• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 0 °C

"Avukatını Sustur, Susturamıyorsan Değiştir" Diyen Hakime Uyarı Cezası

"Avukatını Sustur, Susturamıyorsan Değiştir" Diyen Hakime Uyarı Cezası
Dava sırasında davacıya "avukatını sustur, susturamıyorsan değiştir" diyen Aile Mahkemesi Hakimine HSYK tarafından uyarı cezası verildi.

Karar içeriğine göre, Boşanma davası sırasında Mahkemesi hakiminin Davacıya “Artık yeter, çok konuştun”, Davacı Vekili Avukata, “Yalancı tanık getiriyorsun, Sen çok konuşuyorsun demesi, yine davacıya hitaben, Avukatını sustur, susturamıyorsan değiştir demesi, davada dinlenen tanıklardan birine Çok konuşma, yalan söylüyorsun şeklindeki sözleri ve davacı vekillerinin tedbir konulması yönündeki taleplerini değerlendirmediği, ret veya kabulüne dair bir karar verip gereğinin ifası yönünde bir gayret göstermediği hususları şikayet konusu oldu.   

Şikayeti değerlendiren HSYK 2. Dairesi ilgili hakimin eylemine uyan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar   Kanunu'nun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince uyarma cezası ile cezalandırılmasına oy birliği ile karar verdi. 

İlgili Kararın tamamı:  

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İkinci Dairesi aşağıda isimleri yazılı üyelerin katılımı

ile 16/01/2014 tarihinde toplandı.

.............. (kapatılan) eski, hâlen ............. Hâkimi .......................... (...............) hakkında,

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Üçüncü Dairesinin (...-...-...-....-....) sayılı soruşturma evrakı

ile .../.../.... tarih, ...../..... sayılı soruşturma izni üzerine düzenlenen soruşturma dosyası incelendi.

Hâkim .......................... hakkında yapılan soruşturma:

A) Emrindeki personele, görevi nedeniyle muhatap olduğu kişilere veya iş sahiplerine karşı

kırıcı davrandığı,

Bu cümleden olarak;

......................Aile Mahkemesinin (Kapatılan ..........1. Aile) ...../.... esas sayılı dosyanın

ikinci celsesinde dinlenen Davacı ..............’a “Artık yeter, çok konuştun”, Davacı Vekili Avukat

..........................’e “Yalancı tanık getiriyorsun”, dördüncü celsede ise “Sen çok konuşuyorsun”,

Davacı ...................'a “Avukatını sustur, susturamıyorsan değiştir”, Tanık .....................’ya “Çok

konuşma, yalan söylüyorsun” şeklinde demek suretiyle bağırdığı,

....................... Aile Mahkemesinin (Kapatılan ............1. Aile) ......../........ esas sayılı

dosyasında ise davacı vekili olan Müşteki Avukat ...................’e reddi hâkim talepli dilekçesini

havale ettirmek istediğinde dilekçeyi okuyup “Senin derdin ne?” diyerek kendisine çıkıştığı, bir

başka gün “Tensip zaptı olsa ne olur, olmasa ne olur?” diyerek kendisine bağırdığı ve azarlar

şekilde “Tedbir talepli müzekkereyi vermeyeceğini” söylediği,

B) Görevde kayıtsızlık ve düzensizlik gösterdiği,

Bu cümleden olarak; .................. Aile Mahkemesinin (Kapatılan ............. 1. Aile) ...../...

esas sayılı dosyasında;

.../../.... Tarihinde düzenlenip ve bir sureti tarafından imzalanarak davacı vekiline verilen

tensip zaptı ile mal varlığı üzerine koyduğu tedbir kararlarını işleme koymadığı, .../.../.... tarihinde

yazılan müzekkereyi ........... Ticaret Sicil Memurluğuna göndermeyip UYAP ortamında silerek

tensip zabtının gereğini yerine getirmediği,

.../.../.... tarihinde sisteme ilk kaydı yapılan ve 7 maddeden ibaret olup UYAP ortamında

onaylanmamış bulunan tensip zaptını ise geriye dönük olarak .../.../.... tarihinde düzenlenmiş gibi

gösterdiği,

.../.../.... tarihinde düzenlenerek sisteme kaydedilen ve 10 maddeden ibaret olup UYAP

ortamında onaylanmayan tensip zaptının da düzenlenme tarihini .../.../.... olarak kaleme aldığı, aynı

tarihte tensip zaptı gereğince kaleme aldırdığı müzekkereleri, yazıldığı .../.../.... tarihinden reddi

hâkim talebinin yapıldığı .../.../.... tarihine kadar ilgili yerlere göndermediği,

Talep edilen tedbir kararına ilişkin kararları yerine getirmediği, geçen sürede davacı

vekillerinin tedbir konulması yönündeki taleplerini değerlendirmediği, ret veya kabulüne dair bir

karar verip gereğinin ifası yönünde bir gayret göstermediği,

Konularından ibarettir.

Hâkim ...................... savunmasında özetle;

(A) nolu soruşturmaya yönelik olarak;

..../... Esas sayılı dosyanın davacısı Davacı ........................'a 2. celsede "Artık yeter, çok

konuştun" dediği iddia edilmekte ise de söz konusu duruşmaya davacı asilin katılmadığını,

katıldığı celselerde ise konuşmadığını, içine kapanık biri olduğunu, ilk kez 8. celsede mali

durumuna ilişkin sorulara cevap vermeyince 2. kez sormak durumunda kaldığını, sorulan soruya

dahi ısrarlara rağmen zorla cevap veren birine çok konuştun demesinin hayatın doğal akışına aykırı

olduğunu,

Tanık ..................... ifadesi esnasında sanki olayları görmüş gibi aktarınca olaylara bizzat

tanık olup olmadığı, nerede ve ne zaman geçtiği yönündeki sorularına "Siz benim yalan

söylediğimi mi iddia ediyorsunuz?" dediğini, sonrasında bazı olayları davacıdan duyduğunu beyan

edince tanık olduğu hususların zapta geçildiğini, bu durumun tanıklarca yanlış anlaşıldığını ve

tepki gösterdiklerini,

Şu ana kadar hiçbir tanığa “yalan söylüyorsun” demediği gibi, herhangi bir avukata da

“yalancı tanık getiriyorsun” gibi rencide edici sözler söylemesinin kişiliğine, edep, ahlak ve terbiye

anlayışına uygun düşmediğini,

4 nolu celsede ortak çocuğun anne ve baba ile şahsi münabetinin sağlanması konusunda

tarafların anlaşmazlığı nedeniyle çocuğun icra yolu tesliminin psikolojik anlamda olumsuzluklara

neden olacağı hususunda taraflara açıklamada bulunduğu sırada, davacı vekilinin birden bağırarak

mahkemenin hasmane tutumda bulunduğunu belirtip müvekkili ile konuşmasına engel olmaya

çalıştığını, bu hususları tutanağa geçirdiği ve diğer duruşmaya devam etmek istediği hâlde

tavırlarına devam etmesi üzerine müvekkiline vekilinin davranışlarının uygun olmadığını izah

etmek durumunda kaldığını, ancak duruşma sonrası yaşanan bu konuşmayı tutanağa geçemediğini,

davacı vekilinin yaşanan olay nedeniyle müvekkili ve tanığı etkilemek sureti ile kendisi hakkında

atılı sözleri söylediği yönünde şikâyetçi olduğunu, atılı olaylar gerçek olsa eylem tarihi itibarıyla

konuyu gündeme getirmesi gerektiğini, yaşanan olaylara duruşmaya katılan kâtip ve mübaşirin

tanık olduğunu ancak nasıl ifade verdiklerini bilmemekle beraber aleyhe bir anlatımları varsa

müştekinin etkisi altında kaldıklarını düşündüğünü, yaptığı inceleme sonucu duruşmalara mübaşir

olarak .......................'in çıktığını tespit etmiş olup dinlenmemiş ise beyanına başvurulması

gerektiğini,

Avukat ............................'in duruşmalar sırasında uygun olmayan söz ve davranışlarda

bulunduğunu, HMK hükümlerine göre tanığın kesintisiz dinlenmesi gerektiği hâlde tanık

beyanlarını yönlendirmek amacıyla araya girip tanığa yol gösterdiğini, davalı tanıkları dinlenirken

sürekli tanıkların sözlerini kestiğini, Avukat ....................................’in kendisince HMK.nın 262

nci maddesine aykırı davranmaması hususunda ikazda bulunduğunda “bana söz vermiyorsun”

şeklinde bağırarak tepki gösterdiğini, buna binaen olay tarihinde yürürlükte bulunan HUMK.nın 70

inci maddesi gereğince duruşma inzibatını sağlamaya yönelik kendisine ihtarda bulunulmakla

yetindiğini ancak “yalancı tanık getiriyorsun” gibi bir ifade kullanılmadığını,..../... Esas sayılı dosyada vekil olarak görev yapan Avukat ...........................’in reddi hâkim

talepli dilekçesini havale ettirmek için odasına gelmediğini, ilgili Avukatın kendisine dilekçeyi

havale ettirmediğini ve kaleme bıraktığını, dilekçeye kalem tarafından saat yazılarak havale açılıp

5 TL alındığını, görevli memur tarafından açılan havale kısmının kendisince imzalandığının

dilekçe üzerindeki yazılardan anlaşıldığını, dinlenen mahkeme kâtiplerinin de havaleyi kendilerinin

açtığını beyan etmiş olması gerektiğini, dilekçeyi kendisi havale etmediği için adı geçen avukatla

iddia edildiği gibi bir diyaloğ içinde bulunmasının da mümkün olmadığını

Avukatın ..../... Esas sayılı dosyasındaki reddi hâkim talebinden çok sonra dilekçe getirdiği

sırada “işlerinin yoğun olduğunu, acele etmemelerini” kendisine uygun dille söylediğini, bunun

üzerine Av.............. Hanımın kendisiyle saygısız bir ifade ve yüksek sesle konuştuğunu, bu

nedenle hakkında tutanak tuttuğunu, bir daha da kendisi ile hiçbir konuda diyaloga girmediğini,

Davanın Cumhuriyet Bayramı önceki mesai bitimine yakın açılması, bayramın akabinde

hafta sonu tatilinin girmesi nedeniyle davadan .../.../.... Tarihinde ............. günü haberdar olduğunu,

dosyayı inceleyip tensip işlemleri hazırlığı sırasında .../.../.... tarihinde gelerek müzekkereleri ne

zaman alacağını sorduğunu, iş yoğunluğu nedeniyle ........ günü alabileceğini söylediğini, iddia

edildiği şekilde "tensip zaptı olsa ne olur olmasa ne olur" veya "müzekkereleri vermeyeceğim" gibi

bir cümle kullanmadığını, bu iddianın müştekinin beyanına dayalı ve soyut olduğunu,

müzekkerelerin verileceği gün müştekinin reddi hakim talebi ile gelmesi üzerine bu hususun

incelenmesi ve talebin reddinden sonra gerekli yazıların yazıldığını,

Av. ...................' in sinirli ve kavgacı bir yapıya sahip olduğunu, ..../... Esas sayılı dosyanın

son duruşmasında diğer avukat konuşurken araya girerek “siz tensibi yok ettiniz, bu hususu

tutanağa geçir” diyerek bağırdığını, bunun üzerine kendisinin mevcut olan tutanakların dosyada

olduğunu yazdırdığını, sesini yükseltmediğini, bu olaya diğer taraf avukatı ...................., duruşma

kâtibi ve mahkeme mübaşirinin tanık olduğunu,

Uygunsuz ve inzibatı bozucu davranışı nedeniyle haklarında tutanak tuttuğu Avukatlar

........................... ve ........................ dışında kırıcı davrandığını iddia eden başka bir avukatın

olmadığını, bu avukatların haklarında yapılan soruşturmalar nedeniyle kendilerini haklı çıkartmak

için haksız isnatlarda bulunduklarını

(B) nolu soruşturmaya yönelik olarak;

..../... Esas sayılı dosyada .../.../.... tarihinde düzenlenen tensip zabtının UYAP’ta veya

UYAP dışında yapılıp yapılmadığı konusunda bilgisinin olmadığını, UYAP sisteminin düzenli

çalışmaması nedeniyle işlerin aksamaması için UYAP dışı girilen işlemlerin daha sonra UYAP'a

aktarılarak hâkim onayına sunulduğunu, davanın açıldığı .../.../.... günü düzenlenen tensip zabtının,

mahkeme kalemince aynı gün düzenlenmiş olsa dahi aynı anda dosyanın kendisine gelmesi

nedeniyle inceleme imkanı olmadığını, araya Cumhuriyet Bayramı ve hafta sonu tatili girmesi,

duruşmasının olması dolayısıyla düzenlenen tensip zabtını .../.../.... tarihinde inceleme imkanı

bulduğunu,

.../.../.... tarihli olarak hazırlanan taslak tensip üzerinde yaptığı incelemede davalı adına

kayıtlı varlıklar üzerine tedbir konulması şeklinde ara karar yazılacağı yerde talep bulunmadığı

hâlde davacı taşınmaz ve varlıkları üzerine tedbir konulması şeklinde yazıldığını görünce yapılanbu maddi hatanın düzeltilmesi için zaptı imzalamadan geri gönderdiğini,

 

 UYAP ortamında .../.../.... Tarihinde ........... Ticaret Sicil Memurluğuna yazılan

müzekkerenin kendisine kalemce hiç getirilmediğini, bu müzekkereyi UYAP’tan kimin neden

sildiği konusunda bilgisinin bulunmadığını, .../.../.... tarihli olarak düzenlenen .../.../.... tarihinde

inceleme imkanı bulduğu tensip zabtının UYAP'ta onaylanmadan davacı vekiline verilmesi

konusunda kendisine bilgi verilmediğini, bu konuda kalemce ne tür işlem yapıldığı hususunda bilgi

sahibi olmadığını, tensip tutanağının imzalanmasından sonraki salı günü duruşmaya çıktığını,

çarşamba günü ise ................ Üniversitesi Hastanesinde muayene olduğunu, hastane dönüşünde

davacı vekilinin odasına gelerek tensip üzerinden 3 gün geçtiğini söyleyerek, müzekkereleri ne

zaman yazdıracağını sorduğunu, kendisinin davacı vekiline “ertesi günü duruşması olduğunu, .......

günü işlemlerin tamamlanacağını, müzekkerelerin elden takipli verileceğini” söylediğini ve

mesaiden sonra adliyede kalarak müzekkerelerin yazılması için dosyayı inceleyip gerekli notları

aldığını, buna karşın .../.../.... tarihinde davacı vekilinin reddi hâkim dilekçesini kaleme bıraktığını

öğrendiğini, o tarihte yürürlükte bulunan HUMK 36/2 maddesinde "reddi istenen hâkim red

hakkında merci tarafından karar verilinceye kadar o davaya bakamaz, merci red isteğini kabul

etmezse reddi istenen hâkim davaya bakmaya devam eder" açık hükmü gereğince usul işlemlerinin

durdurulmasına karar verildiği için tensip zaptı uyarınca işlemlerin yapılamadığını,

Reddi hâkim talebinin sonuçlanmasına müteakip .../.../.... tarihinde sisteme ilk kaydı

yapılan 7 maddeden ibaret UYAP ortamında onaylanmamış ve düzenlenme tarihi .../.../.... olarak

yazılı tensip zabtının da kalemce hazırlanarak kendisine getirildiğini, yaptığı incelemede tarihin

düzenleme tarihi olmadığını fark edince gerçeğe uygun olarak düzelttirdiğini, yapılan işlemlerdeki

karışıklığın personel tarafından evrakın düzenlendiği tarihin doğru olarak yazılmadığı ve kendisi

tarafından incelenmeden ve imzalanmadan önce taraf vekillerine verilmesinden kaynaklandığını,

kalem tarafından yapılan bu işlemler nedeniyle sorumlu tutulmaması gerektiğini, bu husus aynı

zamanda reddi hâkim talebinde dile getirilmiş olup Yargıtayca yapılan inceleme sonucunda talebin

reddine karar verilmiş olduğunu, davanın açıldığı 3. iş günü tensip üzerinde gerekli inceleme

yapılarak yapılacak işlemlere dair gereken talimatlar verilip 5. iş günü düzeltilen tensip ve buna

uygun müzekkerelerin kalemce hazırlanmış olduğunu, bundan sonra varsa bir gecikme kalemin

sorumluluğunda olduğunu, bu hususa tanık olan kalem personelinin sorumluluğu bulunduğu için

beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, işlemlerde kayıtsızlık ve düzensizlik var ise bunun

kendesinden kaynaklanmadığını belirtmiştir.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

......... (kapatılan) eski, hâlen .............. .Hâkimi ............................a isnat olunan eylemlere

ilişkin soruşturma dosyası, iddiaları doğrulayan tanık anlatımları, .......................... Aile

Mahkemesinin ..../... ve ..../... Esas sayılı dava dosyaları, tutanaklar ve savunma birlikte

değerlendirildiğinde;

(A) nolu soruşturma maddesi yönünden, ilgilinin müstemirren baktığı ................... Aile

Mahkemesinin (Kapatılan ............. 1. Aile) ...../... Esas sayılı dava dosyasının duruşmasında davacı

vekili Avukat .........................’e “Sen çok konuşuyorsun”, davacı .....................'a “Avukatını sustur,  susturamıyorsan değiştir”, tanık .............................’ya “Çok konuşma, yalan söylüyorsun” şeklinde

demek suretiyle bağırdığı, ..../... Esas sayılı dava dosyasında ise davacı vekili olan müşteki Avukat

.........................’e reddi hâkim talepli dilekçesini havale ettirmek istediğinde dilekçeyi okuyup

“Senin derdin ne?” diyerek kendisine çıkıştığı, bir başka gün “Tensip zaptı olsa ne olur, olmasa ne

olur?” diyerek kendisine bağırdığı anlaşılmakla, eylemine uyan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar

Kanunu'nun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince uyarma cezası ile

cezalandırılmasına oy birliği ile,

(B) nolu soruşturma maddesi yönünden ise, ilgilinin müstemirren baktığı ..................

Aile Mahkemesinin (Kapatılan ..................1. Aile) ..../... Esas sayılı dava dosyasının kaydının

yapıldığı ilk iş günü olan .../.../..... ile reddi hâkim talebinin yapıldığı .../.../.... gününe kadar geçen

süre zarfında ıslak imzalı olarak hazırlanıp taraf vekiline verilen tensip zaptının UYAP'a kaydının

yaptırılması ve hazırlanması gerekli müzekkerelerin işleme konulması hususunda gerekli işlemleri

yapmadığı gibi, reddi hâkim talebi nedeniyle bir müddet beklemeye aldığı evrakın UYAP'ta işleme

konulduğu (ilk tensibin yapıldığı) .../.../..... tarihine kadar geçen bir aylık sürede davacı vekillerinin

tedbir konulması yönündeki taleplerini değerlendirmediği, ret veya kabulüne dair bir karar verip

gereğinin ifası yönünde bir gayret göstermediği anlaşılmakla, eylemine uyan 2802 sayılı Hâkimler

ve Savcılar Kanunu'nun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince uyarma cezası

ile cezalandırılmasına oy birliği ile,

6087 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren on gün

içerisinde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İkinci Dairesine müracaatla yeniden inceleme

isteminde bulunulabileceğine,

16/01/2014 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Hukuk Medeniyeti

 
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim