• BIST 105.324
  • Altın 146,461
  • Dolar 3,4721
  • Euro 4,1642
  • İstanbul 34 °C
  • Ankara 29 °C

Avukatın Haksız Azli Nedeniyle Başlatılan İcra Takibine İtirazın İptali

Avukatın Haksız Azli Nedeniyle Başlatılan İcra Takibine İtirazın İptali
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi kararı.

YARGITAY 4. Hukuk Dairesi 
ESAS: 2015/5342 
KARAR: 2016/4309

Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/11/2013 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10/12/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, avukat olup .. 2009/8175 esas sayılı dosyası ile alacaklı vekili olarak borçlu olan davalı aleyhine icra takibi başlattığını, takibin kesinleşmesi üzerine haciz işlemlerinin yapıldığını, bu aşamada alacaklının borçlu ile anlaşma konusunda görüşmeler yaptığını belirtmesi üzerine müvekkilinin talebi doğrultusunda dosyadaki işlemlere ara verildiğini, işlemden kaldırılan dosyanın yenilendiğini ancak sonrasında müvekkili tarafından haklı bir neden olmaksızın azledildiğini, azledilmesinden sonra tarafların anlaştığını ve alacaklıya borcun ödendiğini, kendi ücretinin ise ödenmediğini, Avukatlık Kanununun 165. maddesi uyarınca avukatlık ücretinden her iki tarafın da sorumlu olduğunu belirterek bu ücretin tahsili amacıyla başlatmış olduğu icra takibine yönelik itirazın iptalini istemiştir.

Davalı, mahkemenin görevli olmadığını, Avukatlık Kanunu m. 165'de öngörülen şartların oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, davalının avukatlık ücretinden sorumlu olduğu gerekçesiyle benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya kapsamından; avukat olan davacının alacaklı vekili olarak davalı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığı, haciz işlemlerinin yapılmasından sonra dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacının .. tarihinde müvekkili tarafından azledildiği, azilin ardından alacaklı tarafından tekrar haciz talebinde bulunularak icra işlemlerine devam edildiği, sonrasında alacaklı tarafından dosyaya borçluyu ibra ettiği ve alacağını aldığı şeklinde beyanda bulunulduğu anlaşılmaktadır.

Avukatlık Kanunu'nun 165. maddesi uyarınca; taraflar arasında ne şekilde olursa olsun anlaşmayla sonuçlanan işlerde her iki taraf avukatlık ücretinin ödenmesi yönünden avukata karşı dayanışmalı olarak (müteselsilen) sorumludur. Davaya konu olayda, davacının azledilmesinin ardından alacaklı tarafından icra işlemlerine devam edildiği ve alacaklı tarafından borcun tahsil edildiğinin belirtilmesi ile takibin sonlandığı görülmektedir. Şu durumda davacı tarafından belirtilen sulh anlaşmasının gerçekleştiği tarihte davacı alacaklının vekili olmadığından Avukatlık Kanunu 165 maddesi hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Davacının avukatlık ücretini kendisini azleden dava dışı alacaklıdan istemesi gerekir. Mahkemece, açıklanan olgular gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 31/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

www.kararara.com

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim