• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 1 °C

“Avukatlığa İlgim Ailemden Değil 12 Eylül Dönemini Hatırlamamdan Kaynaklanır!”

“Avukatlığa İlgim Ailemden Değil 12 Eylül Dönemini Hatırlamamdan Kaynaklanır!”
SANLIURFA.COM'un Pazartesi konuğu olan Şanlıurfa Baro Başkanı Av. Hikmet Delebe Gazeteci Mehmet Dener'e çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İmam Hatip Lisesi mezunu olan Urfa Baro Başkanı Hikmet Delebe her kesim tarafından taktir edilen duruşu ile biliniyor. Hilvanlı Hikmet Delebe ortaokul yıllarında hukukçu olmaya karar varmış.12 Eylül'ü hayal meyal hatırlasa da onun da üzerinde izler bırakmış. Ankara Hukuk Fakültesini çok iyi bir puanla kazanan Hikmet Delebe bir süre Ankara'da Avukatlık yapmış. Daha sonra ailesinin isteği üzere memleketi doğup büyüdüğü topraklara dönen ve 20 yıldır avukatlık yapan Hikmet Delebe aynı zamanda HÜDAPAR'ın 30 Mart Yerel Seçimlerdeki Urfa Büyükşehir Belediye Başkanı Avukat Emin Güneş'in de öğrencisi.

Urfa Barosu'nun bir çok kez yönetiminde görev yapan ve bir önceki dönemde Urfa Başkan Vekili de olan Hikmet Delebe, birikimlerini baro başkanı olarak değerlendirmek isteyip başkanlık için aday olduğunu söyledi.Baro Başkanı olduktan sonra Türkiye'de bir ilki gerçekleştirerek Mülteci Hakları Komisyonunu kurdu. Kısa sürede baronun kurumsallaşmasına iyi bir ivme kazandıran Hikmet Delebe, Avukatlık yapacakların sınava tabi tutulmasını düşünenlerden. Hikmet Delebe'nin ilk davası bir boşanma davası olmuş. Ancak günümüzde de Urfa'daki davaların büyük bir çoğunluğunu boşanma davalarının oluşturması onu en çok üzen konular arasında.Hikmet Delebe'ye göre'de yargı ve hukuk Türkiye'de büyük bir irtifa kaybı yaşıyor.Bu sıralar Urfa'ya bir hukuk fakültesinin kurulması için çaba gösteriyor.

Gazeteci Mehmet Dener'in Urfa Barosu avukatlarının neden branşlaşmaya geçmiyor? Baro Avukatlarının çoğunluğunu neden Kıbrıs Mezunu Avukatlar oluşturuyor, Urfa Barosunun bölge baroları içerisindeki konumu ne? Avukatlık Mesleğinin Neden Sınavla yapılmadığı ve daha bir çok sorusuna Hikmet Delebe içtenlikle cevap verdi

İşte O Röportaj:

HUKUKA İLGİM ORTAOKULDA BAŞLADI

Mehmet Dener:  Avukatlığa ilgi çocukluğunuzdan gelen bir ilgimi ?

Hikmet Delebe: Hukuk mesleğine olan ilgim ortaokuldan itibaren var diye söyleye bilirim. Hilvan ortaokulunda okurken, özellikle sözel bölümle olan ilgimin daha çok olduğunu hissettim. Doğrusu kitap okumak alışkanlığımda vardı. Derslerim dışında kitap okur, roman okur, Türkçe’nin bütün özelliklerine hakim olmaya çalışırdım. Son sınıfı ben bir turda bitirdim. Şanlıurfa İmam hatip lisesinden mezzun oldum. O dönemlerde de kitap alışkanlığım kazanmaya çalıştım, bu ilgim sürekli devam etti. Tabi hukuk bütünü okula sosyal puanıyla alınırdı. Yani bir defa hukuk fakültesine girmek için ciddi manada Türkçe ve sosyal bilimlerin bütün dalına hakim olmak gerekiyordu. Yani sosyal bilimlere olan ilgimle söz bölüme olan ilgimle birlikte hukukla ilgili merak bende uyandı. O dönem yasaları, ana yasaları, evrensel hukuk ilkelerini bir şekilde inceler bunu not eder ve bunu kendi hayal dünyamda değerlendirirdim.

BENİM AVUKATLIĞA İLGİM AİLEMDEN DEĞİL 12 EYLÜL DÖNEMİNİ HATIRLAMAMDAN KAYNAKLANIR

Mehmet Dener: Bölgede kan davaları var, töreler var, Kamu davaları var. Acaba aileden de bir hukukçuya ihtiyacımız şeklinde sizin hukuk fakültesine yönlendirilmeniz söz konusu mu?

Hikmet Delebe: Şimdi aslında bizim ailelerle böyle kan davaları pek çok itilaflar yoktu. Bizim şu anda babamın köyde arazileri halen var. Fakat bizim böyle mahkemelik, davalıkları olmadığı gibi bizim ailemizde de böyle mahkemeye yolu düşen, mahkemeye sık sık giden yakın akrabalar olmadı.12 Eylülü ben çok küçükken helvanda ben onu hatırlıyorum. O dönem ben ilkokula dahi başlamamıştım. Dolaysıyla bu o dönem hilvanda çok sık yaşandı. O dönem hilvanda yaşayıp da hayatta olup hiç etkilenmeyen kimse yoktu. Ben daha çok ailelerin hukuka olan temasından ya da imtihanından ziyade sözel derslere olan ilgimden ortaya çıktığını söyleye bilirim.

İMAM HATİP MEZUNU OLMAM HİTABETİMİ KATKI SAĞLAMIŞTIR

Mehmet Dener: Avukatlıkta biraz hitabeti gerektiren bir şey, hitabetlikte biraz hatiplikten kaynaklanır. Sizde imam hatip mezunusunuz. İkisi bir araya geldiğinde avukatlık biraz daha mı insanın elini güçlendirir.

Hikmet Delebe: Şimdi şöyle İmam hatip liselerinde çok ciddi şekilde de sözel derslerin ağırlıklı olarak veriliyor. Bide bizim kuşakta zannedersem kitap alışkanlığı biraz daha yaygındı. Yani ben o dönemi hatırlıyorum. Örneğin bir sınıfa girdiği zaman 35 kişilik bir sınıfta 25 tanesi o kitabı okur, o kitap ondan sonra o sınıftan çıkardı. Dolaysıyla bütün arkadaşlarımın kitap okuma merakı vardı. Dergileri alırdık kitapları, okurduk hatta gazeteler alınırdı. Ama şu anda baktığımız zaman öğrenciler internetten, bilgisayardan, cep telefonlarından okumaya fırsat bulamıyorlar. Urfa’da kitap okuma alışkanlığı çok çok düşük. Yani Türkiye ortalaması kitap okuma alışkanlığı çok geri planda kalmışken Urfa bu ortalamanın da gerisinde kalmış olan bir noktada.  Bunla ilgili kitap okuma alışkanlığı her geçen gün düşüyor. Bide sosyal medya çok fazla insan hayatına girdi. Buda haliyle okuma alışkanlığının zayıflamasına yol açıyor.

AİLEMİN İSTEĞİYLE ANKARA’DAN URFA’YA DÖNDÜM

Mehmet Dener: Sonuçta Üniversiteye girdiniz, avukatlığı kazandınız ardından avukatlığa başladınız. Kaç yıllık avukatlık süreciniz var?

Hikmet Delebe: Ben 1991 yılında mezun olduktan sonra ilk senemde Ankara Üniversitesi hukuk fakültesine girmeye hak kazandım. Hatta çok iyide puan almıştım. Fakat hukuku özellikle çok sevdiğim için hukuka yerleşmeye niyetlenmiştim o şekilde oldu. Ankara’ya hukuk fakültesine yerleştim. 1991 yılında girdiğim Ankara Hukuk Fakültesini 1995 yılında bitirdim. Ondan sonra Ankara Barosuna bağlı olarak stajımı başlattım. Stajda bir sene sürdükten sonra Ankara’da kısa bir dönem avukatlık dönemim oldu. Ama daha sonra ailemin arzusuyla Urfa’ya döndüm. Şöyle arkama dönüp baktığımda, döndüğüme de pişman değilim. Gerçi Ankara’da da çok iyi şekilde avukatlık yapıyordum.

BOŞANMA DAVALARINDA URFA TÜRKİYE İKİNCİSİ

Mehmet Dener: Urfa’da aldığınız dava neydi?

Hikmet Delebe: Urfa’da aldığım ilk dava boşanma davasıydı. Doğrusu bu dava beni çok da etkilemişti. Çünkü davaları problemli. Ortada bir aile var, çocuklar var. Ev eşyaları var. Bunlar sıkıntılı şeyler. Hatta o dönem tarafları barıştırmak adına ciddi bir çaba sarf ettim. Fakat olmadı ve ben de davayı açtım.

Mehmet Dener: Boşanma davaları demişken, sanki son yıllarda da Urfa’da da boşanma davaları çok artmış. Yani ilk baktığınız dava boşanma davası, bugün ise yine Urfa’da en çok görülen dava yine boşanma davaları. Bu konuda neler söylersiniz?

Hikmet Delebe: Aynen öyle. Son yıllarda Urfa’da boşanma davalarında çok artış var. TUİK verileri bunu ortaya koyuyor. Bu TUİK verileri de yeni açıklandı. TUİK verilerine göre de boşanma davalarında en fazla artışın olduğu illerin başında Urfa geliyor ve hatta Şanlıurfa ikinci sırada. Bu ciddi bir rakamdır. Urfa gibi feodal yapının ayakta olduğu, örf adet, gelenek göreneklerin halen dip diri olduğu ve maneviyatımda çok güçlü olduğu bir şehirde bakıyorsunuz boşanma davalarında çok ciddi patlamalar oluyor. TUİK verilerine baktığımızda 81 il içerisinde Şanlıurfa boşanma davasında ikinci sırada. Tabi bunu tetikleyen nedenler var. Bunlardan biri Suriyeliler, ikincisi ekonomik sorunlar, üçüncüsü de yörede yaygın olan kuma evlilikleri. Özelikle son yıllarda Urfa’da boşanma davalarının bu kadar artmasının en önemli nedeni Suriyelilerdir. Suriyeli ikinci eş alındıktan sonra ilk eş buna tahammül göstermiyor ve boşanmak için soluğu aile mahkemesinde alıyor.

AKÇAKALE’DE İKİNCİ EVLİLİK YAPMAYAN YOK GİBİ

Bu arada Urfa’da en fazla ikinci evlikler özelikle Akçakale’de yaşanıyor. Öyleki Akçakale’de nerdeyse ikinci evlik yok yok gibi. Bazen Akçakale’de yaptığımız temaslarımızda bunu tespit edebiliyoruz. Aldığımız gayri resmi bilgilere göre ikinci tip evliliğini yapmayan erkek yok gibi. Yani bu kadar yaygın.

ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ EVLİLİĞİN ÖNÜNÜ AÇTI

Tabi şunu da belirtmek isterim; Anayasa mahkemesinin yapılan dini nikahı suç olmaktan çıkarttı. Yani ikinci evliliğin önünü de açmış oldu. Bu da cezaya ortadan kaldırdı. Aslında elimizde resmi veriler yok. Çünkü bunlar gizli olarak yürütülen bir süreçti. Aile daha sonra haberdar oluyor ve sıkıntı başlayınca ilk eşi mahkemenin yolunu tutmaya başlıyor. Bu da boşanma davalarının artmasını daha da artıracak. Şimdi boşanma davaları yanlızca Urfa merkezde artmış değil. Merkezle birlikte ilçelerde de boşanma davalar çok artmış durumda.

BOŞANMALAR ARTINCA HSYK URFA’DA 3’ÜNCÜ AİLE MAHKEMESİNİ AÇMAK ZORUNDA KALDI

Boşanma davaları bu kadar çok artınca HSYK Urfa’da bir aile mahkemesi daha açmak zorunda kaldı. Yani daha önce Urfa’da 2 aile mahkemesi vardı. Şimdi üçüncü aile mahkemesi açıldı. Tabi boşanma davaları 2 mahkemenin yükünü artırınca HSYK 3’üncü mahkemeyi açmak zorunda kaldı. Çünkü 2 Aile Mahkemesi Urfa merkezin ihtiyacını karşılayamıyordu.

BİZE ADLİ YARDIM İÇİN YAPILAN MÜRACAATLARIN YÜZDE 90’NI BOŞANMA

Mesela bizim adli yardım kalemlerimiz var. Ben adli yardım kalemlerini incelediğim zaman, en fazla adli yardımı boşanma davalarına vermişiz. Bize adli yardım için gelen müracaatların yüzde 90’sanı boşanma konusu. yüzde 10’da başka konular.

Mehmet Dener: Şimdi konuyu baro başkanlığınıza getirmek istiyorum. Baro başkanı olmayı neden istediniz?

Hikmet Delebe: Tabi ben Urfa Barosunda yıllarca çalıştım. Hatta bir önceki dönem başkan vekiliydim. Urfa Barosu bölgenin en güçlü barolarından biri. En kalabalık barolarından biri. Ama kurumsallaşmasını bitiren bir baro değil. Biz bu dönem kurumsallaşma adına ciddi adımlar attık. Tabi biraz da arkadaşların telkin ve tavsiyeleriyle baro başkanı oldum. Çünkü baro yönetim kurulunda elde ettiğim bir tecrübe vardı. Yıllardır Urfa Barosunun kalbindeydim. Bu tecrübeyi üst düzeyde de temsil etmem gerekiyordu. Baro Başkanı olarak aday olmuştum ve iyi bir oyla da başkan seçildim. Meslektaşlarımın teveccühüne layık olmaya çalışıyorum. Kurumsallaşmaya önem veriyorum.

TÜRKİYE’DE MÜLTECİ HAKLARI KOMİSYONUNU KURAN İLK BAROYUZ

Biz Urfa Barosu olarak Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdik. Baromuzda Mülteci Hakları Komisyonunu kurduk. Hatta bizden sonra başka illerin baroları da aynı komisyonu kurdular. Bir önemli komisyon daha kurduk. Oda meslektaşlarımız için çok önemliydi. Acil Müdahale Komisyonu. Bu komisyonumuz, meslektaşlarımızı koruyup kollamaya yönelikti. Bu komisyonla meslektaşlarımız baroyu arkalarında görme güvenini gördü. Biz de bunu sağladık. Hatta Acil Müdahale Komisyonu, bizden önceki dönemde başkan olan arkadaşlarımızın hepsinin vaatleri içerisinde bu vardı. Ama biz bu dönem bunu kurduk. Tabi komisyonların haricinde kurumsallaşma anlamında sağlık komisyonu, spor komisyonu

DİYARBAKIR HARİÇ BÖLGENİN TOPLAM AVUKAT SAYISI URFA BAROSUNKİ KADAR ETMİYOR

Mehmet Dener: Çevre iller ve bölge barolarıyla Urfa Barosunu kıyaslarsanız nasıl bir fotoğraf çıkar karşımıza?

Hikmet Delebe: Bizim baronun 700 avukatı var.150 de stajyer avukatımız var. Buna baktığınızda Diyarbakır Barosu ile hemen hemen stajyer avukat bakımında eşitlendik. Diyarbakır Barosunun avukat sayısı bizden 100 civarında fazla. Buda bize şunu gösteriyor. Yakın zamanda biz Urfa Barosu olarak, Diyarbakır’ı yakalar ve geçeriz. Çünkü yakın zamana kadar Diyarbakır’daki stajyer avukat sayısı bizim 3-4 katımızdı. Ama bu dönem eşitlendi. Ama şunu söyleyeyim bizim sadece Siverek’teki Avukat Sayımız Tunceli Barosundan daha fazla. Viranşehir ile Siverek’teki toplam avukat sayımız Siirt Barosundan daha fazla. Diyarbakır hariç tüm bölgenin avukat sayısını toplasanız Urfa Barosunun Avukat sayısı kadar etmiyor.

HUKUK FAKÜLTESİ İÇİN ÜNİVERSİTE SENATOSU KARAR ALDI

Mehmet Dener: Sanki bizim Urfa’da Kıbrıs Mezunu Avukat çok fazla. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Hikmet Delebe: Çünkü Urfa’da bir özel üniversite yok. Gaziantep’te var. Ama Urfa’da özel üniversite yok. Ayrıca Kıbrıs’taki Üniversitelerin puanları diğer devlet üniversitelerin puanına göre daha düşük. Tabi bu arada Harran Üniversitesinde bir Hukuk Fakültesi yok. Tabi biz bununda girişimlerini sürdürüyoruz. Bizi ziyarete gelen Milletvekillerine Urfa’da bir üniversite kurulmasını söyledik. Hem de Harran Üniversitesinde bir hukuk fakültesi kurulması talebinde bulunduk. Tabi Harran Üniversitesi rektörüne de bu talebimizi aktardık. Hatta Harran Üniversitesi bu talebimize sıcak baktı ve üniversite senatosu bir hukuk fakültesi için karar aldı. Yani senato bu kararı almış durumda. Harran Üniversitesi bize şunu da söylüyor; Hukuk Fakültesi kurmak istiyoruz ama hoca buraya gelmiyor. Ben de bunun üzerine arkadaşlarımızla görüştüm ve Harran Üniversitesinde hukuk fakültesi kurulması durumunda tanıdıklarımız ve çevremizdeki hukukçulardan hoca teminine gideceğiz. Tabi Urfa’da hukuk fakültesinin olmaması bizim içinde sıkıtı doğuruyor. Çünkü bizim Urfalılar doktora yapmak istese başka illere gidiyorlar. Burada olsa burada yaparlar.

HARRAN’DA HUKUK FAKÜLTESİ OLMADIĞI İÇİN BİLİRKİŞİ DOSYALARI ANKARA İSTANBUL’A GİDİYOR

Ayrıca biz meslek içi eğitim çalışmalarımız için dışardan hukukçu hoca çağırıyoruz. Bu da her zaman hocaları Urfa’ya getirme şansımız olmuyor. Bu durum bize de bir külfet oluşturuyor. Bir diğer noktada Akademik çalışma gerektiren bilirkişi raporları Urfa dışına gidiyor. Urfa’da yani Harran Üniversitesinde bir Hukuk Fakültesi olsa bu Urfa’dan temin edilecek. Şimdi bilirkişi incelemesi için Ankara ve İstanbul’a gidiyor. İdare Mahkemesi, Ceza Hukuku Mahkemesi için bilirkişi dosyaları Urfa’da kalması için Harran Üniversitesinde bir hukuk fakültesi şart. Mesela kayyum ataması mesela şirketlerin yönetilmesi, büyük çaplı bilirkişi gerektiren dosyalar başka illerin hukuk fakültesine gidiyor. Eğer Urfa’da bir hukuk fakültesi olsa buraya verilir. Bu zamandan tasarrufun da önüne geçer hem de Urfa’ya ekonomik yönden kazanım sağlar.

YENİ ADLİYE SARAYI ŞUANKİ ADLİYENİN 3 KATI OLACAK

Mehmet Dener: Urfa Barosu yeni yerine taşındığında mevcut olan yerini Urfa Adliyesine bırakacak mı? Sonuçta Adliye’de ciddi yer darlığı var. Ne Dersiniz?

Hikmet Delebe: Hayır bir metre karesini bile vermeyeceğiz. Çünkü bizim de adliyede ihtiyacımız Var. Hatta birkaç kez savcı bey benden yerimizi istedi. Şuan adliye içindeki yerinizde iyi bir ağır ceza çıkar dedi ama ben kabul etmedim. Veremeyiz çünkü baro çok büyüyor. Meslektaşlarımızın sayısı artıyor. Dolayısıyla biz yeni binamıza geçsek de buradaki yerimizi muhafaza edeceğiz. Mevcut adliyenin büyütülmesi için Urfa Barosu olarak biz de bastırdık. Şimdi 2016’da ihalesi yapılacak ve ilk kazma vurulacak. Hatta 500 araçlık otoparkı olacak. Mevcut bina ile yeni yapılacak adliye bir birine tüp geçitle bağlanacak. Kapalı otopark üç kat olacak. Yeni adliyede vatandaşlar giriş katta bütün işlerini görecek. Üst katlara çıkamayacak. Şuanki adliyenin 3 kat büyüklüğünde olacak.54 bin metre kara alanı olacak. Şuaınki Adliye sarayımız 17 bin metre kare. Yeni adliye ortadaki dağınıklığı da ortadan kaldırmış olacak

URFA’DAKİ FEODAL YAPI AVUKATLARIN BRANŞLAŞMASINA ENGEL

Mehmet Dener: Şanlıurfa’daki avukatlar branşlaşmayı neden tercih etmiyor. Branşlaşma olsa daha iyi değil mi sizce de ?

Hikmet Delebe: Uzmanlık her konuda olması gereken bir yaklaşımdır. Tabi bizim Urfa’da avukatların branşlaşmaya doğru gitmesi biraz zor. Urfa’da 3-5 meslektaşımız dışında branşlaşan yok. Bunun nedeni kesinlikle ekonomik kaygılar. Mesela 23 yaşında bir avukat. Yeni bir büro açtığında dava seçme şansı yok. Urfa’da bir de aile bağlarından dolayı feodal yapıdan dolayı avukatların branşlaşması zor. Çünkü bir yakınınız size bir dava getirdiğinde ben bu davalara bakmıyorum deme şansınız yok. Çünkü yakınınız tanıdığınız ‘Bak işimiz düştü yardımcı olmadı’ der. Bir de yeni bir avukat büro açsa en az 3-4 bin lira gideri var. Şimdi böyle durumda avukatın dava seçme şansı olmaz. Çünkü bu masraflarını karşılamak zorunda ailesini geçindirmek zorunda.

Mehmet Dener: Adalet Bakanlığının yürürlüğe koyduğu arabuluculuk konusunda ne dersiniz? Aslında bu arabuluculuk konusu yüzyıllardır Şanlıurfa'da yaşanan bir durum. Arabulucuk Şanlıurfa'da ne aşamada?

Hikmet Delebe: Arabuluculuğun yasası ve yönetmenliği var. Bende bir arabulucuyum. Urfa'da şuanda biz 50'ye yakın arabulucuyum. Burada kan davaları bile arabuluculukla çözülebiliyor. Urfa kültürü arabuluculuğa çok müsait bir kültür. Yarın birgün biraz daha zorunlu hale gelirse reklamı iyide yapılırsa ciddi manada arabuluculuğun işlevsellik kazanacağına inanıyorum. Mesela burada bir İtalya örneği var. İtalya'da arabuluculuktan geriye kalan davaların yüzde 50'si Adliyeye intikal ediyor. ABD'de önemli kazanımlar ve başarılar elde edilmiş. Aslında Amerika'da son çare olarak Mahkemeye gidiliyor. Aslında olması gereken bu. Mahkeme son çare olmalı.

Arabuluculuk zorunlu hale gelecek. Afabuluculuktan çözüm alınamadığında mahkemeye gidilecek. Küçük çaplı alacak verecek meseleleri de önemli ölçüde arabulucular ile çözümlenebileceğine ben inanıyorum.

HUKUK SON YILLARDA İRTİFA KAYBEDİYOR

Mehmet Dener: Hukuk ve yargı son dönemlerde çok tartışmalı bir konu. Türkiye'nin gündeminden hiçbir şekilde düşmüyor. Bunun Urfa'ya yansıması nasıl? Urfa'da hukuk ve yargı yolunda işliyor mu?

Hikmet Delebe: Hukuk son zamanlarda son derece irtifa kaybetti. Adalete olan güven son derece sarsıldı. Neden? Hatırlarız. Ergenekon Davası sürecinde TV'ler, Gazeteler flash haberlerle şu tutuklandı, şu general gözaltına alındı, şu cezaevine konuldu diye çok ciddi manada ses getirdi.Aradan yıllar geçti, Şuanda bakıyorsunuz hepsi teker teker beraat etti. Peki Yargı'ya olan güven kalır mı burada. Ağırlaştırılmış müebbet hapis yiyen insanlar şuanda bakıyorsunuz beraat ediyor. Yargıtay bozuyor mesela.

Şimdi başka kesime karşı sürek avı başlatıldı. Bu sürek avının süreceği bekleniyor. Peki yarın öbür gün tutuklanan insanların çıkmayacağı ne malum. Yine biz kandırıldık kumpas kuruldu dense. Bu nedenle Adalete olan güven kayboluyor. Yapılan bir istastik var yakın daha çok taze. Türkiye'de adalete olan güvenin yüzde 17'lere düştüğünü gösteriyor. Yani güvenen kişi sayısı 100 kişiden 17 kişi. Yani 83 tanesi güvenmiyor. Diğer bir nokta. Şuanda yerel mahkemelerin verdiği kararların yüzde 62'si Danıştay'da Yargıtay'da bozuluyor. Bakın buda ciddi bir rakam. Buda Yargıçlarımızın yeteri kadar isabeti karar veremediğini gösteriyor. Avrupa ortalaması çok çok daha üst düzeydedir. Ama Türkiye maalesef yarı oranda bile bir denge yok. Dolayısı ile ciddi manada yargının toparlanması ve kaybedilen güvenin yeniden tesis edilmesi gerekiyor. Türkiye ortalaması neyse Urfa'da da odur zaten. İstanbul Mardin, Batman Diyarbakır'da ne ise Urfa'da da o kadar işler. Ama hukukun çok güven vermediğini rahatça söyleyebilirim. Ben 20 yıllık bir avukatım. Baro başkanlığını icra ediyorum ama maalesef Adliye koridorlarında dolaşan herkesin kafasında bir şüphe var. Yani acaba ben adil olarak yargılanacakmıyım? Benim hakkım bana teslim edilecek mi?Ben mağdur olduysam karşı taraf hak ettiği cezayı alacak mı? kaygısı taşıyor.

İSTERİZKİ CEZAEVLERİ KAPANSIN

Mehmet Dener: Şanlıurfa Cezaevi Türkiye genelinde olduğu gibi Dünya genelini de sarstı. Yangın oldu ölenler oldu. Şuanki durum ne?

Hikmet Delebe: Bizim Cezaevi İzleme, İnsan Hakları ve Çocuk Hakları Komisyonlarımız var. Urfa Cezaevi içler acısı bir durum. 2012'de yangın çıktı ve 13 insanımız diri diri yandı. Niye böyle? Çünkü kapasitesinin çok çok üzerinde mahkum ve hükümlü barındırıyordu. Ama şuanda Havaalanı Kampüsü içerisinde yapılmakta olan 5 bin kapasiteli modern bir cezaevi var. Biz bu cezaevlerinin kurulmasını hiçbir zaman memnun değiliz. Çünkü cezaevlerinin kurulması demek suç oranının arttığını ceza alan kişi sayısının arttığını gösterir. İsterizki cezaevleri kapansın. Karacadağ'dan sonra bölgenin en yüksek tepesi Havaalanı dolayısı ile o kampüse konuldu. Oraya 250 tane de lojman yapılacak. Şuanda Siverek Cezaevi Türkiye'nin tip projelerinden bir tanesi orada göz okuma sisteminden tutun dijital ortama kadar verilerin depolanmasına kadar her türlü olanak var. Bu cezaevide kuşkusuz böyle yapılacak.

SANLIURFA.COM

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim