• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 3 °C

Avukatlık Mesleğinin Son Hali

Avukatlık Mesleğinin Son Hali
Avukatlık mesleğinin giderek derinleşen ve çözümsüz kalan sorunları var. Mesleğin sorunlarının çoğalmasına bizzat baroların duyarsızlığı ve avukatların kendisi sebep oluyor.


Avukatların Reklam yasağına uymayan  web sayfaları  yıllardır  faaliyette ve yenileri de daha da cüretkar şekilde yayına giriyor. 

İnternette önümüze çıkan boşanma avukatı, tazminatı  avukatı, icra avukatı gibi reklamlar giderek çoğalıyor. 

Trafik kazalarında, cenazelerde kartvizit dağıtan avukatlar, ve daha birçok akla gelmeyecek yöntemlerle iş edinmeye dönük  faaliyetler kulaktan kulağa  yayılıyor. 

Adliyelerde avukatlara iş toplayan komisyoncular, hukukçu olmadığı halde  parti rozetiyle hakim savcı odalarının kapılarını  mesken tutmuş aracılar  var.

Kurumsal büroların  telefon hatlarından vatandaşa gönderilen  saçma sapan haciz-hapis tehditleri  avukatı toplum gözünte insafsız tahsilatçı durumuna düşürüyor.

Adliye kapılarında "DİLEKÇE, DİLEKÇE" diye bağıran çığırtkanların bir çoğu sizi kolunuzdan tutup bir avukatlık bürosuna götürüyor. Müvekkilinden yargının ve Barolar Birliği'nin aradığı unsurları içeren bir ibraname al(a)madığı için yargılanıp zimmetten mahkum olan avukatlar var.

Avukatları şikayet etmek avukatlık ücreti ödememenin yerine geçmiş durumda. Adalet Bakanlığı olur olmaz bütün şikayetlere  soruşturma izni veriyor.  

Baro disiplin kurullarında binlerce dosya bekliyor ama bu arada mesleğin kurallarına isteyen uyuyor, canı isteyen kural mural tanımadan faaliyetlerine devam ediyor. 

Tüm bunlarla birlikte dağ gibi büyüyen ve giderek bataklığa dönüşen mesleğin bu sorunları karşısındaki baroların duyarsızlığı ve suskunluğu  en sonunda  Av. Serhat Çetin'in isyanına konu oldu.  

33 Bin hukukçunun üyesi olduğu "Avukat - Hakim - Savcı Omuz Omuza" isimli facebook grubuna yazdığı yazıda sorunları  dile getiren Av. Serhat Çetin'nin  son derece haklı tespitler ve öneriler içeren  yazısı aynen şöyle: 

AVUKATLIK MESLEĞİNİN SON HALİ...

Av. Serhat ÇETİN

"Münferit bir olayın üzerinden gitmek istemiyorum, iddialar doğru mu yanlış mı bilmiyorum da... 

Ama biraz genele yayacak olursak; baro yönetimleri/disiplin kurulları, vekalet ücretini ödemeyen müvekkillerin, yalan şikayetlerine ayırdığı zamanın onda birini, meslek onurunu al aşağı edenlerin pisliklerini ortaya çıkarmaya harcasa ne güzel olurdu...

Adamlar gelmiş meslekte 30. yıla, utanmasa "ceza davasi 3000, hukuk davasi (masraflar benden) 3500" diyerek dava kovalıyor... Kimse iş almasın,küçük buyuk ayırmadan bütün davalari onlar alsin... Aman başkası para kazanmasın... Birbirinin kazandığı her kuruşta gözü var sözde 20-30 yılliķ arkadaş - meslektaşların... 

Çoğu kurumsal hukuk bürosu, (belki de %80'i) internet sitelerinde reklam yasağını çiğniyor, link uzantısı veriyor, sözde hukuki bir konuda, bilimsellikle uzaktan yakından alakası olmayan uyduruk bir makale yazıp, altına vekalet bilgilerini, hesap numarasını paylaşıyor... Makaledeki her "AVUKAT" kelimesinin üzerine tıklandığında, avukatın tel numarasına ve uzmanlık alanını içeren konulara uzantı yapıyor... Hatta akıllı telefondan internete girip de bu adamın makale görünümünde verdiği REKLAMA denk gelirsen, elin dokunduğunda direk avukatın bürosu aranıyor... Ama bu bürolarda genellikle arka planda adliyenin yolunu unutmuş bir patron, 1500-2000 TL'lere SSK'lı genç avukatların emeğini sömürüyor... 

İş edinme yasağı - reklam yönetmeliği yerle yeksan olmuş, dava tellalları menfaat karşılığında hukuk büroları adına adliyelerde - tevzi bürosu önlerinde cirit atıyor... Kurumsal icra bürolarında katipler vatandaşa kendisini avukat olarak tanitip, bir de üstüne tehdit ediyor... Büronun kurumsal hattından hukuku ayaklar altına alan saçma ötesi haciz-hapis tehtidi mesajları gönderiliyor... Cep telefonundan aranıyorsun öylesine bir gunde, bir avukat adına vekalet çıkartman, banka komisyon vs. alacakların için ücretsiz(!) davana baķılacagindan bahsediliyor... Hukuk bürolarında hukukla alakası olmayan portföy yöneticileri, ar-ge müdürleri istihdam ediliyor, büronun logosunu da, adresini de, telefonunu da içeren kartvizitleri, halihazırda avukatı bulunan vatandaşlara dağıtıyor... 

Bu bahsi geçen kişiler, AVUKAT OLMADIĞI İÇİN(!) yakasında bir partinin rozetiyle senden benden rahat çalıyor hakimlerin savcıların kapısını... Onu tanıyormuş, buradan emekliymiş, hukuk bürolarına danışmanlık yapıyormuş da bilmem neymiş... Çay & çorba... Ama sen AVUKAT olarak havale almaya, ya da herhangi bir şey sormaya girsen hakimin yanına, bir gözü kapıda sürekli... "Burada İstenmiyorsun" hissini yaratmak için çabalıyor adeta... Allah'tan önbüro diye bir sey çıktı da daha az rahatsizlik verir olduk... "Meslektaş nezaketini" gösteren istisnalarla karşılaşınca altın bulmuşa dönüyor insan... 

Bir diğer konu; adliyenin kapısında "DİLEKÇE... DİLEKÇE..." diye gezinenler, alenen yetkisiz hukuki danışmanlık yapsın, onların HMK'yı ağlatan rezil dilekçelerinin terminolojilerini çözmeye çalışmakla uğraşalım davalarda...
Bunları ve daha nicelerini duymayalım - görmeyelim, kafamızı kuma gömüp, her daim 3 Maymun'u oynayalım, sonra yok Yargıtay Avukatı'ymış da bilmem neymiş... Normal... Barolar, Avukatlik Mesleğini ayağa düşürmeye gayret ettikçe normal... Baro odasında fotokopi çektirme hakkımız bile elimizden alınır, çay ocağı ihalesine konu olur... Sonra 100 TL'lik dava dosyası fotokopisini rant çarkı daha rahat dönebilsin diye 300 TL'ye çektirir, müvekkile dert anlatmaya çalışırız...

Barolar sussun, avukatlar sussun... Devam edelim böyle... 

Sonra; "HAKİM-SAVCI OTOPARKI" ayri olsun "AVUKAT ve HALK OTOPARKI" ayrı olsun... Gülümseyerek üzülüyor insan bu ayrıştırmaya... ÇÜNKÜ kendi iş yerinde içgüveys muamelesine tabi tutulman amaçlanan... O tabelayı oraya koyduranı karşına alıp ; "AVUKAT DA HALKTIR EFENDİ !!!!!! Sen sadece HALK OTOPARKI yaz o ikinci otoparka, biz gocunmadan girer, parası neyse de veririz" diyesin geliyor... Ne de olsa O'nun işi gücü derdi birinci otopark 2. sıradaki otopark umurumda değil... 

Aynen devam, bu şekilde devam edelim Barolarımız...

Bakınız Makina Muhendisleri Odasına, S. Muhasebeci- Mali Müşavirlerin SMMMO'suna kendi lehlerine ne güzel icatlar, ekmek kapıları çıkardılar... "Muhasebecini değiştirirsen sonradan tuttuğun muhasebeci öncekinden az paraya işini alamaz" diye kural koymuşlar... Bizde ise 3 kuruş ucuza avukat bulan bir müvekkil, ödediği parayı geri vermezsen Baroya - Savcılığa şikayet etmekle tehdit ediyor... Çünkü onlar da ögrendi, bizim ülkede AVUKATI YARGILATMANIN / ceza aldırmanın ne kadar kolay olduğunu... Hepimiz yalıda yaşayıp, Ferrari'ye bindiğimiz için mi bu husumet anlamıyorum.

Yine bir örnek Makina Muh. Odası... Altı üstü bir araca Lpg işletirken, 3 katlı evdeki asansöre binerken bile paşa paşa ellerine düşüyoruz makina mühendislerinin TMMOB'nin... Pamuk eller cebe gidiyor derhal... ATGV almış başını yürümüş... Otoparklar - ek gelirler, abartılmış yol ücreti makbuzları... Haciz aracı şoförünün, avukattan çok hükmü geçiyor icra müdürlükleri nezdinde... Onlar mesai arkadaşı, avukatlar ise müşteri...

Mevzuatı çok iyi yönlendiriyor başkaca meslek odaları... Terzi kendi söküğünü dikemediğinden midir nedir, vasıflı 3 kanun teklifi ile çıkamıyoruz Milletin Meclisine... Ve hatta elimizdeki var olan yasal haklarımızı kaybediyoruz her geçen gün "UYGULAMA" adı verilen HUKUKSUZLUKLAR SİLSİLESİ DOGRULTUSUNDA... Benim yanında staj yaptığım avukat, cezaevine üstü aranmadan giriyormuş, ben adliyeye üstüm aranmadan girdim, benim stajyerim ise neredeyse anasının evine üst aramasından geçerek girecek... 

Keşke zamanında gerekli tedbirler alınsaydı mesleğin kirletilmemesi adına da, halen herkes devlet dairesine girer gibi edebiyle adabıyla girseydi avukatlık bürolarına... Belki gece yarılarında alakasız mesajlar da atamazdı muvekkiller avukatlarına...

Ama bu kötü örnekler de işine geliyor müvekkillerin... Herkes antin kuntin peşine düşer olmuş, bilhassa ceza dosyalarında gelen her 10 müvekkil adayından 5'i "dava sonucuna dair garanti vermiyoruz" diye dönüp gidiyor GARANTİCİ - VAAD TACİRİ AVUKATLARA... 

"Her yerde adamı olan avukat" kavramı, "Yargıtay Avukatı" kavramindan çok daha işlevsel uygulamada... Bir de böyle ağızlar yapmıyoruz diye toy yerine konulmamız yok mu? Şerefinle, onurunla, meslek yeminin doğrultusunda çalışmaya çalışmana bıyık altından gülünüyor adeta... 

BAROLAR KÖR, BAROLAR SAĞIR, BAROLAR DİLSİZ... Barolar ancak ülkedeki muhalefet boşluğunu doldursun... 

Seçim zamanı geldiğinde aidat isteyip, oy uğruna taciz mesajları atsın adaylar... Her bir Başkan Adayı, bir siyasi partinin uzantısı gibi hareket etsin... Mesleğin geleceği adına kimse tek bir cümle üretmesin... 

Meslek komple biter de hepimiz kabzımal oluruz inşallah... 

O zaman aidat alacak, oy isteyecek, taciz mesajı atacak AVUKAT bulamayıp çok pişman olacaksınız smile ifade simgesi

Sağlıcakla kalın..."

KAYNAK: Hukuk Medeniyeti

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim