• BIST 108.392
  • Altın 142,851
  • Dolar 3,5345
  • Euro 4,1192
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 35 °C

Avukatlar Adliyelerin Tinerci Çocukları Mıdır?

Avukatlar Adliyelerin Tinerci Çocukları Mıdır?
KİRACILAR ile ev sahipleri arasındaki didişmeler tarih boyunca süregelmiş ve zaman zaman Hacivat-Karagöz çekişmelerine benzeyen komik durumlar ortaya çıkmıştır.

Av. Kadir Şinas / YENİ YÜZYIL

Bazen birbirlerine eza verme konusunda o kadar ileri giderler ki, aralarındaki kira ilişkisi, zamanla derin bir husumete dönüşebilir. Mahkeme kayıtları, bu nedenlerden doğan, kavgalar, yaralamalar, hatta ölümlerle sonuçlanan olaylarla doludur.

Fakat şunu da baştan ortaya koymalıyız ki, bu tür çekişmelerin başlangıcı, genellikle kiracının olumsuz bir hareketinden, daha çok da kira ödeme konusundaki gönülsüz davranışından kaynaklanır.

Kiracı psikolojisi bazen, “Hiç ay başı gelmese” veya “ Daha yeni ödeme yaptım, ne zaman yeni ay başı geldi?” gelgitleri içine girer ve bu durum yavaş yavaş ilerde doğacak hukuksal bir sorunun embriyo haline dönüşmesinin ilk belirtileri olur. Böylesi bir ruh hali içine giren bir kiracı, karbürötörü arızalanmış bir otomobil gibi öksürmeye başlaması ve bir sure sonar stop ederek durması örneğinde olduğu gibi, once kira bedellerini geç ödemeye başlamak gibi bir davranış içine girer ve zaman içinde hiç ödeme yapmamaya kadar uzanan bir sürece dönüşür.

Bazen öyle olur ki, kira ödememek bir imkansızlık nedeniyle değil, sadece mal sahibine eza vermek, onu kızdırmak için yapılan, kasıtlı bir yeleme dönüşebilir. Yakın bir süre önce, kira alacağı nedeniyle İstanbul Kartal’da meydana gelen bir olay, söylediklerimizle bir bir örtüşüyor. Kiracı, 500 TL olan kira bedelini 3 aydır ödemeyince, ev sahibi de tahliye talepli icra takibi başlatmış. Kiracının, 3 aylık kira bedeli olan 1500 TL’yi, 30 gün içinde ödemesi gerekiyor, aksi halde tahliye kararı çıkar. Kiracı süresi içind ödeme yapmış, ama 1 lira eksik olarak. Yani borçlunun hesabına 1500 TL değil, 1499 TL yatırmış.

İlk bakışta kiracının bu davranışı garip gözükebilir ama, yukarıda kısaca öztelemeye çalıştığımız ve tarihsel süreç içindeki ‘kiracı/mal sahibi’ ilişkileri çerçevesinde değerlendirildiğinde, normal görülebiliriz. Ancak, adliye camiası bu tür davranışları asla normal karşılamaz. Çünkü, mahkemeler ve icra daireleri önlerine gelmiş olayları kanunda yer alan ve genel olarak herkesi kapsayan düzenlemelere gore karar verir.

Kiracı, 1 lira eksik ödeme yaparken hangi intikam ve husumet duyguları içinde olduğu adliye organlarını hiç ilgilendirmez. Örnek olayımızda da öyle olmuş zaten, derhal tahliye kararı vermiş. Kiracı “ Bir liralık eksik ödeme nedeniyle tahliye dünyanın neresinde görülmüş” homurdanmaları ile kararı temyiz etme hakkı elbette vardır. Ancak şunu da bilmeli ki, kararı temyiz etti diye tahliye işlemleri durmaz, mal sahibi kamyonu kapıya dayar.

Avukatlar adliyelerin tinerci çocukları mıdır?

BAŞLIKTAKİ soruyu, ben daha önce bir başka yazımda daha kullanmıştım ve bazı meslektaşlarım benzetmeyi ağır bulduklarını söylemişlerdi. Avukat Cem Gürbüz’ün geçtiğimiz ay içinde, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi Duruşma salonunda yaşadıklarını okuyunca, sanırım bu sefer itiraz etmeyeceklerdir.

Olay, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi Duruşma salonunda gerçekleşmiş. Mahkeme Hakimi ara kararı yazdırıken, duruşmada bulunan Av. Cem Gürbüz’ün ayağa kalkmadığını görünce kendisini uyarmış. Av. Gürbüz de, böyle bir zorunluluğu olmadığını söyleyince de, hakim duruşmaya ara vermiş. Duruşma başladığında salona giren Gürbüz, avukatlara ait koltukların yerinde olmadığını görmüş, yani Hakim, koltukları kaldırtmış. 1 Nisan şakası değil, aynıyla vaki.

Oysa, şu kuralı stajyer hakim ve savcılar dahi bilir ki; avukatların, ceza yargılamasında, konuşurken, soru sorarken, hatta savunma yaparken ayağa kalkma zorunluluğu yoktur. Avukatların, kendilerini daha rahat ifade etme veya alışkanlık gereği ayağa kalkmaları ya da hüküm verilmesi dışındaki kararlar okunurken, kendi istekleriyle ayağa kalkabilirler. Ayağa kalkmayan avukatlara ise, müdahale edilerek ayağa kalkmalarının istenmesinin yasal bir dayanağı bulunmamaktadır.

Hukuk yargılamasında da sadece, taraflar ve tanıklar yemin ederken, hüküm okunurken ayağa kalkılması,yasal bir zorunluluktur. Bunun dışında kalan durumlarda (örneğin ara karar okunurken, taraflar veya vekilleri beyanda bulunurken) ayağa kalkılması zorunlu olmayıp; kişilerin kendi tercihine bırakılmıştır.

İş bu nedenle, konuyla ilgili olarak, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün “Duruşma sırasında bir kısım işlemlerde ayağa kalkılması” konulu yazısının (16.3.2009 tarihli ve 2009/433/16232 sayılı) okunması şiddetle tavsiye olunur.

Nafakayı ödemeyen hapse girer

GEÇEN hafta bir okurumuz yakınmış, “ Nafaka ödeyemedim diye eski eşim beni icraya vermiş” diyor. Verir kardeşim, eşiniz fazladan bir şey yapmamış ki, kanundan doğan hakkını kullanmak istemiş sadece.

Ah kardeşim, kanun, nafaka borcu ödenmediğinde ( yani sen), eğer alacaklı isterse (yani eşiniz) üç aya kadar hapsine karar verilir (yani sana) diyor, benim elimden ne gelir ki?. Tabi şöyle bir seçeneğin de var: Cezaevine girdikten sonra, yakın akraba, can-ciğer arkadaş, dosttan para toplayıp, borcunu ödersen, derhal tahliye edilirsin, onu da bir müjde olarak söyleyeyim.

Kartal’da avukatlar var

KARTAL Hukukçular Derneği, Anadolu Adliyesi’nde otoparkında yapılan zama karşi dava açtılar. İşletmesi daha önce İSPARK’ta olan, daha sonar Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü’ne geçen Anadolu Adliyesi otoparkları ile ilgili yapılan görüşmelerde, avukatlara sabit 5.-TL uygulanacağı taahhüt edilmişti. Sadece iki ay süren bu uygulama, 07.03.2016 Pazartesi gününden itibaren kaldırılınca, avukatlar da adliyeye gelen herkes gibi, kaldıkları süreye göre 5 -13 TL arası ücret ödemeye başlamışlardı. İşlemin iptali ve yürütmenin durdurulması için Kartal Hukukçular Derneği olarak idari dava açtılar.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim