• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 7 °C

'Askeri Casusluk' Davası Savcısına "Fişleme Ve Özel Hayatı İfşa" Suçlaması

'Askeri Casusluk' Davası Savcısına "Fişleme Ve Özel Hayatı İfşa" Suçlaması
HSYK 2. Dairesi’nce geçici olarak görevden alınan ‘Askeri Casusluk’ davası savcısı Zafer Kılınç ve hâkimi Serdar Ergül hakkında kovuşturma izni verildi.

Müfettişlerin Kılınç ve Ergül hakkında hazırladığı raporda, Kılınç’ın dosyaya konu olmayan kişisel bilgi mahiyetindeki fişleme kayıtlarını iddianameye koyarak ‘özel hayatın gizliliğini’ ihlal ettiği ve özel hayatı ifşa ettiği belirtiliyor.

Hürriyet'ten Toygun Atilla'nın haberine göre, raporda İzmir Askeri Casusluk iddianamesini hazırlayan Zafer Kılınç’a yöneltilen suçlamalar özetle şunlar:

Bilgin Özkaynak ve diğer sanıklardan ele geçirilen dijital materyallerde bulunan, kişisel bilgi mahiyetindeki fişleme kayıtlarını, doğruluğunu tahkik etmeden peşinen doğru kabul edip, iddianameye açıkça yazarak dosyadaki tarafların itibarsızlaştırılmasına neden olduğu...

Soruşturmayla ilgisi olmayan bilgi

Anayasa ile teminat altına alınan ‘özel hayatın gizliliği’ hakkını ihlal ettiği...

Hiçbir örgütsel bağlantı içermeyen ve içeriğinde yargılama konusu ile ilgili bulunmayan telefon tape’lerini iddianameye yazarak, özel hayata dair belgeleri dosyaya ekleyerek alenileşmesine sebebiyet vermek suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği...

Andaç Keskin’e yönelik, müşteki hakkında düzenlediği iddianame ekindeki dosyaya soruşturma ile ilgisi olmayan, şikayetçinin özel hayatına dair kişisel verileri koymak suretiyle mağduriyetine neden olduğu.

Aile bağı ve ilişkilerine iddianamede yer verildi

Safiye Köten’e yönelik, müştekinin dava dosyasında herhangi bir sıfatla yer almayan şahıslarla yaptığı özel hayatına dair mesajlaşma ve görüşmelerine, ailesine olan bağına ve ilişkilerine iddianamede yer vererek özel hayatının ifşaasına sebebiyet verdiği...

Etkin bir soruşturma yürütmediği...

Gerçekliğini araştırmadan

Dijital verilerde geçen eylemlerin gerçek hayatta yaşanıp yaşanmadığını tahkik etmeden peşinen doğru kabul ederek ve bu verileri esas almak suretiyle iddianame tanzim ettiği....

İsmail Volkan Şahin’e yönelik olarak, bahse konu soruşturmada pandora veri tabanı olarak belirtilen diskteki verileri esas alarak, dijital verilerde yer alan hususların karşılık bulup bulmadığını araştırmadan iddianamede, ‘Atış hazırlık takdimleri’ isimli belgeyi nasıl temin ettiği... Böyle bir belgenin var olup olmadığını tahkik etmeden, ilgilinin örgüt bağlantısını da kurmaksızın iddianame düzenlediği...

Mustafa Ufuk Kök’e yönelik, Rüzgar sınıfı hücumbotlar için grup-2 güdümlü mermilere karşı savunma (zippo2) ‘dsh semineri 2008 konu no 3takdim metni.doc’ isimli belgelerin adı geçen tarafından nasıl temin edildiği ve örgüte kazandırıldığı hususlarında araştırma yapmaksızın, ele geçtiği üçüncü kişiler tarafından dahi kabul edilmeyen bir kısım dijital materyaldeki verileri peşinen kabul edip, karşılık bulup bulmadığını tahkik etmeden iddianamede yer vermek.

Aramada ve el koymada hukuka ayrılık

Bilgin Özkaynak ve Safiye Köten’e yönelik, maddi gerçeğin ortaya çıkmasını ve delillerin üzerinde şüphenin izalesini sağlayacak olmasına karşın aramalarda elde edilen materyallerle ilgili parmak izi ve biyolojik (DNA) incelemesi yapılması hakkında olumlu veya olumsuz karar vermediği...

Arama ve el koymaya ilişkin hukuka aykırı işlem tahsis ettiği..

Rapordan: İlgisi olmadığı halde fişleme sansürsüz yayınlandı

Astsubay Sunay Akkaya’dan ele geçirildiği iddia edilen dijital belgeler içinde yer alan eski Donanma Komutanı Nusret Güner ve kızıyla ilgili doğruluğu tahkik/tespit edilmeyen fişleme kayıtlarıyla ilgili, bunları kaleme aldıkları yazılı olan hâkim Murat Ataman ve eve kamera yerleştirdiği ifade edilen Astsubay Mustafa Koç hakkında herhangi bir tahkikat dahi yapılmadı. Nusret Güner ve kızının iddiaları reddetmelerine, doğrulayıcı hiçbir delil bulunmadığını söylemelerine ve şikayetçi olmalarına rağmen ve de yürütülen soruşturmanın konusuyla ilgisi bulunmadığı halde, kamuoyunun yakından tanıdığı bir komutanı toplum nazarında itibarsızlaştırma adına kendisi ve kızıyla ilgili yapıldığı ileri sürülen fişleme kayıtlarını sansürsüz ve tüm detayıyla iddianameye koyduğu...

Yetkisiz tahliye

HSYK müfettişlerinin raporunda hâkim Serdar Ergül’le ilgili, İzmir’de yasadışı dinleme yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan polis şefleri hakkındaki yakalama ve tutuklama kararlarını yetkisi olmamasına rağmen değerlendirmesinin usulsüz olduğunun altı çizildi. Raporda, Ergül’ün usulsüz dinleme kararlarında imzasının bulunduğu belirtildi. Serdar Ergül’ün yetkili olmamasına ve usulsüz dinleme iddiasıyla gözaltına alınan polis şeflerinin dinleme kararlarında kendisinin geçmişte imzası olmasına rağmen, şüphelilerin avukatlarından gelen yakalama ve tutuklama kararlarına itirazları değerlendirdiği vurgulandı. Sahte isimlerle usulsüz dinlemeler yaptıkları gerekçesiyle İzmir 2. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklanan İzmir İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Taner Aydın ve Memduh Tosun, Şubat 2015 tarihinde 19 usulsüz ve yasadışı dinleme kararında imzası olan nöbetçi hâkim Serdar Ergül tarafından tahliye edilmişti.

Telefonların başındaymış

İzmir'de, kamuoyunda Askeri Casusluk olarak bilinen gizli bilgi ve belge bulundurma davasında, fişleme yapıp sahte delil üretilmesi suçuna karıştığı gerekçesiyle hakkında yakalama kararı verilen Tümamiral Mustafa Zeki Uğurlu’nun, geçmişte çok kritik görevlerde bulunduğu belirtildi. 

'Fetullahçı Terör Örgütü' / 'Paralel Devlet Yapılanması' (FETÖ/PDY) üyesi olmakla suçlanan Tümamiral Mustafa Zeki Uğurlu’nun, 2011’deki Yüksek Askeri Şûra’da (YAŞ) terfi alıp tuğamiral olduktan sonra Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda kritik öneme ve bilgilere sahip olunacak birimlerde başkanlık yaptığı kaydedildi. Mustafa Zeki Uğurlu, 2011 yılında tuğamiral olduktan hemen sonra Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde gerçekleştirilen tüm elektronik haberleşmeleri takip ve koordine eden Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Başkanlığı yaptı. Aynı birimin amiraller dahil personele tahsis edilen cep telefonlarından da sorumlu olduğu bildirildi.

Tümamiral Uğurlu, 2012 yılında YAŞ kararlarıyla da, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanı oldu. Uğurlu, Personel Başkanlığı’ndan sonra Erdek’teki Mayın Filosu Komutanlığı görevine getirildi. 7 Ağustos 2015 tarihinde ise Resmi Gazete’de yayımlanan terfi kararıyla tümamiral oldu. Aynı kararla Erdek’teki Mayın Filo Komutanlığı’ndan ABD’nin Norfolk kentindeki NATO Müttefik Dönüşüm Komutanlığı Komuta Kontrol Konuşlanma ve İdame Edilebilirlik Daire Başkanlığı’na atandı.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim