• BIST 98.314
  • Altın 143,598
  • Dolar 3,5661
  • Euro 3,9852
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 20 °C

Avukatlara Gezi Davası

Avukatlara Gezi Davası
Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı’nın içindeki ana avluda bulunan adaletin simgesi olan Themis heykellerinin önünde 11 Haziran 2013'de alkışla ve slogan atarak Gezi Parkı protestosuna destek veren avukatlar hakkında 2 yıl sonra iddianame düzenlendi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede olay tarihinde 37'si avukat 4'ü stajyer avukat 44 kişinin Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet ettikleri gerekçesi ile   9'er aydan 4,5'ar yıla  kadar hapisle cezalandırılması istendi.  

Soruşturma konusu protestonun Taksim Gezi Parkı protestolarına gösterilerine  destek amaçlı olması nedeniyle avukatlık göreviyle ilgisinin bulunmadıı belirtilen iddianamede, soruşturmanın bu nedenle Adalet bakanlığı'ndan izin alınmadan genel hükümler uyarıca yürütüldüğü ifade edildi.

"EYLEMİ SONLANDIRMALARI İÇİN DEFALARCA İHTAR YAPILDI"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede 11 Haziran 2013'de İstanbul Adalet Sarayı'nın içinde bulunan Themis heykellerinin bulunduğu alanda toplanan ve üzerinde avukat cübbesi bulunan 50-60 kişilik grubun alkışlarla "Her yer Taksim, her yer dirniş, Yaşasın mücadelemiz, Kahrolsun Faşizm, Polis Dışarı" şeklinde slogan attıkları iddia edildi. İstanbul Adalet Sarayı karakol amirliğinde görevli polis memurları ve özel güvenlik görevlilerince  grup etrafında tedbir alınarak,  eylemin yasal olmadığı, bu nedenle sonlandırmaları ve bina dışına çıkmaları gerektiği yönünde defalarca ihtar yapıldığı anlatıldı. Topluluğun uyarılara uymayıp protesto gösterisine ve slogan atmaya devam etmesi üzerine güvenlikten sorumlu dönemin Cumhuriyet Başsavcı vekili Zekeriya Öz'ün,  dönemin İstanbul Emniyet Müdür yardımcısı Mustafa Ateş'i telefon ile arayarak protestocu grubun gösteriye devam etmesi halinde yakalanarak müracaattan sorumlu Cumhuriyet savcısının vereceği talimat doğrultusunda hareket edilmesi talimatını verdiği kaydedildi.

"ORANTILI GÜÇ KULLANILDI"

Protesto gösterisinin devam ettiği sırada takviye olarak gelen Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü, Güvenlik Şube Müdürlüğü görevlileri ve önceki görevliler ile birlikte protestocu grup çember altına alınarak Adliye Sarayı dışına çıkartılmak istendiğinde protestocu grup tarafından  etraflarını çeviren görevlilere karşı cebir şiddet kullanarak yaralanmalarına neden oldukları iddia edildi. Şüphelilerin saldırılarını engellemek için orantılı güç kullanmak suretiyle kendilerine cebir ve şiddet kullanan 44 şüphelinin yakalanarak otobüslerle İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldükleri ifade edildi.

"MÜDAHALE SIRASINDA YARALANDILAR"

Müdahale sırasında şüphelilerin yaralandığı belirtilen iddianamede  talimat üzerin kimliklerini belirten şüphelilerin saat 21.00, kimlik bilgilerini vermeyi kabul etmeyen şüphelilerin ise doktor muayenesi sırasında kimlik bilgilerini ibraz etmeleri üzerine 22.05'de serbest bırakıldıkları anlatıldı. 

"GÖZALTI TALİMATI VERİLMEDİ"

Şüphelilerle ilgili olarak gerek Cumhuriyet Başsavcıvekili Zekeriya Öz gerekse dönemin  müracaat savcısı Abdülrezzak Aydın tarafından gözaltı talimatı verilmediği belirtildi. Yakalandıktan sonra yapılan kimlik  tespiti esnasında şüphelilerden Fırat B., Halime E. ve Seher S.'ın avukatlık görevi ile ilgilerinin bulunmadığı, Hüseyin K., Yiğit M., Mesut K. ve Yiğit Y.'nin stajyer avukat oldukları bunun dışımda iddianamede isimleri yazılı şüphelilerin ise avukat olduğunun tespit edildiği kaydedildi.

"AVUKATLIK GÖREVİ İLE İLGİSİ YOK"

İddianamede, Kanunu gereğince avukatların görevleri sırasında işledikleri veya görevlerinden doğan suçlardan dolayı soruşturmalarının Adalet Bakanlığı'nın iznine tabii olduğu hatırlatıldı. İddianameye konu protesto gösterisinin Taksim Gezi Parkı protesto gösterilerine  destek amaçlı olup avukatlık göreviyle ilgisinin bulunmaması nedeniyle soruşturmanın genel hükümler uyarıca yürütüldüğü vurgulandı.

"DAĞILMAMAKTA ISRAR ETTİLER"

Şüphelilerin Taksim Gezi Parkı protetso gösterilerine destek amacıyla toplantı ve gösteri yasağı bulunan kamu binası niteliğinde olan İstanbul Adalet Sarayı C girişinde bulunan boşluk alanda toplanarak slogan attıkları öne sürüldü.  Görevlilerin gösterinin kanunsuz olup dağılmaları yönünde defalarca ihtar etmesine rağmen dağılmamakta ısrar ettikleri öne sürüldü.  Soruşturma kapsamında kimliği bir kişinin de arasında bulunduğu 8 kişi hakkında ise takipsizlik kararı verildi.

İDDİANAME İADE EDİLDİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan Haziran 2015 tarihli ilk iddianamenin giriş bölümünde 10 kişi mağdur, 10 kişi de müşteki olarak yer aldı. Olay tarihinde 37'si avukat 4 stajyer avukat olan 44 kişi hakkında 4,5'er aydan 2 yıl 3'er aya kadar hapis cezası istendi. İddianamenin gönderildiği İstanbul 90'ıncı Asliye Ceza Mahkemesi hangi sanığın ne şekilde, kime karşı şiddet kullandığı veya tehditte bulunduğunun açıklanmadığı gerekçesiyle iddianameyi savcılığa iade etti. İddianameyi yeniden ele alan savcılık, 3 temmuz 2015 tarihli iddianamesinin giriş bölümünde bu kez  müşteki ve mağdurlara isimlerine yer vermedi.  Olay tarihinde 37'si avukat 4 stajyer avukat olan 44 kişi hakkında 9 aydan 4,5 yıla kadar hapis cezası istendi.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim