• BIST 106.149
  • Altın 161,474
  • Dolar 3,8876
  • Euro 4,5859
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 10 °C

Ankara Barosu'ndan Başbakan Davutoğlu'na Tepki

Ankara Barosu'ndan Başbakan Davutoğlu'na Tepki
Ankara Barosu Kadın Hakları Komisyonu, kadınların doğum yapması vatani görevdir diyen Başbakan Davutoğlu'na bir açıklama ile tepki gösterdi.

Basına ve kamuoyuna,

Kadınlar bu kez de ülke gündemine, doğum yapmakla, " mübarek" oldukları ve "vatani görev" yaptıkları söylemiyle geldiler.

Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde kurulan ve muasır medeniyetlere ulaştırılmak üzere bizlere emanet edilen Türkiye Cumhuriyeti'nde, belki de dünyada bile var olmayan bir ilk daha yaşandı ve "doğum yapmak" ile "vatani görev" eşdeğer tutuldu. Bu iki kavramın nasıl bir araya getirildiğini anlamak mümkün değildir.

Bulunulan ortama göre yapılan bu söylemlerin esas amacının ülke gündemini değiştirmek olduğu bilinmesine rağmen yine de devleti idare etmenin ve siyasetin, kadının malzeme olduğu bir alan haline getirilmesi, asla kabul edilemez.

"Bizim için doğum yapan kadın hem mübarek bir görev yapıyor, hem de vatani bir görev yapıyor"   ve "kadına yarı zamanlı ve tam ücretli çalışma hakkı tanıdık" demek ve bunu bir müjde gibi söylemek, aslında kadının artık çalışma hayatından silineceği, eve kapatılacağı ve başarılı kadınların engelleneceği müjdesini vermektir.

Siyasi iktidarın bu söylemi ile cinsler arasındaki ayrımcılığa ilaveten bir de kadınlar arasında ayrımcılık yapılmakta ve anne olamayan kadın adeta aşağılanmakta, hor görülmekte ve toplumda kutuplaşma yaratılmaktadır.

Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi üyeleri olarak diyoruz ki;

Biz çalışan kadınlarda, çocuk doğurmanın "çalışma hayatına engel olduğu" kaygısı ve  "kariyer mi yapsak, anne mi olsak" gibi bir endişe hiçbir zaman olmamıştır. Esasen çalışma hayatının her alanındaki birçok başarılı kadının çocuk sahibi olduğu dikkate alındığında, bu iddiamızın gerçek olduğu görülecektir.

Siyasi iktidar, kadını çocuk doğurma aracı olarak görmekten vazgeçmelidir.

Siyasi iktidar, gerçek hayatta uygulanma olanağı bulunamayacak söylemlerle kadını çalışma hayatından yok etmek ve eve kapatmak amacından vazgeçmelidir.

Bizler, kadının insan hakları savunucuları olarak;

-Siyasileri söylemlerinde çok dikkatli olmaya; tahakkümcü erkek aklı ile hareket etmeyerek kadınlar arasında bile ayrımcılığa yol açabilecek, küçük yaşta evlilikleri artıracak, kadınları çalışma hayatından yok edecek bu tür söylemlerde bulunmamaya,

-Ülkenin çok ciddi ve önemli sorunları mevcut ve kadınların katliamı çığ gibi büyümekte iken birbiriyle alakası olmayan kavramları sebep-sonuç ilişkisini düşünmeden bir arada kullanmamaya; nüfus politikaları yapmamaya davet ettiğimizi,  

-Kadınların, her fırsatta ve sadece "çocuk doğurma", "kürtaj", "gebelik" vs. gibi tamamen özel hayatı ilgilendiren konularla ülke gündeminde yer almak istemediklerini yüksek sesle açıkladığımızı bir kez daha basına ve kamuoyuna saygılarımızla duyuruyoruz.

ANKARA BAROSU KADIN HAKLARI MERKEZİ 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim