• BIST 107.249
  • Altın 142,579
  • Dolar 3,5530
  • Euro 4,1326
  • İstanbul 33 °C
  • Ankara 34 °C

Avukatlık Bürosu, Meslek Niteliğinde Abonelik, Elektrik Borcu

Avukatlık Bürosu, Meslek Niteliğinde Abonelik, Elektrik Borcu
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararı.

T.C
YARGITAY
3.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO.2015/8116
KARAR NO.2016/4849 
KARAR TARİHİ.30.03.2016 
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TÜKETİCİ) MAHKEMESİ


Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y   K A R A R I

Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin 23.10.2013'ten bu yana 04529109 nolu elektrik abonesi olduğunu, bu güne kadar kullanmış olduğu elektriğe ilişkin borçlarını düzenli olarak ödediğini, buna rağmen davalının eski abone İ... Ö....'ın ödenmemiş borcundan dolayı sürekli olarak müvekkiline kesme ihbarnamesi gönderdiği ve borcun ödenmesini istediğini, ihbarnamede belirtilen borcun müvekkiline ait olmadığını, ayrıca müvekkili adına gönderilen bu kesim ihbarnamelerinin müvekkilinin işyerinin girişine bırakıldığını, bunun apartmanda oturan diğer kişiler ve işyerine gelen müşteriler arasında muhabbet konusu olduğunu ve müvekkilinin bu durumdan yıprandığını iddia ederek müvekkiline gönderilen ihbarnamelerin iptaline ve ihbarnamede belirtilen borçtan müvekkilinin herhangi bir sorumluğunun ve borcunun bulunmadığının tespitine, 300TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı ile müvekkili arasında tüketici-satıcı ilişkisi bulunduğunu, bu nedenle davacının öncelikle Tüketici Sorunları Hakem Heyetine müracaat etmesi gerektiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, ayrıca kesme ihbarnamesinin tesisatın bulunduğu adrese bırakılmasının mevzuat gereği olduğunu, davacıya özel bir uygulama olmadığını, bu nedenle manevi tazminat koşulları oluşmadığından davanın manevi tazminat yönünden de reddine karar verilmesini talep etmiştir. 

Mahkemece; davacının 943,60TL elektrik tüketim borcunun bulunmadığına ilişkin menfi tespit davasının 6502 Sayılı Yasanın 68/1.maddesi kapsamında İlçe Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığına başvuruda bulunması gerektiği nedeniyle ...nun 114/2., 115.maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 28.11.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmış ve Kanun'un 87. maddesi uyarınca, 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde Mal: Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, olarak tanımlanmıştır. 

Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.

Somut olayda; her ne kadar davacı dağıtım şirketi (satıcı) ile davalı (abone) arasında mesken aboneliği sözleşmesi bulunmakta ise de davacı abone tarafından aboneliğe konu adresin avukatlık bürosu olarak kullanıldığı ifade edilmektedir. Buna göre davacı mesleki amaçla hizmetten yararlanıyor ise davacının tüketici olmadığı, dolayısıyla olayda 4077 sayılı kanun hükümleri yerine genel hükümlerin uygulanacağı ortadadır. Buna bağlı olarak, ihtilafa tüketici hakem heyetinin bakma yetkisi ve görevi de bulunmayacaktır.

O halde mahkemece; öncelikle davacı abonenin aboneliğin bulunduğu adresi hangi amaçla kullandığı usulüne uygun araştırılmalı, eğer; avukatlık bürosu olarak kullandığı tespit edilir ise davaya bakmaya genel mahkemeler görevli olacağından görevsizlik kararı verilmeli, değilse dosyaya bu haliyle karar verilmelidir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

www.kararara.com

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim