• BIST 106.926
  • Altın 151,318
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 13 °C

AYM 30 Yıl Haksızlığına Son Verdi

AYM 30 Yıl Haksızlığına Son Verdi
Anayasa Mahkemesi, Emekli Sandığı Kanunu'nun, “emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla sürelerin dikkate alınmayacağına” ilişkin hükmünü oy çokluğuyla iptal etti.

Emeklilik için gerekli yaş sınırı yükseltilmesi nedeniyle iştirakçilerin emekli olabilmek için daha fazla çalışmak zorunda kaldığına dikkat çeken Anayasa Mahkemesi, “30 yıldan fazla çalışmalarına rağmen bu süreler için emekli ikramiyesi ödenmemesi belirtilen iştirakçiler yönünden hak kaybına neden olmaktadır. Dolayısıyla iştirakçilerin çalıştığı hâlde bu sürelere ilişkin emekli ikramiyesi ödenmemesi adalet ve hakkaniyete uygun olmadığından itiraz konusu ibare, sosyal güvenlik hakkına ve hukuk devleti ilkesine de aykırılık oluşturmaktadır” dedi.

Ankara 10. İdare Mahkemesi, baktığı bir davada, Emekli Sandığı Kanunu'nun, 6270 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değiştirilen maddesinde yer alan “…verilecek emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler dikkate alınmaz” ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu kanısına vararak, iptaline karar verilmesi istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu. Davayla ilgili esas incelemesini yapan Anayasa Mahkemesi, emekli ikramiyesi ödenebilecek sürenin 30 yılla sınırlandırılmasına ilişkin hükmü oy çokluğuyla iptal etti. Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesi Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı. Düzenlemede yer alan “dikkate alınmaz” ibaresine yönelik Anayasa'ya aykırılık incelemesinin “30 fiili hizmet yılından fazla süreler” ibaresi ile sınırlı olarak yapıldığının belirtildiği gerekçede, kanunların kamu yararının sağlanmasının amacına yönelik olmasının, genel, objektif, adil kurallar içermesinin ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesinin hukuk devletinin olmanın gereği olduğu ifade edildi. Hukuk devleti ilkesiyle, toplum yaşamında adalete ve eşitliğe uygun bir hukuk düzeninin kurulmasının amaçlandığına dikkat çekilen gerekçede, sosyal güvenliğin herkes için bir hak ve bunun gerçekleştirmenin ise devlet için bir görev olduğu vurgulandı.

-EMEKLİ OLABİLMEK İÇİN DAHA FAZLA ÇALIŞILMAK ZORUNDA-

Sosyal güvenliğin amacının, bireylerin istek ve iradeleri dışında oluşan sosyal risklerin, kendilerinin ve geçindirmekle yükümlü oldukları kişilerin üzerlerindeki gelir azaltıcı ve harcama artırıcı etkilerini en aza indirmek, ayrıca sağlıklı ve asgari hayat standardını güvence altına almak olduğunun altı çizilen gerekçede, bu güvencenin gerçekleştirilebilmesi için sosyal güvenlik kuruluşları oluşturularak kişilerin, yaşlılık, hastalık, malûllük, kaza ve ölüm gibi sosyal risklere karşı asgari yaşam düzeylerinin korunmasının amaçlanması gerektiği kaydedildi. Sosyal hukuk devletinin, toplum ve çalışma yaşamında adalete ve eşitliğe dayalı bir hukuk düzeni kurmak durumunda olduğunun belirtildiği gerekçede, kişisel nitelikleri ve durumları özdeş olanlar arasında, kanunlara konulan kurallarla değişik uygulamaların yapılamayacağı kaydedildi. Kanunların, eşitlik ilkesine uygun bir şekilde, aynı veya benzer durumda bulunanlar için haklarda ve ödevlerde, yararlarda ve yükümlülüklerde, yetkilerde ve sorumluluklarda, fırsatlarda ve hizmetlerde eşit davranılmasını sağlayacak kurallar içermesi gerektiğinin ifade edildiği gerekçede, 30 yıl ve daha az çalışanların emekli ikramiyesinin hesabında çalıştıkları süre kadar yararlanmalarına olanak tanındığı hâlde 30 yıldan fazla çalışan iştirakçilerin belirtilen süreden fazla olan fiili hizmet süreleri için emekli ikramiyesinden yararlandırılmadığı, ikramiye hesabının 30 yıl ile sınırlandırıldığı belirtildi. Gerekçede, “Nitelikleri ve durumları özdeş olan iştirakçiler aynı konumdadırlar. Ancak itiraz konusu ibareyle, 30 yıl ve fazla çalışanlar arasında anlaşılabilir, amaçla ilgili ya da makul, adil ve haklı bir nedene dayanmayan bir ayrım öngörülmüştür. Bu durum Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen kanun önünde eşitlik ilkesini ihlal etmektedir. Emeklilik için gerekli yaş sınırı yükseltilmesi nedeniyle iştirakçiler emekli olabilmek için daha fazla çalışmak zorunda kalmaktadırlar. 30 yıldan fazla çalışmalarına rağmen bu süreler için emekli ikramiyesi ödenmemesi belirtilen iştirakçiler yönünden hak kaybına neden olmaktadır. Dolayısıyla iştirakçilerin çalıştığı hâlde bu sürelere ilişkin emekli ikramiyesi ödenmemesi adalet ve hakkaniyete uygun olmadığından itiraz konusu ibare, sosyal güvenlik hakkına ve hukuk devleti ilkesine de aykırılık oluşturmaktadır” denildi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim