• BIST 97.565
  • Altın 145,228
  • Dolar 3,5680
  • Euro 3,9893
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 15 °C

ANAYASA MAHKEMESİ’NİN TUTUKLULUK İNCELEMESİ

Prof. Dr. Ersan ŞEN

Anayasa Mahkemesi; sulh ceza hakimliği, yerel mahkeme, istinaf veya temyiz mahkemesi değildir.

Yüksek Mahkeme, yargı kararları üzerinde hukukilik denetimini sınırlı yapar. Bu denetim; başvuru şekli, süresi ve sebebi yönleri ile dar tutulmuştur.

AYM bireysel başvuru incelemelerini, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ile sınırlı yapmaktadır.

Bir hak veya hürriyet;

Hem İHAS ve hem de Anayasada düzenlenmişse,
İHAS’da düzenlenmiş, fakat Anayasada düzenlenmemişse,
Anayasa Mahkemesi tarafından hak ihlali iddiası bakımından incelemeye tabi tutulur.

Hak veya hürriyet Anayasada tanımlanmış, fakat İHAS’da düzenlenmemişse, Anayasa Mahkemesi konu sınırlaması nedeniyle hak ihlali iddiasını inceleyemez. Örneğin; iş ve çalışma hürriyeti Anayasada güvence altına alındığı halde, İHAS’da yer almamaktadır. AYM, bu hürriyete yönelik bireysel başvuruyu inceleyemez. Böyle bir inceleme, kişi hak ve hürriyetine yönelen ihlalin “yan” sonucu olarak kabul edilmelidir.
Tutuklanan bir basın mensubunun; kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının yanında, basın hürriyeti ile iş ve çalışma hürriyeti ihlal edilmiş olabilir. Bu durumda AYM; hukuka uygun olmayan tutukluluğun, İHAS’ın güvencesi altında bulunan basın hürriyetini de ihlal ettiğine karar verebilir. Ancak iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, Anayasa Mahkemesi’nin doğrudan karar verebileceği bir konu olmayıp, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlaline bağlı bir yan sonuç olarak değerlendirilebilir.

Soruşturma aşamasında AYM, devam eden bir ceza soruşturmasında tutukluluğun hukukiliğini inceleyebilir. Burada AYM’nin inceleme yetkisi; ilk tutukluluğa (tutuklamanın şartları) ve tutukluluğun devamı halinde (tutuklamanın şartlarının sürüp sürmediği veya tutukluluk süresinin makullüğü ile ilgili) şüpheli veya müdafiinin kendiliğinden yapacağı tahliye başvuruları ile sınırlıdır.

CMK m.108 kapsamında en geç 30 günlük sürelerde yapılan aylık ara incelemeler, bireysel başvuru kapsamında incelenmemektedir. AYM; ara incelemelerin soruşturma aşamasında hakimlikçe ve kovuşturma aşamasında mahkemece re’sen yapılan tutukluluk incelemeleri olduğundan bahisle, bu tür başvurular hakkında doğrudan kabul edilemezlik kararı vermektedir.

İlk tutukluluk dışında tutukluluk incelemesinde, artan şüphe seviyesi ve tutukluluk süresinin makul olup olmadığı önemlidir. Tutukluluk süresinin makullüğünün, Ceza Muhakemesi Kanunu m.102’de öngörülen azami sürelerle bir ilgisi yoktur. Ağır cezalık işlerin soruşturma aşamasında şüpheli yedi veya sekiz ay, hatta bir yılı aşkın tutuklu kalabilmektedir. Olağan durumda bu sürelerinin bir tedbir olan tutukluluk için makul olduğu söylenemez. Uzun tutuklulukta aranan şüphe seviyesinin artıp artmadığına, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını kısıtlayan tutukluluğun devamına ihtiyaç olup olmadığına bakılmalıdır. Uzun tutukluluk sürecinde, şüphe seviyesinin artıp artmadığının incelenmesi gerekir. Esas olan, şüphelinin bir an önce tabii hakim ve mahkeme güvencesi uyarınca davasına bakacak mahkeme huzuruna çıkarılmasının sağlanmasıdır. Bu hak, suçsuzluk/masumiyet karinesi altında bulunup da tedbiren tutulan kişi açısından çok önemlidir.

İHAS m.5/3’de öngörülen “makul süre içinde yargılanma” veya “yargılanma süresince serbest bırakılma” hakkı gereğince şahıs, ya davasının bir an önce açılarak mahkeme huzuruna çıkarılmayı ya da soruşturma evresinin “tutuksuz” şekilde sürdürülmesini isteme hakkına sahiptir. Soruşturma evresinde sulh ceza hakimliğince yapılan tutukluluk incelemesi, şahsın serbest yargılanma veya makul süre içinde yargılanma hakkı bakımından yeterli olmayacaktır. Belki bu inceleme İHAS m.5/4’ü karşılayacaktır, fakat soruşturma aşamasında tutulan şüphelinin makul bir sürede yargılanma veya yargılama sırasında serbest bırakılma hakkını düzenleyen İHAS m.5/3 için yeterli olmayacaktır.

İHAS m.5/3; soruşturma aşamasında tutukluluğun devamında, ilgili ve yeterli gerekçe şartı ile artan şüphe seviyesi şartını aramaktadır.

İHAS m.6/1’de öngörülen makul sürede yargılanma hakkı, dava açılmakla başlayan kovuşturma aşamasında dikkate alınır. Şahıs, soruşturma aşamasında tutuklu ise, bir an önce davaya bakacak olan mahkemenin huzuruna çıkabilme, yani makul sürede yargılanma hakkı için İHAS m.5/3’e başvurmalıdır.

Şahıs soruşturma aşamasında tutuklu değilse, lekelenmeme hakkının korunması amacıyla bir an önce hakkında yürütülen soruşturmanın sonuçlandırılması için, suçsuzluk/masumiyet karinesini güvence altına alan İHAS m.6/2’nin gözetilmesini talep edebilir. Çünkü tutuklu olmayan veya adli kontrol altında bulunan şüpheliyi, hakkında yürüyen soruşturmanın bir an önce tamamlanmasını isteme hakkına sahip kılan hüküm, İHAS m.6/1’in ilk cümlesi olmayıp, ya İHAS m.5/3 veya dolaylı da olsa İHAS m.6/2’dir. İHAS m.5/3 tutuklularla ilgili olduğuna göre, tutuksuz soruşturulanın baskı altında kalmaması ve haklarında yürüyen soruşturmanın bir an önce tamamlanmasını İHAS m.6/2’ye göre talep etme hakkı vardır.

Yeri gelmişken, henüz infaz edilmeyen yakalama emrine karşı;

- CMK m.98’ye göre sulh ceza hakimlik,

- CMK m.199’a göre kovuşturmayı yürüten mahkeme nezdinde itiraz edilebilir. Hakkında yakalama emri çıkarılanın veya avukatının yapacağı itiraz, CMK m.267 ve devamı maddeleri kapsamında incelenip sonuca bağlanmalıdır. İtiraz üzerine verilecek karara karşı ilgili, kararın tebliğinden veya öğrenilmesinden itibaren 30 gün içinde AYM’ye bireysel başvuruda bulunabilir. Her ne kadar yakalama emrinin gereği yerine getirilemese de, şahsın kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının kısıtlanma ihtimali mevcut olup, şahıs kamu otoritesinin baskısı altındadır. Yakalama emrinin süjesi olan şüpheli, İHAS m.5 ve Anayasa m.19’nın güvencesi altında olan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ihlal edildiği gerekçesi ile yakalama emrine karşı Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunabilecektir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim