• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 19 °C

Av. Veysel Ok: "Sulh Ceza Hakimliği'nde Savunma Mekanizması İşlemiyor"

Av. Veysel Ok: "Sulh Ceza Hakimliği'nde Savunma Mekanizması İşlemiyor"
Birçok gazetecinin avukatlığını yapan Veysel Ok, Cumhurbaşkanı'na hakaret iddiasıyla 900'ün üzerinde gazeteciye dava açıldığını söyledi.

"Çoğu yargı mensubu tek renkli, tek fikirli" diyen Ok, 4 satır veya 100 sayfa savunmanın önemsiz olduğunu çünkü kararların talimatla çıktığını belirtti.

Gazeteci Hasan Cemal başkanlığında kurulan Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24)'in başavukatı Veysel Ok, basın davalarına ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı. Gazetecilerin adliyelerde savunma yapmaktan mesleklerini icra edemediğine dikkat çeken Ok, Özgür Düşünce'den Cihan Acar'a şunları anlattı:

“10 yıldır basın Avukatlığı yapıyorum. Ergenekon ve Balyoz süreçlerine şahit oldum. O dönemde bu haberleri yapan gazetecilerin de üzerinde ciddi baskılar vardı. Ama şansımız, farklı fikirlere sahip yargıçlarla karşılaşabiliyorduk ve bu yargıçlar şekilci de olsa hukuk bir şekilde işliyordu. Biraz hukuka saygısı olan hakim, savcı bizim savunmamızı dikkate alıp takipsizlik kararı verebiliyordu.

NE SAVUNMA NE İTİRAZ İŞLİYOR

İfade özgürlüğünü dikkate alan savcı ve hakimlere denk gelme ihtimali yüksekti. Ama bu dönem en büyük fark yargı mensuplarının tek renkte olması. Son 2 yıldır karşılaştığımız hemen hemen tüm yargı mensupları tek renkli, tek fikirli. Sulh Ceza Hakimlerini görüyoruz. Buralarda görülen davalarda ne savunma, ne itiraz işliyor. Şu anda bütün gazeteciler sürekli 12 tane Sulh Ceza Hakimliğine çıkıp duruyor. Bu hakimlerin paylaşımları ve sempatileri belli. Bu anlamda hakimlere karşı savunmanız istediğiniz kadar güçlü olsun kararı etkileyemiyor.”

4 SATIR DA 100 SAYFA DA ETKİLİ DEĞİL

Sulh Ceza Hakimliği'nde görülen davalara karşı savunma mekanizmasının işlemediğine dikkat çeken Ok şu örneği veriyor: “Can Dündar ve Erdem Gül için avukatları 4 satır tutukluluk itiraz dilekçesi yazdı. Ben, Nokta Dergisi'nin avukatlığını yapıyorum, biz 36 sayfa dilekçe yazdık. Hiçbir şey değişmedi. 4 satır da 100 sayfa da yazsanız bu dilekçeler hakkıyla dikkate alınmıyor. Çünkü ortada sipariş kararlar var.”

TALİMAT VAR

Ahmet Altan'ın bir internet sitesinde yayınlanan yazısı hakkında Cumhurbaş- kanı'na hakaret davası açıldığını hatırlatan Ok, şunları söyledi: “Bu dosyada Cumhurbaşkanı Genel Sekreterliği'nin talimatı var. Dosyada yer alan yazıda ‘acilen işleme konmasını ve sonucunun tarafımıza bildirilmesi' ifadeleri geçiyor. Can Dündar, Hasan Cemal, Perihan Mağden soruşturmalarında önce siyasi irade ya adli makamlara talimat veriyor. Ya da basında hedef gösteriyor. Akabinde yargı talimatı uyguluyor.”

900 HAKARET DAVASI AÇILDI

Açılan davalar hakkında ilk sırayı Cumhurbaşkanı'na hakaretin aldığı bilgisini paylaşan Ok 900'ün üzerinde dava oldu- ğunu belirtiyor. Dünyada buna benzer bir suç olmadığına vurgu yapan Ok, “Bir kişiye has cezai koruma yoktur. Facebook duvar yazısından atılan tweete, yapılan haberden çıkan köşe yazısına kadar geniş bir mecrada takip yapılıyor. Büyük olasılıkla bu mecraları takip eden bir ekip var. Bunlardan bire bir Cumhurbaşkanı'nın haberi de yoktur. Tüm muhalif sesler inceleniyor. Hakaret olduğu düşünülen her türlü düşünceye dava açı- lıyor” dedi.

AİHM'DEN İHLAL OLARAK DÖNECEK

Yargı bağımsızlığının önündeki en büyük engelin Sulh Ceza Hakimlikleri olduğunu ifade eden Ok şu bilgileri paylaşıyor:

“Buradaki bir hakim tek bir imzayla gazeteye de el koyabiliyor. Genel yayın yönetmenlerini tutuklayabiliyor. Tek bir imzayla milyonlarca lira değerinde sermaye grubuna kayyım atayabiliyor. Türk hukukunun önündeki en büyük engel Sulh Ceza Hakimlikleri. Çünkü bu hakimliklerin önünde hiçbir savunma ve itiraz mekanizması işlemiyor. Gelecekte Sulh Ceza Hakimliklerinin verdiği tüm kararlar AİHM'den ihlal olarak dönecek.”

ÖZGÜRLÜK ORTAK PAYDA

Tutuklu gazeteciler ve dava açılan gazetecilerin ortak paydasının özgürlük mücadelesi olduğunu kaydeden avukat Ok, "Şu anda Türkiye'de medya tek renkli. Ba- ğımsız gazetecilik yapan çok az mecra kaldı. İktidardan farklı haber yapan, yazı yazan herkes baskı altında. Adliyenin her katında hemen her gün gazetecilerin davaları var. Gazetecilerin vakitleri adliyede savunma vererek geçiyor. Bu Türkiye adına çok büyük bir karanlık. Böyle karanlık geçmişte yaşanmadı. Anadolu'nun birçok ilindeki yerel siteler yaptıkları haberlerden dolayı sitenin tamamı kapatılıyor.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim