• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 25 °C

"Askeri Yargının Kaldırılması Doğru Değildir"

"Askeri Yargının Kaldırılması Doğru Değildir"
Askeri Yargıtay Başkanı Tuğamiral Ahmet Zeki Liman, Askeri Yargıtay’ın 100. Yılı kapsamında düzenlenen Uluslararası Askeri Yargı Sempozyumu’nda Askeri ve Adli Yargı'nın birleştirilmesi konusunda açıklamalarda bulundu.

Uygun hukuki ortam oluşmadan askeri yargının ortadan kaldırılmasının doğru olmadığını savunan Liman, "İhtisaslaşmış ve makul iş yüküne sahip Askeri Yargı ve Askeri Yargıtay’ın, askeri ceza hukuku alanında ihtisas sahibi olmayan ve altından kalkması güçleşmiş bir iş yükü ile çalışan adli yargı ile birleşmesi halinde, askeri yargı hizmetinin bugünkünden daha bağımsız, nitelikli, adil ve ihtiyacı karşılamada daha etkin olacağını söylemenin, aşırı iyimserlik olacağını değerlendiriyorum. Bu nedenle yargı birliği için uygun hukuki ortam oluşmadan, iyi işleyen bir yargı kolan askeri yargı alanının kaldırılmasından söz etmek doğru değildir." ifadelerini kullandı. 

Askeri Yargıtay’ın kuruluşunun 100. yılı nedeniyle Uluslararası Askeri Yargı Sempozyumu düzenlendi. ‘Askeri yargıda güncel eğilimler’ konulu sempozyum açılışına, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, Yargıtay Başkanı Ali Alkan, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile bürokratlar katıldı. 

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Askeri Yargıtay Başkanı Tuğamiral Ahmet Zeki Liman, Askeri yargının ve yüksek askeri yargı organlarının, Anayasa ve yasalara ayrı bir yapılanma içinde olmasına karşın, son yıllarda gerekliliği, yargı birliğinin sağlanması bakımından yeniden yapılandırılması, görev alanının sınırlarının ne olması gerektiği şeklinde yorumların ortaya çıktığına değindi. Hukuksal zeminde tartışmaların odağında yer alan konunun genel olarak yargıda reform planları ve yeni bir Anayasa hazırlığı için yapılan çalışmalar ile Avrupa Birliği ülkelerindeki askeri yargı alanındaki değişim ve düzenlemeler bu tartışmaları alevlendirdiğini söyledi. Liman, Adli Yargı’nın yoğun işe yüküyle karşı karşıya olduğunu belirterek, "Aynı yoğun iş yükü temyiz incelemesi yapan Yargıtay için de söz konusudur. Yargıtay Ceza Dairelerinde 2012 yılından devredenlerle birlikte 2013 yılında 730 bin 285 adet dava dosyası intikal etmiş, 2013 yılı sonunda toplam 355 bin 134 dava dosyası 2014 yılına devredilmiştir." ifadelerini kullandı. 

Yargı birliği ile oluşturulacak yeni yapı ile halen ihtiyaca uygun olarak yürütülen askeri yargı hizmetinin, şu andaki yapıdan daha nitelikli ve ihtiyacı karşılamada daha etkin yürütüleceğinin garanti edilmesi gerektiğini savunan Liman, "Askeri yargı hizmetinin yürütülmesinde ortaya çıkacak aksaklıklar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin disiplinine olumsuz etki edeceği gibi, jeopolitik konumu nedeniyle güçlü bir orduya sahip olması gereken ülkemizin güvenliğinin de olumsuz etkileyebilecektir." diye konuştu. 

Askeri ve Adli Yargı’nın birleştirilmesinden doğacak sıkıntılara değinen Liman şöyle devam etti: "İhtisaslaşmış ve makul iş yüküne sahip askeri yargı ve Askeri Yargıtayın, askeri ceza hukuku alanında ihtisas sahibi olmayan ve altından kalkması güçleşmiş bir iş yükü ile çalışan adli yargı ile birleşmesi halinde, askeri yargı hizmetinin bugünkünden daha bağımsız, nitelikli, adil ve ihtiyacı karşılamada daha etkin olacağını söylemenin, aşırı iyimserlik olacağını değerlendiriyorum. Sözünü ettiğimiz yargı birliği tartışmaları yapılırken ve bu kapsamda Anayasal değişiklikler planlanırken askeri yargıya duyulan ihtiyaç ile bu ihtiyacın karşılanmasına ilişkin hizmetin aksaması halinde doğacak sonuç ve sakıncaları çok iyi düşünülmelidir. Dolayısıyla, kayda değer orduları bulunan hemen tüm ülkelerde değişik biçimlerde de olsa askeri yargı bulunmaktadır. Bu nedenle yargı birliği için uygun hukuki ortam oluşmadan, iyi işleyen bir yargı kolan askeri yargı alanının kaldırılmasından söz etmek doğru değildir."

Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün kurumları gibi, askeri yargı organları da Anayasa ve yasaların kendine verdiği yetkiler çerçevesinde 'Bağımsızlık ve hakimlik teminatı altında' görev yaptığına değinen Liman, son dönemde, eleştiri sınırları aşılarak, askeri yargı organlarının işleyiş ve kararları hakkında gerçek dışı söylemler üretilmesi, iyi niyetten uzak davranışlar olarak değerlendirileceğine dikkat çekti. 

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim