• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 19 °C

"AYM Kararı, Cumhurbaşkanını da Başbakanı da Bağlar"

"AYM Kararı, Cumhurbaşkanını da Başbakanı da Bağlar"
Kocaeli Barosu Başkanı Av. Sertif Gökçe, Sakarya Barosu ile birlikte ev sahipliği yaptıkları Ege- Marmara Bölge Baro Başkanları Toplantısında BAROTÜRK’ün sorularını yanıtladı.

BAROTÜRK / İSMAİL ÇOLAK

Öncelikle toplantı gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Av. Sertif Gökçe, daha sonra hem Can Dündar ve Erdem Gül’ün tahliyesini hem de Zaman gazetesine kayyım atanması kararını yorumladı.

Av. Gökçe, bugün yaşananların Türkiye’de uzun süredir devam eden hukuksuzlukların bir devamı olduğunu belirtti.

Can Dündar ve Erdem Gül’ün tahliye edilmesinin ardından, bazı basın yayın organlarında tekrar tutuklanacakları yönünde haberler çıkmasıyla ilgili; “Anayasal bir hukuk devletinde yaşıyorsak AYM’nin verdiği kararlara uymak zorundayız. Yerel mahkeme de bu karara uydu. Hal böyleyken yeniden tutuklama olmaması lazım.” diyen Av. Gökçe, Zaman Gazetesine kayyım atanması kararı için ise; “Hukukçu olarak düşününce asla olmayacak bir şey gibi gelirdi bize ama asla olmayacak şeyi günümüzde yaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

İşte Av. Sertif Gökçe ile gerçekleştirdiğimiz o röportaj:

Ege- Marmara Bölge Baro Başkanları toplantısı hakkında genel bir değerlendirmede bulunan Av. Gökçe, şunları söyledi;

“Geleneksel olarak, genişletilmiş Ege- Marmara Bölge Baro Başkanları Toplantılarını periyodik aralıklarla yapıyoruz... Bilindiği gibi barolarda 2 yılda bir seçim yapılıyor. 2014 yılında yapılan baro seçimlerinin ardından bu toplantının dördüncüsünü yapıyoruz. İlkini İzmir’de daha sonra Çanakkale’de ve daha sonra Muğla’da yapmıştık. Bu dördüncüsüne ise Sakarya Barosu ile beraber ev sahipliği yapıyoruz. Yoğun bir gündemimiz var; 6 gündem maddesi ile toplandık ama buna ek olarak sürekli değişen ülke gündemindeki konuları da gündemimize alıyoruz. Toplantımız gayet verimli geçiyor. Bütün başkanlarımız her konuyla ilgili görüşlerini açıklıyor, bütün barolar toplantıya katıldı. Marmara ve Ege dışında Ankara ve Antalya Barolarını misafir olarak çağırmıştık, onlar da sağ olsunlar geldiler katıldılar.”

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün tahliye edilmesinin ardından, bazı basın yayın organlarında tekrar tutuklanacakları yönünde haberler çıkmasını yorumlayan Av. Sertif Gökçe, şöyle konuştu;

“Sosyal medyada çok kirli bilgiler de var zaman zaman doğru bilgiler de oluyor. Anayasa mahkemesi bir karar verdi; hak ihlali kararı… Anayasa Mahkemesi Türkiye’de yargının en tepesindeki yargı merciidir dolayısıyla AYM’nin kararları, bütün kurumları, bütün idareyi, Cumhurbaşkanı’nı da Başbakan’ı da bütün mahkemeleri de bağlar. Anayasal bir hukuk devletinde yaşıyorsak AYM’nin verdiği kararlara uymak zorundayız. Yerel mahkeme de bu karara uydu. Hal böyleyken yeniden tutuklama olmaması lazım. Sulh ceza mahkemesinin tutuklaması ya da itirazı üzerine olacak bir durum değil bu. Çünkü Can Dündar ve Erdem Gül’ün davası açılmış zaten. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden bir dava var. Dolayısıyla tutuklama kararı verilecekse de yine aynı mahkeme karar verebilir duruşmada… Kaldı ki daha dün tahliye kararı veren bir mahkeme durup dururken niye tutuklasın? Başka bir itiraz mercii yok. Birkaç gün önce tahliye kararı veren bir mahkemenin tekrar tutuklama kararı vermesinin de hukuken hiçbir açıklaması yok.”

İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliği kararıyla Zaman Gazetesine kayyım atanmasını “savcıların talebiyle sulh ceza hâkiminin bir basın yayın organına el koyması, kayyım ataması görülmüş bir olay değil” şeklinde yorumlayan Av. Gökçe, şöyle devam etti;

“Doğru bir karar değil. Anayasanın açık hükmü var 30. Madde; basın kuruluşlarına suç işlediği gerekçesiyle/suç isnat ederek el konulamaz. Bu kadar açık ve net bir anayasa maddesi varken üstelik bir sulh ceza hâkiminin bir savcının talebiyle kayyım ataması Türkiye’de yeni gördüğümüz bir sistem! Bizim hukuk mantığımız bunu almıyor. Hukukçu olarak düşününce asla olmayacak bir şey gibi gelirdi bize ama asla olmayacak şeyi günümüzde yaşıyoruz, görüyoruz. Bana bir hukukçu olarak deselerdi;  bir şirkete kayyım atandı… Ben şöyle düşünürdüm: şirketin sahibi asliye ticaret mahkemesinden iflas erteleme istemiş mahkeme de kayyım atamış, derdim. Yani bizim hukuki bilgimiz bu. Savcıların talebiyle sulh ceza hâkiminin bir basın yayın organına el koyması kayyım ataması görülmüş bir olay değil. Anayasaya açıkça aykırı. Ama yapılıyor daha önce de yapıldı, yine de devam ediliyor… Zaten Türkiye’deki hukuksuzluklar uzun süredir devam ediyor. Bu yaşananlar da bunun devamı ama kabul etmemiz mümkün değil…”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim