriyetleri giderebilecek yasal ve idari tedbirler almalıdır.         

Bu tespitler ışığında; Yüksek Mahkemenin, dershaneleri 1 Eylül 2015 tarihinde kapatan kanun hükmünü iptal ettiğinden bahisle eski sisteme dönüleceği düşüncesi doğru değildir. Bunun için TBMM, hukuki boşluk doğmaması ve mevcut dershaneler ile dershaneden okula dönüşmek üzere olanların ve dönüşenlerin yasal dayanaktan yoksun kalmamaları, müktesep hakların korunması, hizmet veren ve alanların mağduriyetlerinin önlenmesi veya giderilmesi, fırsat eşitliğinin sağlanması amacıyla yeni kanun çıkarmak zorundadır. Aksi halde, her kafadan farklı bir ses çıkmaya devam edecek, bu da eğitim-öğretim alanında güvensizliği ve belirsizliği körükleyecektir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim