• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 14 °C

Avukatın Müvekkiline Karşı Bağımsızlığı

Avukatın Müvekkiline Karşı Bağımsızlığı
Kütahya Barosu Başkanı Av. Ahmet ATAM, BAROTÜRK Dergi'nin 2. sayısı için yazdı.

BAROTÜRK Dergi 2. Sayı

Av. Ahmet ATAM / Kütahya Barosu Başkanı

Avukat nasıl, devletten ve otoriteden bağımsız ise, her hangi bir şekilde vesayeti kabul etmiyorsa, nasıl politik, fikri ve ekonomik açıdan bağımsız olması gerekiyorsa; Müvekkiline karşıda bağımsız olması gerekir. Doğru ve güvenilir bir yargılamanın olabilmesi bağımsız avukatların varlığına ihtiyaç duyar. Bu nedenle 1136 sayılı Avukatlık kanununun 1. maddesinde bağımsızlığını düzenlemiştir. Buna göre “Avukatlık, kamu hizmeti ve bir serbest meslektir.” Bağımsızlık niteliğinin, Yasanın hemen 1. maddesinde düzenlenmesi bile bu niteliğinin ne denli büyük bir önem arz ettiğini göstermektedir.

Temel haklardan olan, savunma hakkının kutsallığı nedeniyle, bu hakkı müvekkili adına kullanan avukatın tam anlamıyla bağımsız olması gerekir. Avukatın bağımsız oluşu her şeyden önce ;İşi almasında ,işi takibinde ve işi sonuçlandırmasında sahip olduğu bağımsızlığıdır.

 Avukatlık Yasası 1. maddede avukatın mesleğini yaparken bağımsız olduğunu belirtmiş ve sonrasında, meslek ilkeleri ile de bunu bir yükümlülük olarak sunmuştur. Meslek Kurallarının 2. maddesinde "Avukat mesleki çalışmasında bağımsızlığını koruyacak ve bu bağımsızlığını zedeleyecek iş kabulünden kaçınacaktır" yani bağımsızlık aynı zamanda bir meslek kuralıdır. Başka bir ifade ile avukatın bağımsızlığı bir hak olduğu kadar, bir ödevdir de. Avukatların meslekten doğan bazı yükümlülükleri, aynı zamanda bazen bir bakıma da hakları olarak karşımıza çıkar. Örneğin avukatın yolsuz ve haksız bulduğu iş teklifini kabul etmeme yükümlülüğü vardır ki bu yükümlülük aynı zamanda avukatın müvekkiline karşı bağımsızlığını da simgeler.

Avukatlık Kanunu md.37’ ye göre avukat kendisine getirilen işi her hangi bir sebep göstermeksizin reddedebilir. Avukatla müvekkili arasında, yaptığı iş nedeniyle ve vekalet sözleşmesi süresince özel bir güven ilişkisi bulunmaktadır. Bu nedenle avukat işi alırken tamamiyle özgür iradesiyle hareket eder.38.maddede de istisnası düzenlenmiş ve "kendisine yapılan teklifi yolsuz veya haksız görür yahut sonradan yolsuz ve haksız olduğu kanısına varırsa teklifi reddetmek zorundadır." Aslında buradaki zorunluluk avukatın müvekkiline karşı olan bağımsızlığını ve özgürlüğünü pekiştirmektedir.

Avukatın bağımsızlığı ile ilgili elimizdeki en önemli kaynaklardan biri Uluslararası Barolar Birliğinin (IBA) New York Genel Kurulunda benimsediği ilkelerdir. Bu ilkelerden avukatlık mesleğinin müvekkile karşı bağımsızlığı ile ilgili olanlar şunlardır. Md. 7-Toplum ve İdare önünde hiç bir avukat , müvekkil ile yada aldığı davalar ile özdeş tutulmayacaktır. Md.8-Hiç bir avukat, her hangi bir müvekkiline yasal danışmanlık yada avukatlık yaptığı için cezai, medeni, ekonomik, idari yaptırım uygulanmakla tehdit edilmeyecek, korkutulmayacak ve zarara uğratılmayacaktır. Yine 13. Md.de avukatlar mesleki yükümlülüklerini yerine getirebilmek için bir takım ayrıcalık ve olanaklarla donanmış olacaklardır denilmek suretiyle de avukatın bağımsızlığına vurgu yapmıştır.

Biz avukatlar onur verici bir mesleği icra etmekteyiz. Bizler hukukun üstünlüğünün tesis edilmesi, insan haklarının korunup gözetlenmesi ve demokratik kurumlarımızın noksanlarının giderilmesi için mücadele eden en aktif ve en etkin meslek kuruluşuyuz. Adalet, hakkaniyet gibi toplumun tamamının üzerinde hassasiyetle durduğu bir olgu, bizim mesleğimizin konusudur. Bir çok kişi ve mesleki teşekkülün sadece sohbetlerinde söz ettikleri kavramları kendimize iş ve dert edinir ve işlerlik kazandırmak için uğraşırız. Yine kanun gereği hukuki bilgi ve tecrübelerimizi de adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına sunar, dertleriyle dertleniriz. Bizler, bazen de diğerlerinin haklarını koruyup savunduğumuz için savunulacak duruma düşer ve yargılanırız da. Kurduğumuz vekalet ilişkisiyle davayı alırken, müvekkil bize bir bakıma derdini de satar ve artık o dert bizim olur.

Tabii ki şu da bir gerçek; Yaptığımız iş, bizim mesleğimiz. Bundan dolayı bu işten gelirde elde etmek zorundayız. İşte; müvekkile karşı bağımsızlıkta dikkat edilmesi gereken incelik ve zor noktalardan biri de buradadır. Bezirgan zihniyetiyle yapılacak bir avukatlık mesleği, bizim bu bağımsızlığımızı yok edebilir. Müvekkili velinimet ve bir müşteri, davasını da bir fırsat, üzerinden para kazanılacak bir kazanç konusu gibi görürsek tehlikeli bir yoldayız demektir. Müvekkil yerine yalan söyleyen, onun, adaleti yanıltıcı fütursuz isteklerine para için göz yumup alet olan bir duruma gelirsek saygınlığımız, onurumuz yerle yeksan olur. Bu durum size artık " avukat bey" şeklinde değil de "avukat gel, avukat git" şeklinde hitap edilmesine dahi neden olur. Artık onun avukatı değil maşası, adamı olursunuz. Bu nedenle avukat, müvekkiline bağımlılığına yol açacak her türlü davranıştan kaçınmalıdır. Ekonomik açıdan bağımsız olmayan bir avukat müvekkiline karşıda bağımsız olmayacaktır. Çünkü deyim yerindeyse müvekkilinin eline bakıyor olacaktır ki böyle bir durumun ne bağımsızlıkla ve nede onur ve haysiyetle bağdaştırılabilmesinin imkanı yoktur. Bu yüzden avukat mutlaka ekonomik bağımsızlığa sahip olmalıdır ki, müvekkiline karşıda rahat olabilsin.

Müvekkiline karşı özellikle ekonomik bağımsızlığını koruyamamış bir avukat zaman içerisinde hakkında başlatılacak disiplin soruşturmalarına ve daha kötülerine şimdiden hazırlıklı olmalıdır. Bu nedenle istisnai durumlar dışında avukat iş ilişkisinde olduğu müvekkili ile fazlaca bir samimiyet ve başkaca karmaşık ilişkiler içine girmemeli, müvekkili hakkındaki duygu ve düşüncelerini, toplumun müvekkiline bakışını mesleğine karıştırmamalıdır. Müvekkili ile özdeşleşmemeli, asil gibi davranmamalı, meslekteki öğrenme heyecanı, işe sahip çıkışı amatörce, fakat uygulayıcı olarak tavrı bir profesyonele yakışır şekilde olmalıdır. Aksi halde meslek layıkıyla yapılamadığı gibi, bu konularda dikkatli davranmayan avukat onurunu ve bağımsızlığını ne yazık ki kaybeder.

Avukatın bağımsızlığını en güzel açıklayan ifade Molierac'a aittir. " Görevimizi yaparken kimseye, ne müvekkile, ne hakime, ne de iktidara tabiyiz" Ve şunu da unutmayalım. Unutmayalım, “Avukatı karşı taraf değil, müvekkili şikayet eder.” 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim