• BIST 107.303
  • Altın 153,246
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 10 °C

Av. Alpay Antmen: "Adaletsizlik Var!"

Av. Alpay Antmen: "Adaletsizlik Var!"
Mersin Baro Başkanı Av. Alpay Antmen, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde, “Yoksulluk, eşitsizlik ve sosyal adaletsizlik dünyada kadınları erkeklerden daha çok etkilemektedir” dedi.

Kadın Hakları Merkezi Başkanı Burcu Düzen Gürler de, kadınlar üzerinden yapılan siyasi rant arayışından artık vazgeçilmesi gerektiğini söyledi.

Mersin Barosu Başkanlığı’nın, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri sürüyor. B kapsamda Mersin Barosu Başkanı Alpay Antmen ile Kadın Hakları Merkezi Başkanı Burcu Düzen Gürler birer basın açıklaması yapılırken, adliye baro odasında fotoğraf sanatçısı Canan Yaşar’ın kadın emekçilere yönelik ‘Pancardan Pekmez’ adlı fotoğraf sergisinin de açılışı yapıldı.

Etkinlikte ilk önce konuşan Başkan Av. Antmen, tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlayarak, dünyada ezilen, sömürülen, şiddete ve tacize uğrayan kadınların olmadığı bir dünya diledi. “Biz Barolar ve özelde Mersin Barosu olarak ‘kadın’a, tüm insanlara ve tüm canlılara karşı her türlü sömürü, şiddet ve tacizin karşısında  yılmadan mücadele etmeye çalışıyoruz, bu mücadelemiz de kesintisiz sürecektir” diyen Antmen, “Emekçi kadınlar günü 8 Mart da New York kentinde 40 bin dokuma işçisinin daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başlamasının ardından polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında 129 kadın işçinin hakları için can verdiği gündür. Bu günün ‘emekçi kadınlar günü’ değil de, ‘kadınlar günü’ olduğunu iddia etmek, 8 Mart'a ilk olarak önerildiğinde yüklenen anlamı görmezlikten gelmektir. Bu gün, daha en başından bu yana işçi kadınların hakları için yürüttüğü mücadeleyle doğmuş ve daha sonraki tarihlerde de hep işçi kadınlara ithaf edilmiştir.

KADIN UCUZ İŞ GÜCÜ DEĞİLDİR!

Kapitalist üretim biçiminin ortaya çıkışıyla beraber sadece ülkemizde değil tüm dünya da kadın ‘en ucuz’ ve ‘uysal’ bir işgücü olarak sömürülmesi kolay sayılmıştır. Yoksulluk, eşitsizlik ve sosyal adaletsizlik dünyada kadınları erkeklerden daha çok etkilemektedir. Halen tüm toplumlarda kadınlar daha az eğitim almakta, okuma yazma öğrenmeleri engellenmekte, yoksulluğa mahkum kılınmakta, aynı işi yaptıkları halde daha az para kazanmaya devam etmektedirler. Görünmeyen ev içi emekleri karşılıksız ve sosyal güvencesiz kalmaktadır. Dünyada özel mülkiyetin sadece yüzde 1'i kadınlara aittir. Pek çok erkek, ailenin finansal kaynaklarını kontrol altında tutmakta, kadının ne kadar para harcayacağına karar vermektedir.

Dünya üzerinde çok az kadın kendi kişisel ihtiyaçlarının tamamını karşılayacak kadar para kazanabilmektedir. Kadınlar, dünya nüfusunun yüzde 50’sini, yeryüzündeki toplam işgücünün üçte ikisini oluşturur. Ancak kadınlar,  dünya gelirinin yüzde 10’unu almakta ve dünyanın tüm mal varlığının yüzde 1’ine sahip bulunmaktadır. Yeryüzündeki mutlak yoksulluk sınırındaki 1,5 milyar kişinin yüzde 70’ini kadınlar oluşturuyor. Ve maalesef yaşamın bütün alanlarında; çalışma alanında, istihdamda, karar alma mekanizmalarında, politikada kadınlar nüfus oranında temsil edilmemektedir. Öldürülen, yakılan, şiddete maruz kalan kadınlara içimiz yanarken; demokratik haklarını talep eden ve bunun için mücadelelerini sürdüren birçok emekçi kadınların da yüreklerimizi kabarttığını, bizlere güven kazandırdığını da söylemek isterim. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi Bir toplum, bir millet erkek ve kadın denilen iki cins insandan meydana gelir. Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça, diğer kısmı göklere yükselebilsin!” dedi.

ÖNLEMLER KAĞIT ÜZERİNDE KALMAMALI

Kadın Hakları Merkezi Başkanı Burcu Düzen Gürler de, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), Türkiye genelinde yapılan ortak basın açıklamasını okudu. 8 Mart’ı eşitsizliğe, ayrımcılığa, sömürüye karşı durmak, emeğine, bedenine, kimliğine sahip çıkmak, tepkisizliği, boyun eğmişliği aşmak, örgütlenmek isteklerini dile getirmek için el ele verdikleri gün olarak anıldığını belirten Burcu Düzen Gürler, “Bizler ki, Anadolu da kurtuluş mücadelesi vermiş, ulu önder Atatürk tarafından bir çok dünya kadınından çok daha önce siyasal ve sosyal haklarla taçlandırılmış bir ulusun kadınlarıyız. Ancak bugün geldiğimiz noktada tüm insanların en doğal hakkı olan yaşam hakkımız için mücadele etmek zorunda bırakılıyoruz. Kadına yönelik her türlü ayrımcılığın önlenmesi için ivedi ve radikal bir takım önlemlerin alınması gerekliliğini yeniliyoruz. Ancak bu önlemlerden kastımız sadece kağıt üzerinde kalan mevzuat değişiklikleri gibi sığ bir beklenti olmayıp yasalara işlerlik kazandıracak olan toplum eğitimi ve bunun sonucunda da oluşacak toplum bilincidir. Biz, kızlı erkekli okumayı tahrik sayan, kadın erkek eşitliğini reddeden, kadınların sokağa çıkmasını edepsizlik sayan, dini yanlış yorumlayıp bir de bunu siyasete alet eden, kadını eve kapatan, eğitim ve gelişimini engelleyen zihniyetlerin değişmediği sürece kadına yönelik her türlü ayrımcılığın önüne geçileceğine inanmıyoruz.

SİYASİ RANT ARAYIŞINDAN ARTIK VAZGEÇİLMELİ

Kadını eve kapatarak hiçbir erkeği namuslu hale getiremezsiniz. Bu zihniyetlerden uzaklaşılarak kadın üzerinden yapılan tartışmalardan, kadın üzerinden yapılan siyasi rant arayışından artık vazgeçilmelidir. Kamu gücünü elinde bulunduranların kadınlar ve hakları üzerinden suni gündem yaratmaları suça eğimli kimselere cesaret vermekten başka bir şey değildir. Artık şiddetin sonuçlarının yanında şiddetin önlenmesi için de yasal tedbirler arttırılmalıdır. Toplumda kadın ve erkek eşitliği temelinde eğitim seferberliği başlatılmalıdır. Karar alma mekanizmalarında kadın temsilci kotası uygulanmak sureti ile kadınlarımızın siyasette ve bürokraside erkeklerle eşit şekilde temsili sağlanmalıdır” diye konuştu.

ŞİDDETE SEYİRCİ KALINMAZ!

Şiddetin iki tarafı olmadığını vurgulayan Burcu Düzen Gürler, seyirci kalan her bireyin şiddete bizzat taraf olduğunun altını çizerek, “Bizler TÜBAKKOM kadınları olarak bu şiddet ve ayrımcılığa taraf olmamak adına ve Atatürk’ ün ve O’nun getirdiği Cumhuriyetin bize tanımış olduğu insanca ve eşitçe yaşama hakkını en az erkekler kadar kullanacağımız güne kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kalktığı, özgürlüklerin kısıtlanmadığı, eşitliğin mutlak olduğu, barış ve huzur içerisinde olan bir Türkiye umuduyla tüm kadınların dünya kadınlar gününü kutlar, kadın haklarımızın temeli olan Laik Cumhuriyetimize , Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ e ve onun ilkelerine olan bağlılığımızı yineleriz” dedi.

Konuşmaların ardından fotoğraf sanatçısı Canan Yaşar’ın kadın emekçilere yönelik ‘Pancardan Pekmez’ adlı fotoğraf sergisinin açılışı yapılarak, bir de teşekkür plaketi verildi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim