• BIST 106.919
  • Altın 140,862
  • Dolar 3,5378
  • Euro 4,0661
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 28 °C

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı'na Dava

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı'na Dava
KPSS soruşturmasında gözaltına alınanlar, adil yargılanma haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Harun Kodalak’a tazminat davası açıyor.

Dava dilekçesinde, ‘Açık iftira olan ithamlarla, tahrik edici, kamuoyunda husumet ve kuşku yaratıcı ve masumiyet ilkesini yok sayarak kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu’ kaydedilirken, Kodalak’ın kişileri peşinen ve hukuksuz bir şekilde suçlu ilan ettiği belirtildi. Mahkemeden, kişilik haklarına saldırıldığı gerekçesiyle, ‘saldırının tespiti, hak ihlali tespitinin bir yayın organında yayınlanması ve kınaması, ayrıca 50 bin TL manevi tazminat’ talep edildi. Harun Kodalak’ın operasyon günü yaptığı açıklamalarda yer alan ifadeler davaya kaynaklık etti.

2010 yılında yapılan KPSS’de kopya iddiaları üzerine başlatılan soruşturma kapsamındaki algı operasyonuyla ilgili Ankara Başsavcısı Kodalak masumiyet karinesini zedeleyici olarak eleştirilen açıklamalarda bulunmuştu. Haklarında henüz bir işlem dahi yapılmayan şüphelileri cumhuriyeti tehdit etmekle itham edip “Hileli bir şekilde kamu kurumlarına memur olarak atandıkları tespit edilmiştir.” ifadelerini kullanmıştı. Soruşturmada şüpheli olarak yer alan bin 435 kişi için ‘kamuoyunca bilinen bir yapıyla malî, sosyal ve ekonomik bağları var’ ifadelerini kullanmıştı.  Açıklamasında bununla da sınırlı kalmayan Kodalak, gözaltı kararından haberi olmayan ancak yurtdışında bulunan kişilere yönelik de rakam vererek “Firar ettiler.” suçlaması yöneltmişti.

BAŞSAVCININ ÖNYARGISIYLA 4 GÜN GÖZALTI

Avukat Adnan Şeker’in hazırladığı dilekçede, “Müvekkilim hakkındaki bu iddialar hukuki dayanaktan yoksun olmasına karşın haksız olarak yakalanmasına ve 4 gün süreyle gözaltında tutulmasına cumhuriyet savcıları neden izin vermiştir? Bu sorunun cevabı da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23 Mart 2015 tarihinde yapmış olduğu basın açıklamasında saklıdır.” ifadeleri yer aldı. Basın açıklamasının hukuki dayanaktan tamamen yoksun olduğu, evrensel bir ilkesi olan ve Anayasa’da ifade edilen masumiyet/suçsuzluk karinesine de açıkça aykırı olduğu vurgulandı.

AİHM KARARINA YER VERİLDİ

Dilekçede, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu (AİHK) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına da yer veriliyor. “AİHK ve AİHM, devlet gücünü kullanan resmi makamlar tarafından yapılan açıklamaların da suçsuzluk karinesini ihlal edebileceğine karar vermiştir. AİHM Allenet de Ribenot davasında, davacının, tutuklanmasından sonra ve hakkında ceza davası açılmadan önce İçişleri Bakanının ve soruşturmadan sorumlu polis yetkilisinin düzenlediği bir basın toplantısında, kendisini suçlu olarak kamuya duyurmalarının suçsuzluk karinesini ihlal ettiği iddiasını haklı bulmuştur.” deniliyor. Dilekçede, Kodalak’ın yanı sıra Anayasal Suçlar Bürosu Başsavcı Vekili Hüseyin Şahin’le ilgili de aynı kararın verilmesi isteniyor.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim