• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 11 °C

Artvin Neden Bu Kadar Önemli?

Artvin Neden Bu Kadar Önemli?
Artvin biyolojik çeşitlilik açısından en zengin ve aynı zamanda tehlike altındaki en önemli 25 karasal ekolojik bölgesinden biri. Üstelik, Avrupa ve Orta Asya’yı içine alan en büyük doğal yaşlı orman ekosistemine burada rastlanılıyor...

Artvinlilerin 1987’den bu yana yaşam alanlarını korumak ve doğal varlıklara sahip çıkmak amacıyla maden faaliyetlerine karşı inatla mücadele ediyor. Artvin’deki mücadeleyi büyük bir özveriyle sürdüren Yeşil Artvin Derneği’yle dirsek teması içinde çalışan TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, konuyla ilgili bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Artvin’de madencilik faaliyetinin başlaması durumunda bölgenin neler kaybedeceği tek tek sıralandı.

“Biz Cerattepe’nin kurtulmasını istiyoruz” diyen Ataç,  Artvin halkının Yeşil Artvin Derneği’nin önderliğinde yaşam hakkına sahip çıkmasının, Başbakan Davutoğlu ile yapılan görüşmeyle önemli bir aşama kaydedildiğini belirterek, devam eden süreçte, Artvin halkının eski huzuruna kavuşmasını ve projenin tamamen iptal edilmesini umduklarını kaydetti. Süreci yakından takip etmeyi de sürdüreceklerini dile getiren Ataç, Artvin’in toplumsal uzlaşmanın simgesi olması çağrısında bulunduğu açıklamasında şunları dile getirdi:

‘ARTVİN’İN DOĞASI YER ALTI KAYNAKLARINDAN DAHA DEĞERLİ’

“Ülkemizdeki tüm doğal varlıklarımız gibi Artvin’i de gelecek kuşaklara tüm zenginlikleriyle bırakmak hepimizin görevidir. Artvin’in doğal varlıklarının yer altı kaynaklarından çok daha değerli olduğunu düşünüyoruz. Artvin doğasının korunması halinde ülkemizin ekonomik gelişimine yer altı zenginliklerinden çok daha fazla değer katacağına inanıyoruz.”

‘CERATTEPE’DE MADEN YERİNE DOĞA DOSTU PROJE İSTİYORUZ’

Maden faaliyetlerini savunanların ekonomik zenginleşmeye dikkat çektiklerini hatırlatan TEMA Yönetim Kurulu Başkanı Ataç, “Biz burada maden çıkarılmasına karşı çıkıyoruz. Ancak, Türkiye’nin ve bölgenin ihtiyaçlarını da anlıyor, biliyoruz. Madenin getirisi olacak diyenlere şunu söylüyoruz: Cerattepe’de madeni istemiyoruz, maden yerine Artvin için doğa dostu bir proje oluşturmak sivil toplum örgütlerinin ev ödevi olsun. Biz üstümüze düşeni yapmaya hazırız” diye konuştu.

İŞTE ARTVİN’İN KÂBUSU OLAN MADENCİLİĞİN KAYBETTİRECEKLERİ:

Açıklamada ayrıca Artvin’de maden faaliyetinin başlaması durumunda nelerin kaybedileceğine ilişkin bilgilere de yer verildi. Madenciliğin Artvin’de halkın yaşam alanını, kültür ve geleneklerini, temiz su hakkını, Hatila Milli Parkını ve zengin orman dokusuyla biyoçeşitliliği yok edeceği vurgulanan açıklamada altı çizilen ayrıntılar ise şöyle sıralandı:

10 BİN FUTBOL SAHASINA YAYILAN MADEN ARTVİN’İN FELAKETİ OLACAK

Maden ruhsat alanı, Artvin’in yerleşim yeri alanının yaklaşık 15 katı büyüklüğünde, yamaç üzerinde bir bölgeyi kapsıyor. Artvin şehir merkezinin üst mahallelerine kadar inen maden sahasının toplamı 10 bin futbol sahasına eşdeğer olan 4 bin 156 hektarlık alanı kapsıyor. Cerattepe Artvinlilerin kültür ve geleneklerine bağlılığının da simgesi. Geleneksel Kafkasör şenliklerinin yapıldığı alan da bu bölgenin içinde yer alıyor. Maden arama ve işletilmesi faaliyetinden yer altı ve yer üstü suları etkilenecektir. Şehrin içme ve kullanma suyu kaynaklarının bir kısmı, maden ruhsat alanını da içine alacak şekilde Kafkasör bölgesi ile bu alanın Genya Dağı ile birleştiği alandan gelmektedir.

DÜNYANIN KISKANDIĞI ORMANLAR VE BİYOLOJİK HAZİNE YOK OLACAK

Artvin’de madene karşı mücadele başladığı yıllarda, 1995’te Hatila Vadisi Milli Park olarak ilan edildi. Ancak Hatila Vadisi Milli Parkı’nda madenin olduğu alan, vadi içinde kalmasına rağmen milli park sınırları içine alınmadı. Topoğrafik haritada havzanın su ayrım çizgileri çizildiğinde, maden alanı Hatila Vadisi havzası içinde yer aldığı görülüyor. Vadinin bütünlüğü bozularak, maden işletme alanı Milli Park sınırı dışında bırakıldı. Havza, tümüyle milli park ilan edilmiş olsaydı, maden işletme ruhsatı verilemeyecekti. Bölgede madencilik faaliyetleri, Avrupa’dan Orta Asya’ya uzanan bu geniş coğrafyadaki en büyük doğal yaşlı orman ekosistemlerini ve sadece ülkemizde bulunan nadir endemik türleri ve zengin biyoçeşitliliği tehdit ediyor. Biyolojik çeşitlilik bir kez kaybedilince bir daha geri kazanılamıyor. Artvin, 200’ü sadece bu bölgede yetişen (endemik) 305’i ise nadir bulunan yaklaşık 1900 bitki türü ile Antalya ve İstanbul’dan sonra, ülkemizin en zengin üçüncü ili olarak biliniyor.

BÖLGE DÜNYANIN 25 SICAK NOKTASINDAN BİRİ

Kafkasör, Hatila Vadisi ve Çoruh Vadisi, dünyanın biyolojik çeşitlilik açısından en zengin ve aynı zamanda tehlike altındaki en önemli 25 karasal ekolojik bölgesinden biri olarak kabul ediliyor. Üstelik, Avrupa ve Orta Asya’yı içine alan geniş coğrafyadaki en büyük doğal yaşlı orman ekosistemine burada rastlanıyor. Maden sahası, aynı zamanda, Batı Avrasya’daki üçüncü zamana ait ormanların en önemli sığınak ve relikt (kalıntı) alanı olarak biliniyor.  Kafkasör ve Genya bölgesi ayrıca yırtıcı kuşların ülkemizden geçen 2 ana göç yolundan birini oluşturuyor. Kuş göç yollarının, birçok uluslararası sözleşmeye göre korunması gerekiyor.

ARTVİN’DE 30 YIL ÖNCE BAŞLAYAN YIKIM PROJESİNİN ÇARPICI ÖYKÜSÜ

1980’lerin başlarında MTA bölgede gözlem ve sondaja başladı. 1987- 1988’de ilk arama-çıkarma ruhsatı alındı. 1992’de ruhsat Cominco adlı Kanadalı bir şirkete devredildi ve şirket arama ve sondaj çalışmalarına başladı. 1994 yılında sondaj çalışmaları sonrasında ilk olumsuz etkiler görünmeye başlandı ve ölen bazı ineklerin arama çalışmaları sırasında kullanılan kimyasal maddelerin sulara karışması sonrası öldüğü iddia edildi. Konunun araştırılması amacıyla alınan ve Erzurum’a gönderilen su örneklerinin kaybolduğu iddia edildi.

1995’TE YEŞİL ARTVİN DERNEĞİ’YLE BAŞLAYAN MÜCADELE

1995’te Artvin halkı maden çalışmaları ile ilgili daha iyi bilgi sahibi olmak ve sürece katılabilmek için Yeşil Artvin Derneği’ni kurdu. 1996 yılında Artvin Valiliği Mahalli Çevre Kurulu’nun olumsuzluklar içeren görüşleri Resmi Gazete’de (13.02.1996 tarih 22553 sayılı) yayınlandı. 1998 yılında Maden Tetkik Araştırma Genel Müdürlüğü ‘Artvin İli Çevre Jeolojisi ve Doğal Kaynakları’ adlı kapsamlı bir araştırma ile heyelan risklerine dikkat çekti ve Şubat 1998’de Artvin halkının 10 bin imzalı metniyle Çevre Bakanlığı’na müracaat edildi ve proje tekrar incelenmek üzere durduruldu.

KANADALI MADEN ŞİRKETİ 2002’DE GERİ ÇEKİLDİ

2002’de Cominco Şirketi projeden çekildi ve ruhsatını başka bir Kanada şirketi olan INMET Mining isimli şirkete devretti. 2005’te Yeşil Artvin Derneği ve Artvin Barosu projeye karşı dava açtı ve hemen yürütmeyi durdurma verildi. 2009 yılının sonunda Rize İdari Mahkemesi maden ruhsatını iptal etti. Ardından Danıştay da bu kararı onadı. Bu karar üzerine INMET Mining şirketi de projeden çekildi.

BAKANLIĞIN İHALEYE ÇIKARDIĞI MADEN, 2013’TE CENGİZ’E DEVREDİLDİ

Mart 2011’de Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı içinde Artvin Cerattepe ve Genya’nın da olduğu ülke genelinde 1343 alanın ihale yoluyla ruhsatlandıracağını duyurdu. Şubat 2012’de Artvin’deki sivil toplum örgütleri, siyasi parti il başkanları, Belediye Başkanı vs. ile beraber Ankara’da Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı ile görüşme yapıldı. 17 Şubat 2012’de yapılan ihalede bu alanlar Özaltın İnş. Tic. ve San. A.Ş’ye verildi. 2012 yılında ihalenin feshi ve ÇED Raporu olmadan çalışmalara başlandığı gerekçesi ile Rize İdare Mahkemesinde iki ayrı dava açıldı. İhale ile ilgili dava reddedilirken, ÇED davasında iptal kararı alındı. 2013 yılında da Özaltın A.Ş. ruhsatını Etibakır A.Ş’ye (Cengiz İnşaat) devretti.

MAHKEMELER DURDURUYOR, MADEN ŞİRKETİ YENİDEN ÇED ALIYOR

26 Eylül 2013 tarihinde ÇED Olumlu Kararının iptali için dava açıldı. 20.11.2014 tarihinde Rize İdare Mahkemesi, yürütmeyi durdurma kararı verdi. 24 Aralık 2014 – Rize İdare Mahkemesi ÇED Olumlu kararını iptal etti. Ardından firma yeni bir ÇED başvurusunda bulundu. 2 Haziran 2015’te yeniden ÇED Olumlu Kararı alındı. 10 Temmuz 2015’te yeni ÇED Olumlu Kararının iptali için 751 Kişinin imzaladığı, 61 avukatın yer aldığı Türkiye’nin şimdiye kadarki en büyük çevre davası açıldı. ÇED Olumlu Kararının iptali davası devam ediyor. Mahkeme, 14 Mart 2016 tarihinde keşif ve bilirkişi incelemesi kararı aldı. 14 Mart günü yapılacak keşfin ardından bilirkişi raporunun hazırlanması bekleniyor.

BAŞBAKAN YARGI KARARININ BEKLENECEĞİNİ AÇIKLADI

Bu aşamada Mahkeme Yürütmeyi Durdurma kararı vermediği için, madencilik faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinin önünde hukuki bir engel bulunmuyor. Ancak, daha önce açılan davalarda, bu faaliyetlerin hukuka aykırılığı tespit edildiğinden, yeni ÇED Olumlu Kararının da hukuken doğruluğu kanıtlanmadan madencilik faaliyetlerine başlanmaması gerekiyor. 24 Şubat’ta Yeşil Artvin Derneği’nin de aralarında bulunduğu Artvin heyetinin Başbakan Ahmet Davutoğlu ve bakanlar tarafından kabulünün ardından hukuki süreç tamamlanana kadar maden şirketinin faaliyetleri durdurulduğu açıklandı.

Yusuf Yavuz
Odatv.com

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim