• BIST 104.123
  • Altın 145,809
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 11 °C

Avukata Gözaltında Polis Şiddeti Uygulandı

Avukata Gözaltında Polis Şiddeti Uygulandı
Çağdaş Hukukçular Derneği'ne yapılan operasyonda gözaltına alınan derneğin İstanbul Şubesi Başkanı avukat Taylan Tanay'ın, emniyette uğradığı polis şiddetinin kamera kayıtları ortaya çıktı.

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi Başkanı avukat Taylan Tanay'ın İstanbul Emniyeti'nde gözaltında bulunduğu sırada uğradığı polis şiddetine ilişkin kamera kayıtları dava dosyasına girdi.

DHKP-C adı altında yürütülen ÇHD'ye dönük operasyonda gözaltına alınan avukat Tanay'ın daha önce parmak izi alınmış ve dijital sistemde de bulunuyor olmasına rağmen, kamera kayıtlarında polisler tarafından yeniden parmak izi alınmak isteniyor.

Uygulamanın keyfi ve hukuki olmadığını belirten Tanay, sistemde parmak izinin bulunduğunu vurgulayarak parmak izi vermeyeceğini söylüyor. Bunun üzerine parmak izi almak isteyen polisler, dijital sistemde parmakizi bulunmadığını, bu nedenle alacaklarını ve vermeye razı olmazsa zor kullanacaklarını söylüyorlar.

Bir süre sonra da amirlerinin talimatıyla ellerine şeffaf eldiven giyen 10 kadar polis, avukat Tanay'ın üzerine çullanıyor ve yere yatırıyorlar. Avukat Tanay, yapılanın işkence olduğunu belirtiyor ve son vermelerini istiyor. Polislerin bileklerini ters çevirdiği, başını yere bastırdığı, ayaklarıyla sırtına ve beline basarak şiddet uyguladıkları avukat Tanay,
"insanlık onuru işkenceyi yenecek" diyerek slogan atıyor.

"İşkence yapmayalı yıllar oldu"

Bu sırada kamera kayıtlarına polis amirinin ilginç ifadeleri yansıyor. "Şu an işkence yapılmıyor, parmak iziniz alınıyor; işkence şu an yapılmıyor" diye sürekli tekrar ediyor. Avukat Tanay'ın yapılanın işkence olduğunu bağırması üzerine de "Sizin yaptığınız işkenceler var demek ki, onu mu söylemek istiyorsunuz" diyor ve sonra da şöyle bir garip ifade kullanıyor:
"İşkence yapmayalı yıllar oldu."

Dijital dediler, mürekkeple aldılar

Polislerin, dijital parmak izi alacakları gerekçesini öne sürdükleri halde, işlemi eski usül mürekkeple uygulamaları dikkat çekiyor.

"Elektrik vermiyoruz, su vermiyoruz"

Bir süre sonra ayağa kaldırılan avukat Tanay, polisleri uyguladıkları şiddetin işkence olduğu konusunda uyarıyor ve bu arada polis amiri ile aralarında tartışma yaşanıyor. Avukat Tanay'ın, "İşkence yaptınız, bu işkencedir, işkence yapıyorsunuz" sözlerine karşılık polis amiri, "Bu işkence değil ki. Elektrik vermiyoruz, su vermiyoruz" diyor.
Avukat Tanay daha sonra, elleri kelepçelenerek polisler tarafından odadan çıkarılarak götürülüyor.

ÇHD İstanbul Şubesi Başkanı Avukat Taylan Tanay'ın maruz kaldığı bu polis şiddeti görüntüleri, 18 Ocak'ta Çağdaş Hukukçular Derneği'ne yönelik düzenlenen polis operasyonunda gözaltına alınmalarının hemen sonrasında, yaklaşık bir yıl önce yaşandı.
Tazminatsız işten çıkarılan işçilerin, kentsel dönüşüm mağdurlarının, tutuklu gazeteci, öğrenci, siyasi mahkumların ve işkence görenlerin davalarını üstlenen ve onlara hukuki yardımda bulunan Çağdaş Hukukçular Derneği'ne düzenlenen polis operasyonu sonrasında 12 avukat gözaltına alınmış ve çıkarıldıkları TMK 10. Maddesiyle Yetkili
Nöbetçi Hakimlik tarafından 9 hukukçu 21 Ocak'ta tutuklandı. Derneğin Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı, İstanbul Şubesi Başkanı Taylan Tanay ve dernek yönetici ve üyesi olan Güçlü Sevimli, Günay Dağ, Şükriye Erden, Betül Vangölü Kozağaçlı, Naciye Demir, Barkın Timtik, Ebru Timtik hapse gönderildi.

Bu olayın sonrasında da Taylan Tanay ve Selçuk Kozağaçlı, gözaltında bulundukları sırada, Haseki Hastanesi'nde zorla DNA örneği alınmak istendiğinde de polis şiddetine maruz kalmış ve suç duyurusunda bulunmuştu.

Üstelik Selçuk Kozağaçlı, operasyon sırasında yurtdışında olmasına rağmen, bir açıklama göndermiş ve hemen geri döneceğini açıklayarak, ÇHD'ye yönelik operasyonu eleştirmişti. Kozağaçlı söylediği gibi de aynı gün Türkiye'ye dönmüş ve havaalanında gözaltına alınmıştı. Mahkeme, buna rağmen Kozağaçlı'yı "kaçma şüphesiyle" tutukladı.

Operasyonda, kanun gereği avukat büroları savcı nezaretinde aranabilecekken, polis savcıyı beklemeksizin kapılarını kırarak avukat bürolarına girmiş ve bazı avukatları darp etmişti. O süreçte bu görüntüler basına da yansımıştı.

Geçtiğimiz günlerde hazırlanan iddianamede ise avukatların, siyasi davalara bakmalarından suç gibi söz edilmiş ve yasal gösteri ile basın açıklamalarına katılmaları suç delili sayılmıştı.

Avukatlara, polis ve savcılıktaki sorgularında, müvekkillerine hukuki yardımları ve destek verdikleri yasal işçi eylemleri, dernek faaliyetleri ve 1 Mayıs'a katılmaları sorulmuş ve bu faaliyetleri suç unsuru sayılmıştı. 

Avukatların, "terör örgütü üyeliği" ile suçlandığı davanın ilk duruşması 24 Aralık'ta Silivri'de bulunan mahkemede görülecek.

Haberin videosunu izlemek için tıklayınız.

 

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim