• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 7 °C

Av. Araz Araz: "Çatışmalı Sürecin Kaybedeni Halktır"

Av. Araz Araz: "Çatışmalı Sürecin Kaybedeni Halktır"
Mardin Barosu Başkanı Çelebi Araz, Diyarbakır’da öldürülen Tahir Elçi ile Nusaybin ve Derik ilçelerinden devam eden sokağa çıkma yasağı hakkında basın açıklaması yaptı.

Nusaybin ve Derik ilçelerinde devam eden sokağa çıkma yasağı ve yaşanan olaylara ilişkin açıklama yapan Mardin Barosu Başkanı Çelebi Araz, “Çatışmalı sürecin kazananı olmadığı gibi tek kaybedeni halktır.” dedi.

Mardin Adliyesi önünde yapılan basın açıklamasına baro yönetimi ve avukatlar da katıldı. Basın açıklamasını okuyan Mardin Barosu Başkanı Çelebi Araz, şehirlerde kazılan hendeklerle meselenin çözülemeyeceğini artık herkesin görmesi gerektiğine dikkat çekti.

Nusaybin ve Derik ilçelerinde devam eden sokağa çıkma yasağı ve yaşanan olaylara değinen Araz, “Nusaybin ve Derik ilçemizde sivil alanlarda halen şiddetli çatışmalar sürmekte olup, Nusaybin ilçemizde verilen aradan sonra uygulanan sokağa çıkma yasağı bugün 3. gününde, Derik ilçemizde ise sokağa çıkma yasağının 6. gününe girmiş bulunmaktayız. Nusaybin ve Derik ilçemizde sivil alanda yaşanan çatışmalar ve uygulanan sokağa çıkma yasağı nedeni ile sivil vatandaşların can ve mal güvenliği tehlike altındadır. Çatışmalar nedeni ile sivil kayıplar yaşanmakta ve soruşturmaları dahi sağlıklı bir şekilde yürütülememektedir. Vatandaşlarımızın sağlık, eğitim, elektrik ve diğer sosyal hak ve hizmet ihtiyaçları ile su ve gıda gibi temel yaşam ihtiyaçları dahi çatışmalar ve sokağa çıkma yasakları nedeniyle tam olarak karşılanamamaktadır. Ortaya çıkan maliyet telafisi imkânsız bir şekilde artmaktadır. Bu çatışmalı sürecin kazananı olmadığı gibi tek kaybedeni halktır.” diye konuştu.

Sivil alanlarda sürdürülen çatışmalara ve sokağa çıkma yasağı uygulamasına derhal son verilmesini isteyen Araz, “Şehirlerde kazılan hendeklerle ve buna karşılık diğer çözüm kanallarını göz ardı eden güvenlikçi anlayışla geliştirilen çözüm yöntemleri ile bu meselenin çözülemeyeceğini artık herkes görmelidir. Herkes elini taşın altına koyarak bu manada sesini yükseltmeli ve bu ateşe su dökmelidir. İstediğimiz karşılıklı savaş naraları atılması değil, çatışmalar ortasında kalan halkın çığlıklarına kulak kabartılması ve demokratik yollarla bu meselenin çözülmesidir. Bu manada biz Mardin barosu olarak Mardin’de bulunan bütün sivil toplum örgütlerini bu yönde çabalarını artırmaya ve ortak çalışmaya davet ediyoruz.” dedi.

Tahir Elçi’ye yapılan saldırıyı kınayan Av. Araz, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

“Yapılan saldırının aydınlatılması devletin sorumluğundadır. Devlet hiç bir şüpheye mahal vermeyecek şekilde etkin ve hızlı bir şekilde bu olayı aydınlatmalıdır.Herkes bilsin ki kim tarafından nasıl ve hangi maksatla yapılmış olursa olsun, Tahir Elçi’nin öldürülmesinin sorumlusu onu anlamayanlar, anlamamakta ısrar edenler ve isyan ettiği, sesini yükselttiği uygulamaları sürdürenlerdir. 

Eğer Tahir Elçi’nin sesine ses verilseydi, karşı çıktığı uygulamalardan vazgeçilseydi bugün hem Tahir Elçi hem de bu süreçte yitip giden nice can aramızda olurdu. 

Ancak maalesef bugün görüyoruz ki; Tahir Elçi’nin isyan ettiği mücadele ettiği uygulamalar, çatışma ortamı halen sürmektedir. 

Nusaybin İlçemizde ve Derik ilçemizde sivil alanlarda halen şiddetli çatışmalar sürmekte olup, Nusaybin ilçemizde verilen aradan sonra uygulanan sokağa çıkma yasağı bugün 3. Gününde, derik ilçemizde ise sokağa çıkma yasağının 6. Gününe girmiş bulunmaktayız. 

Nusaybin ve Derik ilçemizde sivil alanda yaşanan çatışmalar ve uygulanan sokağa çıkma yasağı nedeni ile sivil vatandaşların can ve mal güvenliği tehlike altındadır. Çatışmalar nedeni ile sivil kayıplar yaşanmakta ve soruşturmaları dahi sağlıklı bir şekilde yürütülememektedir. Vatandaşlarımızın sağlık, eğitim, elektrik ve diğer sosyal hak ve hizmet ihtiyaçları ile su ve gıda gibi temel yaşam ihtiyaçları dahi çatışmalar ve sokağa çıkma yasakları nedeniyle karşılanamamaktadır. Zaman geçtikçe durumun vehameti daha da artmakta ve ortaya çıkan maliyet telafisi imkânsız bir şekilde artmaktadır. Bu çatışmalı sürecin kazananı olmadığı gibi tek kaybedeni halktır. 

Hedeflenen kazanımların, bu süreçte gün geçtikçe dahada ağırlaşan insani, sosyolojik, ekonomik ve psikolojik anlamdaki ağır maliyetinin yanında kıymeti harbiyesinin olmadığı aşikârdır. 

Sivil alanlarda sürdürülen çatışmalara ve sokağa çıkma yasağı uygulamasına derhal son verilmelidir. Herkes elini taşın altına koyarak bu manada sesini yükseltmeli ve bu ateşe su dökmelidir. İstediğimiz karşılıklı savaş naraları atılması değil, çatışmalar ortasında kalan halkın çığlıklarına kulak kabartılması ve demokratik yollarla bu meselenin çözülmesidir.

Şu an uygulanan mücadele yöntemlerinin çözüm olmadığı, aksine çözümü zorlaştırdığı ve halkın taleplerine aykırı olduğu görmemezlikten gelinmemelidir. 

Yaşanmakta olan çatışmalı süreç, devleti hukuk ve demokrasi yolundan saptırmamalı, çözüm sürecinden vazgeçirmemeli,  ülkemizin acil olarak ihtiyaç duyduğu demokratik bir anayasa talebine kulaklarını tıkamasına vesile olmamalıdır. Şu an uygulanan ve ağır insani maliyeti olan yöntemlerin yerine; Türkiye büyük millet meclisimiz, hükümetimiz, bütün siyasi partilerimiz ve sivil toplum örgütlerimiz derhal harekete geçerek Türkiye toplumunun acilen ihtiyaç duyduğu demokratik bir anayasa talebine yanıt vermeli ve meclisten geçmesini sağlamalıdır."

KAYNAK: mardinlife

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim