• BIST 106.711
  • Altın 143,570
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 22 °C

"Avukatlık Yasasında Değişiklik Yapan Bir Maddenin Eklenmesini Esefle Karşılıyoruz"

"Avukatlık Yasasında Değişiklik Yapan Bir Maddenin Eklenmesini Esefle Karşılıyoruz"
Mersin Barosu, Avukatlık Kanunu'na Meclis'teki tasarıya eklenen ve Avukatlık Sınavı yapılmasını engelleyen maddeye sert tepki gösterdi.

Mersin Barosu'ndan yapılan açıklama şöyle; 

 

"Dün itibari ile TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen ve alt komisyona havale edilen;  “İş Kanunu ile Bazı KHK’lerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”na eklenen madde ile Avukatlık Kanunu’nun Türkiye Barolar Birliği’nin yönetmelik çıkarma yetkisini düzenleyen 182. maddesi değiştirilmek istenmiş ve maddeye; “Ancak, yönetmelikle veya düzenleyici bir işlemle avukatlık stajına kabulde, staj döneminde ve avukatlık mesleğine kabulde sınav veya benzeri bir rejim düzenlenemez” fıkrası eklenmesi tartışmaya açılmıştır.

Soma faciasının sonrasında söz konusu elim olay nedeni ile  İş ve Sosyal Güvenlik Yasalarımız özelinde yapılması düşünülen değişiklik tasarısının içerisine konu ile en ufak bir ilgisi olmayan ve Avukatlık Yasasında temelli değişiklik yapan bir maddenin eklenmeye çalışılmasını esef ile karşılıyoruz.

Avukatlık Yasa taslağı üzerinde çalışma ve tartışmaların yapıldığı bir dönemde Avukatlık Yasası bakımından yapılan çalışmaların sonuçlanması beklenmeden , bir oldu bitti ile, alelacele yapılmaya çalışılan bu değişikliklerin ‘torba yasa’ ile dayatılmaya çalışılması kabul edilemez bir yaklaşımdır.

Türkiye Barolar Birliği tarafından Avukatlık Yasasının 182. Maddesinde hükmüne göre Staj Yönetmeliğinde değişiklik yapılarak avukatlığa kabul koşulları yeniden düzenlemiş; bu düzenlemenin yasanın 182. Maddesi gereğince onaylanmış sayılarak yürürlüğe girmesi gerekirken, önce bu yönetmelik Resmi Gazete de yayınlanmamış , ardından açılan davada verilen yürütmeyi durdurma kararı üzerine ancak dün itibari ile Yönetmelik Resmi Gazete de yayımlanmıştır.  

Yargı sürecinin devam ettiği ve yürütmenin durdurulması kararı verilen derdest bir dosyada; Avukatlık Yasasının 182. Maddesinde değişiklik yapılmaya çalışılması anti demokratik ve baskıcı bir yaklaşımdır.

Avukatın bağımsız savunmayı temsil etmesi; meslek örgütlerinin de bağımsız olmasına bağlıdır. Avukatlık mesleğine kabul sınavının Bakanlık ya da Bakanlıkça uygun görülecek bir üst kurum tarafından yapılmasının tasarlanması Türkiye Barolar Birliğinin işlevsiz hale getirilmesi anlamına gelir. Keza, daha da ötesi savunma örgütünün bağımsızlığının yok edilmeye çalışılmasıdır.

Siyasi iktidarın, işine gelmeyen her hususta torba kanunlara eklediği maddelerle hukuk devletine müdahalesi artık Barolar Birliği, Barolar ve Avukatlara kadar uzanmıştır. Yapılmak istenen bu değişiklikler Avukatlık mesleğinden ziyade savunma hakkının ketmedilmesine ve Barolar ile Barolar Birliği’nin evrensel hukuk ilkelerinin savunuculuğunu yapmasının önlenmesine matuftur.

Değerli Arkadaşlarım ; 

Baroların bu süreçteki haklı taleplerine kulak tıkanması, ülkemizde yargının yürütmenin güdümüne girmesinin önünde son engel olarak görülen Baroların da etkisiz hale getirilerek avukatların Bakanlık memuru olmasını sağlayacaktır. Avukatlık mesleğinin yüzyıllardan bu yana muhafaza ettiği karakteristik özelliğinin zedelenmesi yargıya vurulmuş son darbe olacaktır.

Diğer yandan; aynı torba kanun değişiklikleri içinde yapılmak istenen ikinci bir düzenleme ile; Sosyal Güvenlik Kurumunun vekalet pulundan muaf olacağına dair bir düzenleme getirilmek istenmektedir.

Baro pulu dava vekâletnamelerine yapıştırılır. Eksikliği halinde Avukatlık Kanunun değişik 27. maddesi uyarınca bu vekâletnameler işleme dayanak kabul edilmez.

Baro pulu uygulaması avukatların kendileri tarafından hayata geçirilen bir uygulama olup; baro pulları başta avukatların ve stajyer avukatların sağlık güvencesi açısından olmazsa olmaz bir uygulama olup, keza baroların varlıklarını idame ettirmesi ve avukatlarının ihtiyaçlarını karşılaması noktasında hayati öneme sahiptir. Bu düzenleme ile baroların gelirlerine yürütme organı tarafından müdahale edilmesinin yolunun açılması istenmektedir.

Türkiye Barolar Birliği, 79 Baro ve 84.000 Avukatı ilgilendiren doğrudan doğruya sağlık için harcanan bu 6 TL değerindeki baro puluna göz dikilmesi ve Barolar Birliği ile Barolara aba altından sopa gösterilerek muhalif dik duruşuna son verilmeye çalışılması kabul edilebilir bir yaklaşım olmayıp, 4.000 yıl eskiye uzanan Avukatlık mesleğine ve Avukatlara reva görülmeye çalışılan bu tutum doğrudan doğruya savunma hakkına, adil yargılanma hakkına , hukukun üstünlüğü ilkesine ve genelde demokrasiye vurulmak istenen darbenin ilk vuruşudur.Takdir edersiniz ki 84.000 Avukat ,79 Baro ve Türkiye Barolar Birliği bu duruma seyirci kalmayacaktır.

Halkımız unutmamalıdır ki; savunma hakkı, adil yargılanma hakkı, hukukun üstünlüğü, herkesin adalet önünde eşit olması Avukatlara değil halkımıza ait haklardır. Bağımsız savunma ve bağımsız Barolar olmadığı takdirde bu hakların varlığından ve kullanımından da söz edilemeyeceği açıktır.

Bu Bağlamda: Her iki düzenlemenin de avukatlık mesleğinin ve baroların geleceği bakımından hayati öneme haiz olması nedeni ile söz konusu değişikliklerin yasalaşmamasını; Siyasi iktidarın evrensel hukuk kurallarına uygun davranması gerektiğini saygıdeğer kamuoyunun takdirine arz ediyoruz.

Saygılarımızla."

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim