• BIST 97.484
  • Altın 144,385
  • Dolar 3,5643
  • Euro 3,9997
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 16 °C

Avukatlık ve Hukuk Eğitimi

Avukatlık ve Hukuk Eğitimi
Gaziantep Barosu Başkanı Av. Bektaş ŞARKLI, BAROTÜRK Dergi'nin 2. sayısı için yazdı.

BAROTÜRK Dergi 2. Sayı

Av. Bektaş ŞARKLI / Gaziantep Barosu Başkanı

Avukatlık mesleğinin 2000 yılının başından bu yana itibar kaybettiği birçok meslektaşımız tarafından dile getirilmektedir. Özellikle kıdemli meslektaşlarım tarafından “…Bizim zamanımızda böyle miydi, avukatım diye kendini tanıttığınızda, herkes ayağa kalkardı, saygı görürdük, zamanında iyi para kazanırdık…” şeklindeki sitemlerini çok duymuşsunuzdur. Evet! Maalesef avukatlık mesleği kontrolsüz ve yeterli akademik kadro oluşturulmadan hukuk fakülteleri nedeniyle bir erozyon yaşamaktadır. Türkiye’de hukuk eğitiminde niceliksel ve niteliksel yeterli akademik kadro olmadığı bilinen bir gerçektir. Ancak, buna rağmen adeta bir meslek grubundan intikam alınırmış gibi, sürekli yeni hukuk fakülteleri açılmakta, hukuk fakülteleri adeta ve sadece avukatlık mektebi gibi görülmektedir. Örneğin, Gaziantep Barosu 2015 yılı Haziran ayı itibarıyla 1150 faal avukat, 140 stajyer avukatı bulunmasına rağmen, İlimizde bulunan 3 Hukuk Fakültesi’nin bu yıl vereceği ilk mezunlarıyla birlikte bir anda bu yılsonunda tahmini 250/300 civarında stajyer avukatı bünyesine katacak ve gelecek yıl içerisinde bir anda %30 civarında büyüme kaydedecektir. Bu rakamlar ve oranları Dünyanın hiçbir yerinde göremezsiniz!

-TBB verilerine göre Türkiye’deki avukat sayısı 31.12.2014 itibariyle 86.981’ye ulaşmış durumda. Bu sayının 51.765 Erkek,35.216 Kadın. Türkiye nüfusuna oranlandığında 893 kişiye 1 avukat düşüyor.

-Avrupa’da kişi başına en fazla avukat düşen 3 ülke Yunanistan 100 bin kişiye 342 avukat, İtalya 100 bin kişiye 290 avukat, Lüksemburg 288 avukat Türkiye ise 100 bin kişiye 108 avukat düşmektedir.

-Gaziantep Barosu 286 Kadın,823 Erkek olmak üzere fiilen avukatlık yapan 1109 avukat, Kadın-Erkek avukat oranı %28 oranında,

2014 TÜİK verilerine göre nüfusumuz 1.889.466 kişi, Nüfusa oranlandığında 1703 kişiye 1 avukat düşüyor. Avukat sayısına göre ise Gaziantep Barosu 10.sırada yer almaktadır.

-Türkiye’de Fakülte sayısı 100’ü geçmesine rağmen hâlâ yenileri kuruluyor. Ülke genelinde 50 bine yakın hukuk öğrencisi olmasına rağmen her yıl binlerce genç, hukuk okuyabilmek için birbiriyle yarışıyor. Bilgi Ünv. Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Turgut Tarhanlı çarpıcı bir karşılaştırma yapıyor: “Türkiye’de genç işsizliği ortalama yüzde 20’lere yakın seyrediyor. Hukuk mezunlarının işsizlik oranı ise yüzde 4’ler civarında. Dolayısıyla hayatı idame ettirebilme ve iyi bir gelir elde etme imkânı gençleri hukuka yöneltiyor. ”İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Adem Sözüer de sadece hukuk fakültesinden mezun olunduğu zaman doğrudan bir mesleğe başlanabildiğinin altını çiziyor. Ancak hukuk okumanın kolay yoldan meslek sahibi olma yöntemi haline dönüşmeye başladığı görüşünde ve tepkili: “Bazı üniversitelerin hukuk bölümlerinin puanları o kadar düşük ki, aileler ‘Git bir hukuk diploman olsun’ diye yollayabiliyor. Dünyanın başka hiçbir yerinde bunu göremezsiniz. Ancak en yüksek puanlı gençler hukuk seçebilir. Türkiye’de bunun tam tersi olmaya başladı.” Türkiye’de bir ‘hukuk fakültesi enflasyonu’ yaşandığı bir gerçekliktir.

Yangından yükselen dumanlar YÖK tarafından da görülmüş olacak ki, bu yıldan itibaren hukuk fakültelerine taban puan getirileceği, üniversiteye giriş sınavlarında (hukuk fakültelerinde taban 150.000) bu puanın altında başarı gösteren adayların Türkiye’deki hiçbir hukuk fakültesine kabul edilemeyeceği açıklandı. Bu düzenleme sorunun çözümünde önemli bir adımdır. Ancak, bunun yanında nispeten düşük maliyetine karşılık yüksek getirisi olması sebebiyle gereğinden fazla üniversitenin hukuk fakültesi açma yoluna gittiği görüşü tarafımızca da paylaşılmaktadır. Dolayısıyla, öncelikle yeni hukuk fakültesi açılmasına uzun süre ara verilmesi gerekmektedir

Bunun yanında bugün artık hukuk fakültelerinde önceliğin öğretim üyesi yetiştirmeye verilmesi, Lisans eğitiminin nispeten arka planda kalması ve kontenjanların mümkün olduğunca azaltılması, buna karşılık yüksek lisans ve doktora eğitimine ağırlık verilerek öğretim elemanı yetiştirmeye öncelik verilmesi gerekiyor.

Hukuk fakültesi mezunlarının büyük bir kısmının şu veya bu saikle avukatlık mesleğini tercih etmesi nedeniyle, yukarıdaki sisteme geçilmemesi halinde ise eğitime “Avukatlık Hukuku” dersi konulmasını ve İldeki Barolarla birlikte uygulamaya yönelik bir eğitim müfredatı uygulanmasını öneriyorum.

Avukat adayları özellikle Batı’da çok zorlu sınavlardan ve iddialı fakülte sonrası eğitimlerden geçerken, Türkiye’de hiçbir sınavdan geçmeden, yalnızca süre doldurmaktan ibaret stajlarla avukatlığa hak kazanabiliyor. Avukat olabilmek için merkezi, objektif ve ciddi bir sınavdan geçilmesi, 4 yıl olan hukuk eğitiminin 1 veya 2 yıl uzatılması ve staj sisteminin daha verimli hale getirilmesi çözüm önerilerimiz arasındadır.

Yine, Hukuk fakültelerinin 5 yıl olması ve mezunlarının yüksek lisans mezunu sayılması. Test olmayan, objektif devlet sınavı gelmesi ve hukuk stajı ücretli, ciddi bir staj olarak yapılmalı. Sadece devlet sınavlarını başaranlar hâkim, savcı, avukat, noter olmalı. Hukuk öğretimini ve hukuk mesleklerine girişi nitelikli hale getiremezsek, hukuk uygulamasındaki sorunlar devam eder, hukuk devleti güçlenmez.

Türkiye’de avukatlık yapmak hakikaten çok zor. Savunmanız duvara çarpar gibi size dönüyorsa, delil toplama yetkisinde yaşanan sıkıntılar, ekonomik sıkıntılar içerisinde bu sorgulamaya gidilmesi son derece doğaldır. Genç avukatlara ve stajyer arkadaşlara önerim ise mümkün mertebe bir kol seçmeleri ve bu alanda yoğunlaşmaları olacaktır.

Ülkemizde Adalete duyulan güven,  son araştırmalara göre %20 oranlarına kadar düşmüştür. Hukuk ve Adalet Türkiye'nin hiçbir döneminde olmadığı kadar toplumun tüm kesimlerince konuşulmakta ve tartışılmaktadır. Maalesef ki, hukuk ve adalet kavramlarının pratikteki aksayan yönleri konuşma ve tartışma konusu olmaktadır. Konu ile ilgisi farklı seviyelerde olan tüm kesimlerce üzerinde uzlaşıldığı üzere  , “yargı siyasallaşmaktadır, yargı siyasallaştırılmaktadır.”

 Çevrenizde yolu bir şekilde Adliyeye düşmüş herhangi birine, Yargı hizmetlerinden memnun olup-olmadığını sorduğunuzda; vereceği yanıtta maalesef olumsuzdur. Kimisi adil yargılanmadığından, kimisi yeterince dinlenmediğinden, kimisi yargılamanın yıllarca sürdüğünden, kimisi alacağını bir türlü tahsil edemediğinden şikâyetçidir.

Mesleğimize, ülkemize ve çocuklarımıza karşı hepimiz sorumluyuz. Mesleğimizi ülkemizin sorunlarından, ülkemizin sorunlarını mesleğimizin sorunlarından ayrı düşünmemiz mümkün değildir.

Mesleğimize yönelik artarak devam eden saldırılara, mesleğimizin itibarsızlaştırılması çalışmalarına, meslektaşlarımızın içine düşürüldüğü başa çıkılması her geçen gün güçleşen ekonomik zorluklara, meslek alanımızın giderek daraltılmasına karşı hep birlikte mücadele etmeliyiz.

TBB’nin Avukatlar arasında yaptığı bir ankette; Avukatların %43'ü 2.500.-TL'den az kazandığını beyan etmiştir.(%48'i 2.500-7.500.-TL ve %9'u 7.500-TL'den fazla ).

TÜİK verilerine göre açlık sınırı, 2014-Eylül ayında 1200.-TL, yoksulluk sınırı ise 3.143.-TL olarak kayıtlara geçmiştir. Böyle bir tablo karşısında, mesleğin ve meslektaşın insan onuruna yaraşır koşullarda mesleki faaliyet gösterebilmesinin ön koşulu,  bu olumsuz koşulların bireysel çabalarla iyileştirilmesinden ziyade, kollektif bir çaba içine girilmesidir. Bu konuda hepimize (başta TBB olmak üzere, Barolar ve Avukatlara ) çok iş düşmektedir.

Bağımsız, tarafsız, adil ve eşit bir yargılamaların olduğu,  savunma mesleğinin bir gün herkese lazım olacağı gerçeğiyle, herkes için hukuk, herkes için Adalet, Adalet İçin Avukat! Diyerek sözlerimi bitirmek istiyorum.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim