• BIST 107.554
  • Altın 151,594
  • Dolar 3,6571
  • Euro 4,3004
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 18 °C

Av. Bektaş Şarklı Baro Seçiminde Aday Olmayacağını Açıkladı

Av. Bektaş Şarklı Baro Seçiminde Aday Olmayacağını Açıkladı
Gaziantep Barosu Başkanı Av. Bektaş Şarklı, Ekim ayında yapılan Baro Genel Kurulu'nda aday olmayacağını açıkladı.

Kararını sosyal medya hesabından GENEL KURULDA GAZİANTEP BAROSU BAŞKANLIĞINA ADAY OLMAYACAĞIMA DAİR AÇIK MEKTUBUMDUR! başlıklı paylaşımla duyuran Av. Bektaş Şarklı, "2008 yılında ilk Gaziantep Barosu YK üyeliğiyle başlayan, daha sonra 2010 -2014 yılları arasında Gaziantep Barosu Başkan vekili ve Ekim 2014 tarihinden bugüne Gaziantep Barosu Başkanı olarak yaptığım dönemi sonlandırma kararını almış bulunuyorum" ifadelerini kullandı.

Av. Bektaş Şarklı şu ifadeleri kullandı;

"Bu süreler zarfında seçildiğim genel kurulda da yaptığım konuşmamada, “kendi kabuğuna çekilmiş,içe dönük çalışan bir barodan” daha çok “suya sabuna dokunan,her şeye burnunu sokan bir baro” anlayışıyla yola çıktık ve çalıştık.

Hukukun kişiye göre değil,eşit olarak uygulanması gerektiği, kuralsızlıkların ve hak ihlallerinin kanıksandığı bir toplumda bir haykırış,bir isyan sesi vermeye çalıştık.İçinden çıktığımız topluma bir hukukçu bir avukat olarak vicdan,ahlak borcumuzu kendimizce ödemeye çalıştık.

Bu süre zarfında hukuksuzluğu ve kanunsuzluğu kanıksamış bürokrasiye , yargının el pençe durduğu sisteme ve anlayışa elimizden geldiğince karşı durmaya çalıştık.Gerek Adliye içerisndeki ilişkilerimizde gerekse de samimi ve gönülden olduk.Elimizi tutan sıkanın elini daha kuvvetli sıktık, yakamızı tutanın yakasına yapışmaktan da geri durmadık.Yeri geldi diğer meslektaşlarımla ve başkanlarımla biber gazı yedik ,yeri geldik kavga ettik,yeri geldi kavga ettiğimiz insanlarla oturup çay içtik.Ama hiçbir zaman “yapmacık,içten pazarlıklı” olmadık.Hep samimi olduk.

Hakkımızda soruşturma açıldığından ağır dediğimiz yargının gayet hızlı işlediğini/işleyebildiğini de , bizim müşteki olduğumuz dosyaların ise kaplumbağa hızıyla dahi yürümediğini de gördük.Ama hiç birini de unutmadık, notunu da aldık yanımıza giderken.

Bu ayrılık kararını kendi açımdan da çok düşündüm. “vicdanımla – işlerim,yorğunluğum,sağlık problemlerim arasında inanın çok sıkıştım”.Ancak, bundan sonra artık çok verimli olamayacağımı düşündüm ve böyle bir karar verdim.Bu kararım belki de “barolarda da ve siyasette de sadece koltuğuna yapışmış ,sadece evrak imzalayıp,usulen toplantı yapıp,sadece görüntü verip ,içerikle ilgili,toplumla ilgili hiçbir hedefi olmayan her makamdaki başkanlara da belki de örnek olur. Türkiye’de seçileceğini bilmesine rağmen bu kararı vermek zordur.Böyle bir adetimiz maalesef çok yoktur.Ben eleştirdiğim başkanlardan olmak istemedim.Yıllarca hiçbir şey yapmadan sadece koltuğu işgal etmiş,adeta koltuğa yapışmış kalmış, koltukla özdeşleşmiş , muhtemel başkan adaylarını hep tehdit olarak görmüş bir başkan da olmadım ,olmak ta istemedim.

Başkanlığım dönemimde üzüldüğümüz şeyler de oldu.En büyük acıyı ve üzüntüyü bürosunda öldürülen, abi dediğim meslektaşım Av.İsmail Akkaya’nın öldürüldüğü günün gecesi Baro Başkanı olarak bürosunda cenazesini olay yeri incelemeyle gittiğimde yaşadım. Hakikaten o gün gördüğüm manzarayı ömrüm buyunca unutmam mümkün değil.Bu vesileyle sevgili ailesine tekrar tekrar sabır diliyorum.

Bu dönemde ortak ve birlikte çalışma kültüründe ne kadar zayıf ve kötü bir durumda olduğumuzu da görüm.Bir sorun dile getirildiğinde , hadi birlikte yapalım !dediğim de çoğu zaman yalnız kalmanın burukluğunu da yaşadım.Meslektaşlar olarak yaşanan sorunlarda çoğu kez şikayet edenin sadece kendi işinin çözülmesiyle sınırlı görüp,sorunu çözüldükten sonra kurumsal çalışmaya destek olunmadığını da yaşadım ve gördüm.

Buradan 1300 avukatın her türlü meslek sorununa gecenin ve sabahın kaçı olursa olsun benimle birlikte veya ayrı olarak yetişen Av.Bülent Duran ve Av.Muharrem Ercan’a ayrı ayrı teşekkür ediyorum.Sağolsunlar her olaya yetişip ve takip ettikleri için.

Bu görev dönemimin en büyük kazancı gerek G.antep’te ,gerekse de Türkiye’nin hemen hemen tüm illerinde kazandığım dostlarımın olması.

Adana Barosu Başkanı sevgili dostum, kardeşim Av.Mengücek Gazi Çıtırık’ı hep kendime örnek aldım.Bir baro başkanı nasıl olmalı? Sorusunun en güzel cevabıdır kendisi.

Hatay Barosu Başkanı Av. Ekrem Dönmez, Mersin Barosu Başkanı Av. Alpay Antmen, Osmaniye Barosu Başkanı Av. Dilem Aksoy, Aydın Barosu Başkanı Av.Gökhan Bozkurt, Antalya Barosu Başkanı Av. Alper Tunga Bacanlı, Sakarya Barosu Başkanı Av. Zafer Kazan’la birlikte çalışmanın onurunu ve gururunu yaşadım. Siyasetten farklılıkların ortak çalışmaya ve birlikte durmaya engel olmadığını yaşadım ve gördüm. Samimi olmanın ve birbirimizin düşüncesine ve değerine saygı gösterdiğinizde herşeyin aşıldığını da…

En büyük teşekkürüm ise Baromuzun her birini diğerinden çok sevdiğim personeline. Anahtarı bırakıp gittiğiniz, o kadar aracı nasıl sığdırdığını anlamadığım Otoparktaki Halit’e, Şerif’e, Elif ablaya, Serap Hanım'a, Nuri Bey'e, Fatih’e, Samet’e, Bülent’e, Sedef’e, Nuriye Hanım'a, Mustafa’ya ve Turgay Bey'e teşekkürlerimi yazmak istedim. Kırdığım ve bazen kızdığım olmuşsa da kendilerinden af diliyorum. Hepiniz canla, başla çalıştınız sağolun, varolun.

Bir teşekkürüm de her biri birinden değerli akademisyen hukukçu dostlarımızı, meslektaşlarımızı bizle buluşturan TBB’nin Eğitim Merkezi Başkanı, üyeleri, çalışanlarına ve hafta sonlarını mesleğe katkı sağlamaya adamış her hafta değişik ilde seminer seminer koşturan akademisyen, hakim-savcı ve avukat arkadaşlarıma tek tek teşekkür ediyorum.

Son teşekkürüm de işini, gücünü bırakıp bu Baronun komisyonlarda görev alarak yapan Kadın Hakları ve Çocuk Hakları Merkezi üyesi meslektaşlarıma.

Unutuğum varsa özür diliyorum. Aklıma gelenler bu kısa sürede bu kadar oldu.

Avukat olmuş ancak Hukukçu olamış, hukuku özümsememiş kimi çevrelerce “paralelci”, kimi zaman alevi kimliğime vurgu yapılarak “tehlikeli düşman”, kafa yapısı halen 70’lerde kalmış kimi çevrelerce “faşist”, Av.Tahir Elçi’nin anmasından dolayı “hain” olmayı 2 yıllık süreç içerisinde başarmış (!) bir başkan olarak yaptığım hiçbir şeyden ve verdiğim hiç bir karardan pişman da değilim.

Evet, Başkanlığın okulunda okumadım. Çoğu şeyi yaşayarak, yaparak öğreniyorsunuz. Elbette başkanlığım dönemimde kırdığım veya verdiğim yanlış kararlarım olmuştur. Ama bunların hiçbirinde art niyetim olmamıştır. Bu mesleği namusuyla, onuruyla yapan meslektaşım her zaman başımın tacı olmuştur.

Her zaman çayını içebileceğiniz, sizle sohbet etmeye daha fazla zaman ayıracak, artık aday olmayacak Baro Başkanınız.smile ifade simgesi 

 

Sevgiyle,saygıyla ve dostça kalın…"

 

 

BAROTÜRK

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim